Asr Sûresinin Sonu - Sabir - 46. Sayfa
Asr Sûresinin Sonu
İnsanın Sabra Olan İhtiyacı
Sabır her insan için şahsiyetini tamamlayıcı hasletlerdendir. Sıkıntıya katlanıp, canını üzmeden hiçbir gayeye ulaşılamaz. Hayatın her yönünde bu esası müşahede etmek mümkündür.
Örneğin: Bir öğrenci, canını hoşlandığı birçok şeyden mahrum bırakarak imtihanı başarmak için çalışma ve ezberleme gibi sayısız sıkıntılara katlanır. Tüccar veya bir gaye peşinden koşan da aynı durumdadır. Fertler hakkında söyleneni milletler hakkında da söylemek kabildir. Arzularına ulaşmak isteyen bir millet büyük bir sabırla zorluklara göğüs germek zorundadır. Savaşta kazanmanın belli başlı çarelerinden biri de sabırlı olmaktır. Sabır insanın yaşayışının her anında lazımdır. Aksi takdirde olaylar karşısında büzülüp, gevşememek mümkün değildir. Çünkü hayat sıkıntı, zorluk ve ağırlıklarla doludur.
Sabır ve sebatla bunlara karşı göğüs germeyen kimse çabuk kırılır, belki de şahsiyeti beş paralık olur, ayakta durabilenlerin ayağı altında çiğnenir. Sabır müslüman kişi için daha çok zaruret kesbeder, çünkü nefsini hapsedip kötülük işlemekten alıkoymak herkesten önce müslümanın bir görevidir. Kötülüğün terk edilmesini zorlaştıran şeyler, geçici lezzetlerle süslü görünebilir. Bu yüzden Müslüman, nefsine ve iradesine sahip olduğu sürece hataya düşmez, müslüman itaat etmekle emrolunmuştur. Bu da ancak nefse hakim olup itaat ve kulluk üzere sebat göstermekle gerçekleşebilir. Sevabı yitirmemesi için, ilahî takdire karşı hırçın davranmadan, olayları soğukkanlılıkla karşılamalıdır. [1]
İslami Okul Okulların En Önemlisi