Muhtelif - 29. Sayfa - Sabir
1. İbadetlerin Getirdiği Çilelere Sabır
Ayet-i kerimede şöyle buyuruluyor:
“İnsana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımızda sevinir. Fakat kendi yaptığı şeylerden dolayı bir kötülükle karşılaşırsa (görürsün ki) insan çok inkarcıdır.”[1]
“İnsanlara rahmetimizden bir şey tattırsak sevinirler. Fakat kendi yaptıkları şeylerden dolayı bir sıkıntı isabet ederse, ümitlerini keserler.”[2]
“Dilerse kazandıklarından dolayı helak eder, dilerse, günahlarını affeder.”[3]
“Sana gelen iyilikler Allah (c.c.) katındandır. Karşılaştığın kötülükler ise kendi nefsindendir.”[4]
İşte bu sebeple Allah Teâlâ, Elçisi’ne ve mü’minlere, indirdiği şeylere uymalarını ve ona itaat etmelerini emretmiştir. Bu ilk emirdir.
Sonra vaadinin sonucunu beklemelerini emretmiştir. Bu da ikinci emridir. Ardından tevbeyi ve sabrı emretmiştir. Çünkü kul, çeşitli kusurlardan ve tevbenin temizleyebileceği yanılgılardan uzak kalamaz. Vaadi beklemek için de şüphesiz sabır gereklidir. Tevbe ile de itaat tamamlanır. Allah Teâlâ tüm bunları bir ayette toplayarak şöyle açıklamıştır:
“Sabret, şüphesiz Allah (c.c.)’ın vaadi gerçektir. Günahlarından tevbe et, gece gündüz Rabbini överek tespit et.”[5]
Allah Teâlâ, kitabında peygamberlerin ve onlara uyanların hikayesini, onların sabır ve itaatle nasıl kurtulduklarını anlatmıştır. Sonra şöyle buyurmuştur:
“Şüphesiz onların kıssalarında akıl sahipleri için (büyük) ibretler vardır.”[6]
Yine “Ailene namazı emret ve bunda ısrar et, senden rızık istemiyoruz. Rızkı biz veririz. Akıbet müttakiler içindir.”[7]
Yine şöyle buyurur: “Şayet sabreder ve Allah (c.c.) ‘tan korkarsanız onların tuzakları size hiçbir zarar vermez.”[8]
“Evet şayet sabreder ve Allah (c.c.) ‘tan korkarsanız bunun hemen ardından beş bin melekle sizin yardımınıza koşulur.”[9]
İslami Okul Okulların En Önemlisi