Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Nur Kelimesinin Kur - 4. Sayfa

Nur Kelimesinin Kur’an’daki Anlamları:

 

Nur, Kur’an-ı Kerim’de bir kaç anlamda kullanılmaktadır.

“Allah (cc) göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun örneği, içinde ışık bulunan bir kandil gibidir…” (24 Nûr/35)

Şüphesiz ki Allah (cc) hakkında ‘O bir ışıktır’ denilmez. Buradaki benzetme, Allah’ın nurun yaratıcısı ve nurun kaynağı olduğunu ifade etmek içindir. Belki de Allah’ın mutlak varlığını haber vermektedir. Nur’un zıddı karanlıktır. Karanlık ise bir anlamda ‘yok’luktur. Allah’ın dışındaki herşeyin varlığı O’na bağlıdır ve Allah’a nisbetle yok hükmündedir. İnsan Allah (cc)’ı O’nun verdiği ve tanıttığı kadar bilmektedir. Ötesine insanın gücü ve duyuları dayanamz. Nitekim Hz. Musa (as) Allah’ın nurunun bir dağa yansımasına dayanamamış ve bayılmıştı. (7 A’raf//143)

Allah’ın varlığı anlaşılır, hissedilir ama görülemez. Işık görmeyi sağlar, ancak çok fazla olursa görmeye engel olur. Varlığın (nurun) kaynağı, yaratıcısı olan Allah’ı bu yüzden insan gözü göremez.

‘Allah göklerin nurudur’ âyetini kimileri, ‘O yerde ve göktekileri düzene koyandır, yıldızlar, Güneş ve Ayın işini düzenler şeklinde açıklamışlardır. Enes b. Malik diyor ki: “Allah (cc),’ benim nurum, hidayetimdir’ buyurmaktadır.”

Übey b. Kââb diyor ki; “O mü’min kimsedir ki, Allah (cc) onun göğsüne imanı ve Kur’an’ı yerleştirmiş ve onun mislini örnek olarak gösterdi. Allah (cc) , “Allah, göklerin ve yerin Nur’udur”  diyerek kendi nefsine ‘nur’u nisbetle söze başladı. Sonra mü’minin nurunu söz konusu etti. Sonra da mü’minin iman ettiği şeyi de ‘nur’ diye niteledi.”

İbni Abbas (ra)’a göre Nûr Sûresi 25. âyette  geçen “O’nun nurunun örneği lâmba gibidir ki...” cümlesindeki  ‘onun’ zamiri iki öznenin yerine kullanılmış olabilir. Zamir eğer Allah’a aitse cümlenin anlamı, “O’nun müslümanın kalbindeki hidayet nurunun örneği...” şeklinde olur. Zamir eğer mü’mine aitse –ki sözün gelişinden böyle anlaşılıyor-, o zaman cümlenin takdiri şöyle olur: “Mü’minin kalbindeki nur, tıpkı bir lâmba gibidir.”  (nak. M. İbni Kesir 2/605)

İbni Abbas (ra)’ın rivayet ettiğine göre Peygamberimiz (sav) gece namazına kalktığı zaman şöyle dua ederdi:

“Ey Allahım! Her hamd yalnızca Sanadır. Sen, göklerin, yerin ve bunların içinde olan her şeyin devamlı düzenleyicisin. Yine hamd Senin içindir. Sen, göklerin, yerin ve bunların içinde olan her şeyin nurusun...” (Müslim, S. Müsafirín/199, Hadis no: 769, 1/532. Buharí, nak. Muh. İbni Kesir, 2/605)

Allah (cc) karanlığı ve ‘nur’u yaratandır. (6 En’am/1) Öyleyse O bizzat bizim bildiğimiz ışık değil, açık, aydınlık ve sağlam bir gerçekliktir, varlığın kaynağıdır, yaratılmışları nuruyla düzene koyandır.