Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 16. Sayfa - Korku

Hadis-i Şeriflerde Korku Kavramı

 

Havf kelimesi, hadislerde de yukarıdaki anlamlarıyla sıkça geçmektedir. Hz. Peygamber, ümmeti için birer tehlike olarak gördüğü şirk, fitne, Deccâl, dünyevîleşme/dünya tutkusu, zenginlik gibi mânevî tehlikelerle ilgili korku ve kaygılarını “havf” kelimesiyle ifade etmiştir. (Müsned, IV/124, 126; Buhâri, Cenâiz 73, Rikak 7; Müslim, Fiten 110; Ebû Dâvud, Nikâh 12).

“Ümmetim adına yoldan çıkarıcı yöneticilerden korkarım/endişe ederim.” (Ebû Dâvud, Fiten 1; Tirmizî, Fiten 51)    

“Ben Allah hakkında sizden daha çok bilgiye sahibim ve benim haşyetim/Allah’tan korkum,  sizinkinden daha fazladır.” (Buhâri, Edeb 72; Müslim, Fezâil 127-128)

“Mü’minler, Allah indindeki ukubeti/azapları bilselerdi, hiç biri Cenneti ümid etmezdi. Kâfirler de Allah’ın rahmetinin ne kadar çok olduğunu bilselerdi, hiç biri O’nun rahmetinden/ cennetinden ümit kesmezdi.” (Müslim, Tevbe 23 hadis no: 2755; Tirmizî, Deavât 108, hadis no: 3536; Kütüb-i Sitte Terc. c. 6, s. 355)

“Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.s.) ölmek üzere olan bir gencin yanına girmişti. Hemen sordu: “Kendini nasıl buluyorsun?” Hasta: ‘Ey Allah’ın Rasûlü, Allah’tan ümidim var; ancak günahlarımdan korkuyorum.’ diye cevap verdi. Rasûlullah (s.a.s.) da şu açıklamayı yaptı: “Bu durumda olan bir kulun kalbinde (ümit ve korku) birleştimi Allah, o kulun ümid ettiği şeyi mutlaka verir ve korktuğu şeyden de onu emin kılar.” (Tirmizî, Cenâiz 11, hadis no: 983; İbn Mâce, Zühd 31, hadis no: 4261; Kütüb-i Sitte Terc. c. 6, s. 351)     

“Allah’a yemin ederim ki sizin hakkınızda fakirlikten korkmuyorum. Fakat sizden önceki (ümmet)lere dünyanın açılıp din yönünden ziyana uğramaları ve birbirlerini kıskanmalarından dolayı helâke uğramaları gibi, sizin de aynı duruma düşüp helâki hak etmenizden korkuyorum.” (Buhârî; Müslim)

Ebû Said el-Hudrî rivâyet ediyor: “Rasûlullah (s.a.s.) minbere oturdu; biz de etrafına oturduk. Sonra şöyle buyurdu: “Benden sonra sizin hakkınızda korktuklarımın başında, dünya çiçek ve süslerinin size açılıp sizin bu zînetlere gönlünüzü kaptırmanız gelir; Sizin için bundan korkuyorum.” (Buhârî; Müslim)

“Bir müslümana, bir başka müslümanı korkutmak helâl olmaz.” (Ebû Dâvud, Edeb 93, hadis no: 5004; Kütüb-i Sitte Terc. c. 15, s. 213)               

“Allah’ım! Korkaklıktan Sana sığınırım.” (Müslim, S. Müslim Terc. 7/188)

“Cihadın en efdali, değerce en kıymetlisi zâlim sultana karşı hakkı söylemektir.” (Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, c. 6, s. 349)

“Eğer ümmetimin, zâlime: ‘Sen zâlimsin!’ demekten korktuğunu görürsen, bil ki onun varlığı ile yokluğu birdir.” (a.g.e. aynı sayfa)

“Aman dikkat edin! Halk korkusu, kişiyi hakkı söylemekten alıkoymasın.” (a.g.e.)

“Sizden kimse nefsini hakîr görmesin.” ‘Ey Allah’ın rasûlü, kişi nefsini nasıl hakîr görür?’ “Allah için üzerine söz terettüp eden fena bir durum görür, fakat hiç ağzını açmaz. Cenâb-ı Hak kıyâmet günü kendisine sorar: ‘Şu falanca şey hakkında gerçeği söylemekten seni ne alıkoydu?’ O kul cevap verir: ‘Halk korkusu!’ Allah o zaman şöyle der: ‘Asıl Benden korkman gerekirdi.” (a.g.e.)