Muhtelif - 8. Sayfa - Meydan Okuma Kuranin Icazi
Kur'an ile Diğer Peygamberlerin Mucizeleri Arasındaki Fark
Bütün peygamberler, iddialarının doğruluğunu göstermek için, Allah'ın yardımı ile birtakım mucizeler göstermişlerdir. Bunlar, her peygamberin kendi devrinde en çok revaçta olan şeylere üstün gelecek nitelikte olurdu. Böyle olmasa, münkirler o devirde kendilerinin sahip oldukları üstünlüklerle peygamberlerin karşısına dikilebilirler ve diğer insanları aksi yönde etkileyebilirlerdi. Esasta aynı olmalarına rağmen, peygamberlerin mucizeleri bu bakımdan farklı olarak tezahür etmiştir. Ancak Hz. Peygamber'in mucizesi Kur'an, diğerlerinden farklı bir başka özelliğe daha sahiptir. Bu özellik, onun aklî bir mucize olmasıdır. Aklî mucize, akıl ve basiretle idrâk edilen mucizedir. Akla hitap ettiği ve sadece vuku bulduğu zamanda yaşayan insanlar tarafından görülebilen hissî mucizeler gibi olmadığı için, insanlar yaşadıkça var olur ve büyüklüğünden hiçbir şey kaybetmez.
Diğer peygamberler gibi birçok hissî mucize göstermesine rağmen, Hz. Peygamber, sadece Kur'an-ı kerim ile meydan okuduğu için Kur'an, O'nun risaletini te'yid eden tek mucize olmuştur. O'nun peygamberliği umumî (34/Sebe', 28) ve ebedîdir. Çünkü peygamberlik zinciri onunla tamamlanmıştır (33/Ahzâb, 40). Önceki peygamberlerin her biri bir kavme gönderildiği ve görevleri bir sonraki nebinin gelmesi ile sona erdiği için, gösterdikleri mucizeler hissî oluyor ve kendi zamanlarının insanlarına hitap ediyordu. Kendisinden sonra bir başka peygamber gönderilmeyeceği için, Rasülüllah'ın kıyamete kadar devam edecek olan peygamberliğinin, yine aynı vasıfta bir mucize ile te'yid edilmesi gerekiyordu. Hissî mucizelerin, böyle ebedî ve umumî bir risaletle bağdaşması mümkün değildi. O'nun risaletine uygun mucize, ancak Kur'an-ı Kerim olabilirdi. Zira Kur'an-ı Kerim mucizesi ebedîdir. Zamanın geçmesi ile yok olmaz. Hz. Peygamber'in vefatı ile, diğer mucizeler gibi etkisini kaybetmemiştir. Aksine o, bütün dünyanın dilinde her yalancı ve münkire meydan okumakta, bütün insanları İslam'a ve huzura davet etmektedir. İşte onu diğer peygamberlerin mucizelerinden ayıran en önemli özellik budur. O, kıyamet gününe kadar insanların faydasına sunulmuştur.
Kur'an'ın devamlı mucize olma özelliğinden dolayı Hz. Peygamber'in tâbileri, diğerlerinden daha çok olacaktır. Çünkü, büyüklüğünü görerek zamanımıza kadar ona inananlar olduğu gibi, bundan sonra da olacaktır. "Peygamberlerden hiçbir peygamber yoktur ki, ona mucizelerden (kendi zamanındaki) insanların inandıkları kadar verilmiş olmasın. Mucize olarak bana verilen ise, ancak Allah'ın bana vahyettiğidir. Bu nedenle ben, kıyamet gününde peygamberlerin en çok tâbi bulunanı olacağımı ümit ediyorum." (Buhâri, İ'tisam 1; Müslim, İman 70)
Yine bu hadis-i şeriften anlaşıldığına göre, diğer peygamberlere verilen mucizelerin benzerleri, ya suretçe veya hakikatçe kendilerinden önceki peygamberlere de verilmiş bulunuyordu. Kur'an-ı Kerim mucizesinin bir benzeri ise daha önce hiçbir peygambere verilmemişti. O, beşerî akla karşı koyan ve ilelebet ona meydan okuyan aklî bir mucizedir. "Sana indirdiğimiz bu Kur'an, o mucize isteyenlere karşı okunup dururken, (hâlâ mucize olarak) kendilerine kâfi gelmedi mi?" (29/Ankebut, 51) Kur'an varken başka mucizeye ihtiyaç yoktur. O, her zaman ve devirde mübâreze meydanında, kendisine karşı koyanlara meydan okuyup durmaktadır. Binâenaleyh, her zaman ve her yerde kıyamete kadar sabit ve nazil olduğu günkü gibi herkesi mağlup etmekte, kat'iyyen yok olmamaktadır. Ama diğer mucizeler böyle değildir; Kur'an gibi her an mucize olarak devam etmezler. Kur'an-ı Kerim, artık bugün görülmediği için kendisiyle başkalarına meydan okunamayan, asanın yılana çevrilmesi ve ölüleri diriltmek gibi, sadece bir yerde ve zamanda gösterilenlerden biri gibi değil; şimdi bile inkâr edene: "inanmıyorsan, bir benzerini de sen getir" diyebileceğimiz aklî bir mucizedir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi