Korku-İman İlişkisi; İmanları Tartan Terazi - İslami Bilgiler - 40. Sayfa
Korku-İman İlişkisi; İmanları Tartan Terazi: Korku
Haşyet, takvâ gibi korkular, kişiyi daima Allah’ın rızâsını aramaya, nehyettiği hususları terk etmeye ve emrettiği hususları yapmaya sevk eder. Bundan dolayı Allah’tan korkmak, Allah'a iman hususunda bir rükün sayılmaktadır. “...Eğer mü’min iseniz, onlardan korkmayın, Benden korkun!” (3/Âl-i İmrân, 175) “İman edip sâlih amel işleyenlere gelince, onlar halkın en hayırlısıdır. Onların Rableri katındaki mükâfatları, zemininden ırmaklar akan, içinde devamlı olarak kalacakları Adn cennetleridir. Allah kendilerinden râzı olmuş, onlar da Allah’tan râzı olmuştur. Bunlar hep Rabbinden korkan, O’na saygı gösterenler içindir.” (98/Beyyine, 7-8)
Hz. Peygamber (s.a.s.)’in ancak Allah’tan ve kıyâmetten korkanları korkutup uyararak onların uyanmasını sağlayabileceği (36/Yâsin, 11; 79/Nâziât, 45); Kitab’ın Allah’tan korkanlara öğüt olarak indirildiği ve Allah’tan korkanların öğüt alacakları haber verilerek, haşyet ile iman arasındaki bağ belirtilerek açıklanır (20/Tâhâ, 3; 87/A’lâ, 10). Mü’minlerin, Rablerinden korku duydukları (13/Ra’d, 21); bu haşyetle iman gereği titremekte oldukları bildirilir (21/Enbiyâ, 25; 23/Mü’minûn, 57). Bu, görülmeyen bir Rab’den olan korkudur ve korkuyu, ancak, ilim sahiplerinin duyabilecekleri haber verilmiştir (21/Enbiyâ, 49; 35/Fâtır, 18; 50/Kaf, 33). Haşyet duymamak ise, ancak, kalbi hasta olanlar için söz konusudur (5/Mâide, 52). O yüzden Allah’tan korkmayanın imanı yoktur. Bütün peygamberler, insanları Allah'a imana ve tevhide çağırırken, daha ilk mesajlarında Allah’tan korkmaya çağırmışlardır. Örnek olarak Hz. Nûh, kavmine şu dâvetle seslenmiştir: “(Allah'a karşı gelmekten korkmaz ve) sakınmaz mısınız (ittika)? Bilin ki ben size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm/elçiyim. Artık Allah’tan korkun, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.” (26/Şuarâ, 106-108) “Andolsun ki Nûh’u kavmine gönderdik. ‘Ey kavmim! dedi, Allah'a ibâdet/kulluk edin; O’ndan başka tanrınız yoktur. Hâlâ (Allah’tan) korkup sakınmaz mısınız?” (23/Mü’minûn, 23)
Korku-tevhid ilişkisini anlatması açısından şu âyet çok mânidardır: “Allah buyurdu ki: İki ilâh edinmeyin! O, ancak bir İlâhtır; yalnız Benden korkun! Göklerde ve yerde ne varsa, O’nundur. Din de sürekli olarak yalnız O’nundur. Hâlâ Allah’tan başkasından mı korkuyorsu-nuz?” (16/Nahl, 51-52)
Haşyet ve Allah’a, âhirete iman; namaz ve zekât ile birlikte (9/Tevbe, 18), yine ittika ile birlikte haşyet, Allah’a ve Peygamber’e itaatin yanı başında anılabilecek ölçüde önemli bir tutumdur (24/Nûr, 52). Kitap, Allah’tan gereği gibi korkanları ürpertir (39/Zümer, 23); onlar insanlardan değil, Allah’tan korkmanın uygunluğunun (33/Ahzâb, 37) ve gerekliliğinin (5/Mâide, 3) idrâki içinde bulunmakla, tebliğ sırasında insanlardan çekinmezler (33/Ahzâb, 39).
İslami Okul Okulların En Önemlisi