Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Unutma ve Hatırlama - Nisyan Unutma - 13. Sayfa

Unutma ve Hatırlama:

 

Öğrendiklerimizi zihnimizde uzun süre saklamanın yolu nedir? Unutmaya tesir eden faktörler:

1. Öğrendiklerimizin zihinde tutulması için, iyi tesbit edilmesi gerekir. Bu ise iyi bir öğrenmeyi gerekli kılar. Unutmayı önlemenin en iyi yollarından biri, öğrendiğimiz şeyi iyi öğrenmemizdir. Yüzeysel öğrenmelerde unutma miktarı fazla ve unutma süratlidir. Aşırı öğrenme ise, unutmayı en aza indiren ideal bir öğrenmedir. Canlı, hareketli öğrenme de önemlidir. Çünkü canlı bir öğrenme, saklamanın en iyi şartıdır. Dikkat pasif, tekrarlar gevşek ve gelişigüzel, kuvvetli bir hatırlama niyeti de yoksa, az öğrenilir ve kısa zamanda unutulur.

2. İyi düşünülmüş şeyler kolay unutulmazlar. Bu itibarla hâfızaya yapılacak en büyük hizmet, düşünmek ve düşündürmeye alıştırmaktır.

3. Aralarında bağlantı kurulamamış parça bilgiler organize bilgilere oranla daha çabuk unutulurlar. Yeni kazandığımız bilgilerimiz eski bilgilerimize öyle bağlanmalı ki, yeni edinilen bilgi zihinde bekleyenlerle buluşsun ve birleşsin. O zaman saklama uzun ömürlü olacaktır.

4. Öğrenme sürecinin arkasından gelen başka bir faâliyet, öğrendiğimiz şeylerin daha çabuk unutulmasına yol açmaktadır. Bu olaya “geriye ket vurma” denmektedir. Bir öğrenme olayının hemen arkasından uyku gelir, öğrenen kişi uyursa unutmanın en az olacağı belirtilir. Çünkü geriye ket vuran bir şey olmaksızın öğrenilen şeyler hâfızaya yerleşmiştir.

5. Hatırlama olayında kişiliğin ve zihin seviyesinin etkisi vardır. Hâtıralar bunların güç ve seviyelerine göre gün ışığına çıkarlar.

6. Öğrenilen materyalin mânidar, yani anlamlı olması, hem öğrenmeyi kolaylaştırır, hem de öğrenilen şeyin uzun süre hâfızada kalmasını sağlar. Hiçbir anlam taşımayan materyaller daha kolay unutulurlar. Çünkü bunlar, sadece hâfızaya dayanmaktadırlar. Halbuki anlamlı olan materyaller hem hâfızaya dayanmakta, hem de çağrışımla desteklenmektedirler.

7. Yapılan çalışmalar “kullanma ve uygulama yeteneğinin, terim bilgisinden daha yavaş unutulduğunu” göstermiştir. Bu itibarla öğretmen, öğrettiği bilgilerle yaşanan hayat arasında canlı bağlar kurmalıdır.

8. Unutmayı azaltmada tekrarın da önemli katkısı vardır. Herhangi bir konuyu öğrenip anladıktan sonra unutmayı en aza indirmek için öğrenilenler belli aralıklarla yeniden gözden geçirilmelidir. Önemli olan bir husus da şudur: Bu tazeleme ve uygulamalar, kısa bir zaman sonra yapılmalıdır.

9. Bir bünyeye sahip materyaller daha uz unutulurlar. Eski bilgilerle ilişki kurularak öğrendiğimiz yeni bilgiler, manzûme halindeki kelimeler, mısrâlar, başka fikirlerin ortaya çıkardığı fikirler; kelime, yalın fikir ve yalın bilgilerden daha uzun zaman hâfızada yaşarlar.

10. Hareketle ilgili mahâretler, en iyi muhâfaza edilen mahâretlerdir. Bisiklete binme, yüzme, on parmak daktilo veya klavye kullanma ve benzeri alışkanlıklar, kolay unutulmazlar. 

Yukarıdakiler dışında, hâfızayı etkileyen başka faktörler de vardır. Meselâ, öğrenilecek şeyin kolay veya zor oluşu, öğrenme metodunun iyi veya kötü oluşu, öğrenenin yaşı, zekâ derecesi, öğrenilen materyale karşı takındığı tavır ve ilgi, saklamayı ve hatırlamayı etkiler. Fikir bağlantılarımız, mîzacımıza ve genel ruh hâletimize uygundur. Bu itibarla bir kısmımız, neşe verici şeyleri, bazılarımız da ıstırap çağıran şeyleri daha rahat hatırlarız.

Zayıf olan hâfızalar için yapılacak şey, türlü çağrışım ağları örmek, tekrarlara başvurmak, öğrenilen şeyleri mantıklı bir sisteme bağlamaktır. Beyinde bulunan bazı sinir hücreleri bazı uyarımlarla birçok defa aktif hale geçirildiği takdirde farklı bir yapı kazanmakta ve uzun vâdeli hâfıza doğmaktadır. Geçici aktiflikler ise, kısa vâdeli hâfızayı doğurmaktadır. Çocuklarda ânî hâfıza çok kuvvetlidir. Bu hal, okulda onun çabuk öğrenmesini sağlar. Yaşlılarda durum farklıdır. Onlarda ânî hâfıza çökmüş durumdadır. Onlarda eski şeyleri hatırlama hâfızası, uzun süre canlı kalır.

Unutulmuş bir şeyi tekrar ezberlemeğe kalktığımızda, birinciye nisbetle daha kolay ve çabuk ezberlediğimizi göreceğiz. Bu da, “tam unutma yoktur” tezini doğrulamaktadır. Hatırlanmaları belli rûhî bir yönün devamı için faydalı verileri hatırlarız. Unutulmaları yararlı verileri unuturuz. Bu durum, hâfızanın, tamamıyla izlenen amaca uyan bir intibakın/uyumun hizmetinde olduğunu göstermektedir. Nazarî olarak unutmanın iki sebebi olduğu bazı psikologlar tarafından ileri sürülür: 1- Bozucu etki,  2- Bellekteki çözülme.  Hatırda tutulan miktar, pek çok etkene bağlı olduğu halde, üç önemli faktör dikkat çeker: Malzemenin anlamlılığı, malzemenin başlangıçta ne kadar iyi öğrenildiği ve diğer öğrenmelerden gelen bozucu etkiler.

Unutma, yüksek öğrenim çağında en hızlı, lise çağında daha yavaş seyrederken, daha önceki sınıflarda ise en yavaş biçimde seyretmektedir. Yapılan araştırmalara göre unutma, başlangıçta hızlı giderken, sonra yavaşlamaktadır.