Peygamberlerin Şefâatı - Sefaat - 18. Sayfa
Peygamberlerin Şefâatı:
Âhirette peygamberlerin hepsine mü'minlere şefâat etme hakkı tanınmıştır.[1]
Her peygamber kendi ümmetine şefâat edecektir.[2] İnsanlar muhakeme olunmak için mahşerde toplandıklarında, peygamberler, "Allah'ım selâmet ver, Allah'ım selâmet ver" diye duâ edeceklerdir.[3] Peygamberlerin ve Hz. Peygamberin şefâatı "Şübpesiz ki Allah, kendisine eş tanınmasının (şirk kosulmasının) günahını yargılamaz. Ondan başka dileyeceği kimsenin günahını mağfiret eder." (en-Nisâ: 4/116) âyetinin hükmünce, Allah'ın izniyle mü'minlere şamil olabilecektir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) hadislerinde büyük günah işleyenler de dahil, mü'minlerin şefâatına nail olacaklarını söylemiştir.[4]
Peygamberler içinde ilk defa şefâat edecek ve şefâatı kabul olunacak peygamber, Hz. Muhammed (s.a.s.)'dir.[5] Âhirette Hz. Muhammed (s.a.s.)'in bu ilk şefâatı, mahşer halkının muhakemeye başlanılması hakkındaki umûmî ve büyük şefâattır. Hz. Peygamber (s.a.s.)'in bir çok hadis kitaplarında zikredilen bu büyük şefâatının (eş-Şefâ'atü'l'uzmâ) ana hatları şöyledir: Allah, insanların hepsini düz ve geniş bir sahâda hüküm ve hesab için toplayacaktır. Orada insanların meşakkat ve gamı dayanılmayacak bir dereceye varacaktır. Bu sırada insanların bir kısmı, diğer bir kısmına, "Size erişen şu fâciayı görmüyor musunuz? Rabbinize size şefâat edecek birisine gidiniz" derler. Sırasıyla Âdem (a.s.), Nûh (a.s.), İbrahim (a.s.), Mûsâ (a.s.) ve İsâ (a.s.) peygamberlere gelirler. Bu peygamberlerden her biri onları diğerine gönderir. Nihayet Hz. İsâ, onları Hz. Muhammed (s.a.s.)'e gönderir. O vakit Hz. Peygamber (s.a.s.) Arş'ın altında secdeye kapanır. Allah ona secdesinde yapılacak hamdlerin en güzelini ilham eder. O Allah'a hamdettiği sırada "Başını kaldır, iste, verilir. Şefâat eyle şefâatın kabul olunur." cevabını alır. Muhakemeye başlanır. Bundan sonra Hz. Peygamber'in şefâatıyla imanlılardan bir miktar cehennemden çıkarılır. Rasûlüllah, bir kaç defa daha secdeye kapanarak Allah'a hamd ve dua eder. En nihayet onun şefâatıyla, Allah'ın izin ve takdiri dahilinde mü'minlerden büyük bir çoğunluk cehennemden çıkarılacaktır. İşte Hz. Peygamber (s.a.s.)'in haiz olduğu bu şefâat makamı "Makâm-ı Mahmûd"dur.[6]
Hz. Peygamber'in şefâatıyla hesaba ve sorguya çekilmeden Cennet'e girecekler de olacaktır.[7]
Cennet'te derecelerin artırılması için ilk şefâat edecek peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.)'dir. Bundan dolayı Hz. Peygamber bir hadisinde, "Cennet'te insanların ilk önce şefâatte bulunanı benim." buyurmuştur.[8]
Mu'tezile, Cennet'te derecelerin artırılması için yapılacak şefâattan başka şefâatları kabul etmez.[9]
[1] Buhârî, Rikak: 45; Tevhid: 33; Müslim, İman: 81; Ebû Dâvûd, Cihâd: 26; Ahmed b. Hanbel, Müsned: 3/94 vd. 325, 5/43; Tirmizî, 2/66.
[2] Buhârî, Tefsir Sûre 18.
[3] Buhârî, Rikak: 52; Müslim, İman: 81.
[4] Buhârî, Rikak, 51; Ebû Dâvûd, es-Sünne, 20; Tirmizi, 2/66.
[5] Müslim, Fadâil: 2.
[6] el-İsrâ': 17/79; Buhârî, Tevhid: 24; Müslim, İman: 84.
[7] Buhârî, Tefsir, Sûre 18; Müslim, İman: 84.
[8] Müslim, İman: 85.
[9] Muhiddin Bağçeci, Şamil İslam Ansiklopedisi: 6/18.
İslami Okul Okulların En Önemlisi