Kureyş İleri Gelenleri Gizlice Kur - Meydan Okuma Kuranin Icazi - 7. Sayfa
Kureyş İleri Gelenleri Gizlice Kur'an Dinliyor
"Biz onların onu senden dinlediklerini biliyoruz, ama bir araya gelince zalimler: 'Siz ancak büyülenmiş bir adama tâbi oluyorsunuz' diyorlar. Bak seni nelere kıyas ettiler de nasıl sapıklığa düştüler. Artık doğru yolu bulamıyorlar." (17/İsrâ, 47)
Ebu Süfyan bin Harb, Ebucehil bin Hişam, Ahnes b. Şurayk bir gece gizlice Rasulullah'ın Kur'an okumasını dinlemeğe giderler. Birinin diğerinden haberi yoktur. Her biri bir yerde gizlenir. Hz. Peygamber'e kulak verir, şafak atıncaya kadar Kur'an dinlerler. Şafak atınca evlerine dönerken yolda karşılaşırlar. Birbirlerini, dolayısıyla kendilerini ayıplarlar. "Böyle bir âdet çıkarmayalım, sonra akılsızlar (halk) duyarsa başlarına bir iş getirmiş oluruz, der ve dönerler. Ama Kur'an'ın kalplerindeki izi onları ikinci gece aynı yere iter. Herkes bir yere oturmuş, Kur'an dinlemiştir. Sabaha yakın evlerine dönerken tekrar yolda karşılaşırlar. Yine birbirlerini ayıplar, ilk sözlerini tekrarlarlar. Üçüncü gece olunca yine her biri diğerinden habersiz olarak Rasulullah'ın evi etrafında gizlendikleri yerlerini alırlar. Gece dinler, şafak atınca dönerler. İlahî takdir bu; Onları yine yolda karşılaştırır. Birbirlerine derler ki:
-- Artık bir daha buraya gelmemeğe and içelim.
Bir daha dönmemeye and içerler ve ayrılırlar. O sabah, Ahnes değneğini eline alır, Ebusüfyan'a gider:
-- Ey Ebu Hanzale, der. Muhammed'den dinlediklerin hakkında fikrin nedir?
-- Vallahi, ey Ebu Sa'lebe, ondan öyle sözler işittim ki, hem manasını biliyorum, hem de istenildiğini anlıyorum. Öyle şeyler de işittim ki, ne manasını ve ne de ne istenildiğini bilmiyorum.
Ahnes, oradan Ebucehil'e gider:
-- Ey Ebu Hakem, Muhammed'den dinlediklerin hakkında fikrin nedir?
-- Muhammed'den dinlediklerim hakkında mı? Bak, biz Abd-i Menaf oğullarıyla öteden beri rekabet edegeldik. Onlar yedirdiler, biz de yedirdik; onlar verdiler, biz de verdik. Öyle ki, daima yarış atları gibi berabere kaldık. Şimdi onlar: "Bizden bir peygamber çıktı; ona gökten vahiy geliyor" diyorlar. Biz buna nasıl ulaşacağız? Andolsun ki, O'na asla inanmaz ve O'nu tasdik etmeyiz. (8)
Kur'an'ın bu ferman okumasına karşı fesahatte son derece ileri gitmiş olan Araplar âciz kaldılar, hiçbir edip ve hatip kalkıp onun bir ayetine benzer bir şey yapamadı. İslam'ı söndürmek için kılıca başvurdular, canlarını, mallarını, evlatlarını tehlikeye attılar da edebiyat yoluyla, kalem yoluyla cevap veremediler. Eğer lisanla, yazıyla karşı koymaya güçleri yetseydi, elbette bu daha kolaydı ve bunu tercih ederlerdi. Bunu yapabilmek için uğraşmadılar değil, uğraştılar ama çabaları boşa çıktı.
İslami Okul Okulların En Önemlisi