Unutkanlık ve Şeytan - Nisyan Unutma - 3. Sayfa
Unutkanlık ve Şeytan
Kur’an’ın bazı âyetleri, şeytanın insan eğilimlerinde etkili olması hususunda unutkanlık için bir kanal bulduğunu, yararının olduğu bazı önemli işlerde, zaman zaman unutkanlığa sevk ettiğini ifade etmektedir. Nitekim zaman zaman da Allah’ı anmaktan gaflete, O’nun emirlerini yerine getirmede ihmalkârlığa sürüklediğini Kur’an’dan öğrenmekteyiz. 18/Kehf, 63 âyetinin yanında şu âyetlerdeki ifadeler de bunun örneklerindendir: “Âyetlerimiz hakkında (münâsebetsizliğe, ileri geri konuşmaya) dalanları gördüğün zaman, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan yüz çevir, (uzak ol, meclislerini terket); eğer şeytan sana (bunu) unutturursa, hatırladıktan sonra (hemen kalk), o zâlimler topluluğuyla beraber oturma!” (6/En’âm, 68) “Şeytan onları istilâ etmiş (kuşatmış), onlara Allah’ı zikri/anmayı unutturmuştur. İşte onlar hizbüşşeytandır, şeytanın taraftarlarıdır. Muhakkak ki şeytanın hizbi/partisi mutlaka kaybedenlerdir.” (58/Mücâdele, 19) “(Hz. Yûsuf,) Onlardan, kurtulacağını zannettiği kimseye dedi ki: ‘Beni efendinin (azizin -kralın-) yanında an (benim suçsuz olduğumu krala hatırlat, umulur ki beni çıkarır). Fakat şeytan ona, (Yusuf’un durumunu) efendisine söylemeyi unutturdu. Dolayısıyla (Yûsuf), birkaç sene daha zindanda kaldı.” (12/Yûsuf, 42)
Şeytanın insanı yoldan çıkarması ve Allah’ın zikrini, genel anlamda hayır ve faydası olan şeyleri unutturmasındaki amacı, insanların motiv ve dünyevî düşkünlüklerine etki etme yönündedir. Motiv ve şehvet (dünyevî arzular), insanın doğasındaki zayıf noktalardır. Çünkü insan, doğal olarak motivlerini doyurmaya, lezzet ve fayda elde etmeye temâyül gösterir. Bu noktadan şeytan Âdem (a.s.)’in nefsine yol bulmuştur. Çünkü yasak ağaçtan yediği zaman, ebedî hayatı ve sonsuz bir mülke sahip olacağı şeklinde şeytan onu aldatmaya çalışmış, bunun bir sonucu olarak da Hz. Âdem, Allah’ın kendisini nehyettiği şeyi unutarak hata işlemiştir. Bu yolla şeytan, bütün insanlara etki etmektedir. Çünkü onlardaki çeşitli şehvetleri (arzu ve istekleri) harekete geçirir. Bunun sonucu olarak insanlar, sınırı aşmaya yeltenir ve bu da kendilerini Allah’ın zikrinden, O’nu anıp tefekkür etmekten alıkoyar. (2)
“Ey iman edenler, şeytanın adımlarını izlemeyin. Kim şeytanın adımlarını tâkip ederse (bilsin ki) o edepsizlikleri ve kötülüğü emreder. Eğer üstünüzde Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı , içinizden hiçbir kimse temize çıkamazdı. Fakat Allah dilediğini temizler/arındırır. Allah işitir ve bilir.” (24/Nûr, 21) “Onlara, kendisine âyetlerimizden verdiğimiz, fakat onlardan sıyrılıp çıkan, o yüzden de şeytanın tâkibine uğrayan ve sonunda azgınlardan olan kimsenin (Bel’am’ın) haberini oku. Dileseydik elbette onu âyetlerle yükseltirdik. Fakat o, yere saplandı ve hevâsının peşine düştü. Onun durumu, tıpkı köpeğin durumuna benzer; Eğer üstüne varsan, dilini çıkarıp solur, bıraksan yine dilini sarkıtıp solur. İşte âyetlerimizi yalanlayanların durumu budur. Bu kıssayı anlat, umulur ki düşünür ibret alırlar.” (7/A’râf, 175-176)
İslami Okul Okulların En Önemlisi