Sözlü Saldırı Ve Eziyetlere Karşı Sabır - Sabir - 7. Sayfa
Sözlü Saldırı Ve Eziyetlere Karşı Sabır
Hasımları Hz. Peygamber (s.a.v.)’e karşı çeşitli yalan ve iftiralarla O’nu davasından döndürmek istemişlerdi. O, delidir, yalancıdır, sihirbazdır ve şairdir, getirmiş olduğu insan sözünden başka bir şey değildir, diyorlardı. Müşriklerin buna benzer bitmek tükenmek bilmez saldırılarını bir hadis-i şerifle özetlemeye çalışalım:
“İnsanlar arasına karışıp, onların ezasına sabreden müslüman, insanlara karışmayıp, ezalarına sabretmeyen müslümanlardan daha hayırlıdır.” [1]
“Bela, her gün «Nereye yöneleyim?» der, Allah (c.c.) ona şöyle hitap eder: «Dostlarıma, bana itaat edenlere! En iyilerini seninle imtihana çekerim. Sabırlarını denerim. Seninle günahlarını temizlerim. Seninle derecelerini yükseltirim.» Reha (ferah) «Nereye yöneleyim?» der. Allah Teâlâ hitap eder: «Düşmanlarıma, bana asi gelenlere! Bununla daha da azmalarını murad ederim. Bununla gühanlarını bir misline çıkarırım. Seninle onlara acele ederim, gafletlerinden dolayı seninle, onlar(ın) malını, mülkünü çoğaltırım.» buyurdu.”[2]
“De ki: Ey insanlar! Ben ancak sizi apaçık uyaran bir kimseyim.” [3]
“İnkar edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye yahutta (kendileri için hayır yönünden) kısır bir günün azabı gelinceye kadar onun (Kur’an) hakkında hep şüphe içindedirler.”[4]
Mealindeki ayetler, müşriklerin Hz. Peygamber (s.a.v.)’i ne şekilde inkar ettiklerini, uydurma ve yalan sözlerle O’na karşı nasıl iftirada bulunduklarını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Hz. Peygamber (s.a.v.)’i gördükleri her yerde alaya alır ve çeşitli hakaretler ile O’nu rahatsız ederlerdi. Her davetçi aynı şekilde yalan ve iftiralarla karşı karşıya kalabilir. Davet kolayca yapılan ve başarılan bir iş değildir. Hedefe varmak için davetçi çeşitli zorlukları yenmek zorundadır. Müşriklerin bu şekildeki yalan ve iftiralarına karşı yine ayet-i kerimede şöyle buyuruluyor:
“Onu, Peygamber kendisi uydurdu mu diyorlar? Bilakis o, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı (peygamber) gelmemiş bir kavmi uyarman için Rabbinden gönderilen hak (Kitap) tır. Umulur ki doğru yolu bulurlar.“[5]
“Andolsun ki, senden önceki peygamberler de yalanlanmıştı. Onlar yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine rağmen sabrettiler. Sonunda yardımımız onlara yetişti. Allah’ın kelimelerini (kanunlarını) değiştirebilecek yoktur. Muhakkak ki, gönderilen peygamberlerin haberlerinden bazısı sana da geldi.”[6]
“Kesin olarak biliyoruz ki, onların söyledikleri seni gerçekten üzüyor. Doğrusu onlar seni yalanlamıyorlar; ancak zalimler Allah’ın ayetlerini inkar ediyorlar.”[7]
Bu ayetlerin belirtmiş olduğu gibi davetçi her zaman Allah’a sığınmaya, O’na güvenmeye ve ondan gelecek olan teselliye muhtaçtır. Bütün peygamberler kavimleri tarafından yalanlanmış, çeşitli eziyet ve işkencelere maruz bırakılmışlardır. Davet yolunda önceki peygamberlerin karşılaşmış oldukları güçlükleri, Yüce Allah ayetlerle Hz. Peygamber’e bildirerek onu teselli etmiştir. Bu durum sadece kendisine ait özel bir durum olmadığı, Allah’a davet eden her peygamberin başına çeşitli belâlar geldiği bildirilerek, kavminin ona karşı yapmış olduğu eza ve cefalara sabır ve metanetle tahammül etmesinin gerektiği bildirilmiştir. [8]
İslami Okul Okulların En Önemlisi