Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Asr Sûresinin Sonu - Sabir - 46. Sayfa

Asr Sûresinin Sonu

 

İnsanın Sabra Olan İhtiyacı

 

Sabır her insan için şahsiyetini tamamlayıcı haslet­ler­dendir. Sıkıntıya katlanıp, canını üzmeden hiçbir ga­yeye ulaşılamaz. Hayatın her yönünde bu esası müşa­hede et­mek mümkündür.

Örneğin: Bir öğrenci, canını hoşlandığı birçok şey­den mahrum bırakarak imtihanı başarmak için çalışma ve ez­berleme gibi sayısız sıkıntılara katlanır. Tüccar veya bir gaye peşinden koşan da aynı durumdadır. Fertler hak­kında söyleneni milletler hakkında da söy­lemek kabildir. Arzularına ulaşmak isteyen bir millet büyük bir sabırla zorluklara göğüs germek zorundadır. Savaşta kazan­ma­nın belli başlı çarelerinden biri de sa­bırlı olmaktır. Sabır insanın yaşayışının her anında la­zımdır. Aksi tak­dirde olaylar karşısında büzülüp, gev­şememek müm­kün değil­dir. Çünkü hayat sıkıntı, zor­luk ve ağırlık­larla doludur.

Sabır ve sebatla bunlara karşı göğüs germeyen kimse çabuk kırılır, belki de şahsiyeti beş paralık olur, ayakta du­rabilenlerin ayağı altında çiğnenir. Sabır müslü­man kişi için daha çok zaruret kesbeder, çünkü nefsini hapsedip kötülük işlemekten alıkoymak her­kesten önce müslümanın bir görevidir. Kötülüğün terk edilmesini zorlaştıran şeyler, geçici lezzetlerle süslü gö­rünebilir. Bu yüzden Müslüman, nefsine ve iradesine sahip olduğu sürece hataya düşmez, müslüman itaat etmekle emrolunmuştur. Bu da ancak nefse hakim olup itaat ve kulluk üzere sebat göstermekle gerçekleşe­bilir. Sevabı yitirmemesi için, ilahî takdire karşı hırçın davranmadan, olayları soğukkanlılıkla kar­şılamalı­dır. [1]


 

[1] Fatma Keskin, Sabır, Misyon Yayınları.