Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 13. Sayfa - Nur

Nur, Dünya ve Ahirette Tüm Hayırları; Karanlıklar da Şerleri Kapsar

 

Karanlıklar içinde kalan ve nurdan nasiplerini almadıkları gibi, almak da istemeyen ve nurda yürüyen insanların halini bilmeyen ve anlamayanlar, kendilerini gerçek nurun aydınlığında yürüyor zannederler. Oysa onlar zifiri karanlıktadır, ama, bilmezler. Dünya hayatında nura ulaşmazlarsa, ahirette karanlıklar içinde kaldıkları zaman, mü'minlerin nurundan isteyecekler, onların nurlarında yürümeyi arzu edecekler, fakat kendilerine izin verilmeyecektir. Dünyadayken yaktıkları ateşler (örneğin, fitne ateşi, savaş ateşi) ahirette cehennem ateşi olacaktır böyleleri için. "O gün erkek ve kadın mü'minleri görürsün ki, nurları önlerinde ve sağlarında koşuyor; 'müjdeler size, bugün içlerinde ebedî kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetler' ; işte büyük kurtuluş budur. O gün erkek ve kadın münafıklar, iman edenlere 'ne olur, durun bir bakın da nurunuzdan alalım'  derler. 'Arkanıza dönün de arayın nuru'  denilir ve aralarına kapalı bir sur çekilir ki, orada içi rahmet, beri yandaki dışı ise azaptır." (57/Hadîd, 12-13)[1]       

Nur kelimesi, ilim anlamında da kullanılır. Dolayısıyla, cehalete karanlık denir. Allah, bu anlamda da kâinatın nurudur. Çünkü hakikat ve hidayetin bilgisi yalnızca O'ndan gelir. O'nun nuruna başvurmadan, dünyada karanlıkla cehalet ve neticede kötülük ve şerden başka bir şey olmayacaktır.

Allah, insanların, şirkin ve cehaletin karanlıklarından İslam'ın aydınlığına ulaşmalarını sağlamak için, İslam dışılığın sembolü olan "zulumât" ve İslam'ın hidayetinin sembolü olan "nur" kelimelerini bir arada, birbirine kıyaslanabilecek şekilde bir çok ayet-i kerimede kullanmaktadır. Ayrıca, Allah'ın dinine tâbi olmak, zulumâttan (karanlıklardan) çıkıp nura ulaşmak şeklinde ifade edilmektedir: " Allah, o kitabda rızasına tâbi olanları selamet yollarına eriştirir. Onları izni ile karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve onları doğru yola iletir." (5/Mâide, 16)   

Bazı ayetlerde de nur, ahirette dünyadaki iyi amelleri yüzünden mükâfatlandırılacak kimseler için bir ödül olarak zikredilir. Yani o kimseler, kıyamet gününde onları bütün endişelerden sıyıran bir nura sahip olacaklardır. "O gün, mü'min erkeklerin ve mü'mine kadınların nurlarının önlerinde ve sağlarında koştuğunu görürsün. Melekler onlara 'bugün sizin müjdeniz, altından ırmaklar akan cennetlerdir'..." (Hadid, 12) "Allah'a ve peygamberlerine iman edenler, işte onlar gerçekten doğru olanlar ve şehidlerdir. Bunların Rableri katında mükâfatları ve nurları vardır. " (57/Hadîd, 19)

 


 

[1] Kur'an'da Temel Kavramlar, 42.