Azap Geldikten Sonra Kâfirlerin İnandım Demesi Fayda Vermez - Kufur Onderleri - 18. Sayfa
Azap Geldikten Sonra Kâfirlerin İnandım Demesi Fayda Vermez
Toplumlar, ilâhî ceza ile helâk edilmeden önce tevbe edip dönerlerse Allah da azap etmez. Ancak, ilâhî azap gelip de, toplum yok edilirken yapacakları tevbe kabul edilmez. Çünkü bu tevbe, sapıklığı ısrarla sürdürmüş olanların mecburiyet altında yaptıkları bir tevbedir. Artık günah işleme imkânı kalmamış, bütün kötülük işleme fırsatlarını pervasızca kullandıktan sonra köşeye sıkışmış kimselerin tevbesidir bu tevbe; onun için de kabul edilmez. Çünkü böyle bir tevbe, ne kalbin ıslah olmasını sağlar, ne hayata düzelme, iyileşme getirir ve ne de kişilikte ve gidişatta olumlu bir değişim göstergesidir.
Son anda tevbenin kabulüne engel olan durum şudur: Ölmek üzere olan insan, birtakım haller ve dehşetler müşahede ettiğinde, bunları görürken zaruri olarak Allah'ı tanıyıp inanabilir. Nitekim Firavun'un imanı böyledir: "İsrâiloğullarını denizden geçirdi; Firavun ve askerleri de zulmetmek ve saldırmak için onların arkalarına düştü. Nihayet boğulma kendisini yakalayınca
(Firavun:) 'Gerçekten İsrâiloğullarının inandığından başka ilâh olmadığına iman ettim, ben de müslümanlardanım!' dedi. Şimdi mi? Oysa daha önce isyan etmiş; bozgunculardan olmuştun (denildi)." (10/Yûnus, 90-91).
Fahreddin Râzi, Firavun'un iman edişinin kabul edilmemesini şöyle izah eder: O tam azap inerken iman etmiştir. O esnadaki iman ise makbul değildir. Çünkü azap inerken durum kaçınılmaz hale gelmiş olur. Bu vakitte ise tevbe makbul olmaz. İşte bu sebepten ötürü Allah; "Fakat hışmımızı gördükleri zaman inanmaları kendilerine bir fayda sağlamadı." (40/Mü'min, 85) buyurmuştur.
Kur'an bu gerçeği birkaç yerde daha vurgular: "Kötülükleri yapıp yapıp da nihayet kendilerine ölüm gelip çatınca; 'Ben şimdi tevbe ettim' diyenlere ve kâfir olarak ölenlere tevbe yoktur (öylelerinin tevbesi makbul değildir). Onlar için acı bir azap hazırlamışızdır." (4/Nisâ, 18). "Ne zaman ki hışmımızı gördüler. 'Tek Allah'a inandık ve O'na şirk/ortak koştuğumuz şeyleri inkâr ettik' dediler. Fakat hışmımızı gördükleri zaman inanmaları kendilerine bir fayda sağlamadı. Allah'ın kulları hakkında eskiden beri yürürlükte olan yasası budur." (40/Mü'min, 84-85) (13)
1- Ahmet Özalp, Şâmil İslâm Ansiklopedisi, Şamil Y. 2, s. 193-195
2- Mevdudi, Kur’an’da Firavun, s. 9, 38-43
3- Zübeyir Yetik, Her Nemruda Bir İbrahim, s. 90-91
4- Mevdudi, a.g.e, s. 43-50
5- Z. Yetik, a.g.e. s. 91
6- Kurtubî,El-Câmi, 2/ 79
7- İslâm Ans. 3/487
8- Z. Yetik, s. 81
9- M. İslâmoğlu, İmamlar ve Sultanlar, s. 8-9
10 Z. Yetik, s. 88
11- M. Toptaş, Şifa Tefsiri, 1/135
12- İslâm Ansiklopedisi, 13/120, 122
13- N. Tok, Kur'an'da Sünnetullah ve Helâk Edilen Kavimler, s. 86-87
İslami Okul Okulların En Önemlisi