Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 3. Sayfa - Rizik

Kur'an'da Rızık

 

Rızık kelimesi, türevleriyle birlikte Kur'an-ı Kerim'de 124 yerde geçer. Kur'an'a göre rızık, ya doğrudan doğruya veya sebeplendirme yoluyla Cenab-ı Allah'a aittir. İnsanlara verilen rızka konu teşkil eden şeyler değişiktir: Eti yenen hayvanlar (22/Hac, 28, 34; 10/Yûnus, 59); Nebatî ürünler, meyveler (2/Bakara, 126; 14/İbrahim, 37); gerek insanların, gerek öbür canlıların gıdaları, yiyip içilen şeyler (Bakara, 60; Yunus, 59; Ankebut, 60); cennettekilere verilecek rızıklar (2/Bakara, 25); yağmur (51/Zâriyat, 22; 40/Mü'min, 13; 45/Câsiye, 5) En çok rastlanan durum, rızkın konusunun tayin olunmayıp, müphem ve genel bırakılmasıdır. Bu ise, rızıklandırmanın şümulünü genişletmektedir. Bakara suresi, 3. âyetteki "Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden Allah yolunda harcarlar." genel ifadesi, rızkın içine birçok şeyi dahil eder: Aynî mal, nakit para, gıda olacak şey, hatta bedenî kuvvetle yardım, bilgisiyle faydalı olmak gibi. Rızık, manevî nimet için de kullanılır. Manevî nimetlerin en önemlisi nübüvvet ve hidâyet  anlamında  da   kullanılmıştır  (11/Hûd, 88);  Rızık  kelimesi,  bunların  dışında;  yerden  ve gökten gelen yaşama vesileleri (16/Nahl, 73; Şura, 12); uhrevî fazl ve nimet (22/Hacc, 58); teşekkür (56/Vâkıa, 82);  servet, mal ve mülk (16/Nahl, 71) anlamlarında da kullanılmıştır.

Kur'an, Allah'ın rızıklandırma (terzîk) fiiline muhatap olanları da çeşitli hayat tabakalarından bütün canlılar, tüm insanlar, şehidler ve cennet ehli gibi gruplara ayırır (Bkz. 2/Bakara, 126; 3/Âl-i İmran, 169; 11/Hûd, 6; 17/İsrâ, 31; 22/Hacc, 28; 29/Ankebut, 60; 40/Mü'min, 40; 42/Şûrâ, 19). Her canlının rızkını tekeffül eden Allah, bu rızkı onlara dilediği gibi farklı ölçülerde vermektedir. (Bkz. 34/Sebe', 39; 39/Zümer, 52; 42/Şûrâ, 27)  

Allah'ın ilminde bir insanın ömrü boyunca yiyeceği rızıklar bellidir. Bir insan, dağlar kadar mal ve yiyecek kazansa, onun ömrü boyunca bundan yiyeceği ve midesinin alacağı miktar muayyendir. Kazandığı mal ve yiyeceklerin hepsini midesine doldurma gücü ve imkânı yoktur. Bu sebeple bir mü'min kazandıklarından ihtiyaç fazlasını muhtaçlara vererek manevi rızık (âhirete azık) kazanmaya çalışması Allah'ın emrettiği güzel bir davranıştır.

Allah, erişilmesi, hatta kavranılması imkânsız bir ilim ve vukufla bütün yarattıklarının rızkını tayin edip yaratmış ve istifadelerine sunmuştur. Ağaçlarda meyveler, zerzevatlar, tahıllar, canlılardan elde edilen gıdalar, barınmamız, örtünmemiz, yaşayışımızı sürdürmemiz için icad ve halk ettiği her şey rızkımızdır. Fakat ihsan buyrulan bu rızıklardan yararlanabilmemiz, çalışıp elde etmemize bağlıdır. Ekeceğiz, hizmet edip yetiştireceğiz. Derleyeceğiz, gayret ederek bir şeylerin üremesine katkı sağlayacağız ve yararlanacağız. "İnsan için, kendi çalışmasından başka bir şey yoktur." (53/Necm, 39) Meyveler de elbette rızkımızdır ama ağacı dikmek, yetiştirmek, bakımını yapıp meyvesini dermek bize düşmektedir. İnsan, isterse açlık grevi yapar ve yemez. İsterse emredilen yoldan giderek helalinden, isterse nehy edilen yoldan giderek haramından rızıklanır. Rızkı yaratan ve veren Razzâk-ı âlem olan Allah'tır. Hangi rızkın ve rızkı elde etme biçiminin haram olduğunu tayin edip bildiren de O'dur.

Rızkın haram olması iki şekilde ortaya çıkıyor. Biri, bizatihi haram olan, sarhoşluk veren şeyler, ölü hayvan ve domuz eti gibi. Diğeri ise, aslında helal olduğu halde; elde ediliş şekli ile haram olandır. Çalınan şeyler, zulümle elde edilenler gibi. Fakat bütün bu haramlar tek esasa dayanır; o da Allah'ın hududu, yasaklaması. Dolayısıyla rızık, Allah'ın mubah kılması ve yasağına göre helal ve haram oluyor. Yoksa Allah, kullarından bir kısmına helal; bir kısmına haram rızık veriyor değil. O sadece rızık veriyor. Ama elde etmek için tutulan yola göre, ya da bizatihi haram kılınmış olanı kullanan haram yemiş oluyor. İnsanların haram olan yollarla rızıklarını elde etmelerine Allah'ın rızası yoktur. Haram lokmada hiçbir hayır yoktur. Onun için mü'minler, haram olan yollardan rızıklarını kazanmaktan sakınırlar. Haram olan rızıklar da yaratılma bakımından Allah'a isnad edilir, elde etme açısından kullara nisbet edilir. "Yeryüzünde yürüyen her canlının rızkını vermek Allah'a aittir." (11/Hûd, 6)