Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Şefaatin Mahiyeti - Sefaat - 8. Sayfa

Şefaatin Mahiyeti

 

Allah’ın şefaat için kimlere izin verdiği veya vereceği konusunda kesin bir şey söylemek mümkün değildir.  Çünkü bu Rabbimizin bileceği bir konudur. Şu kadar var ki, şefaatı yardım etmek, zarardan kurtulması için dua etmek, iyi bir şeye öncülük manasıyla alırsak, mü’minlerin ve salih insanların diğer kimseler hakkındaki dualarını, şehidlerin ve çocukların yakınlarına dua etmelerini, peygamberlerin ümmetleri için yalvarmalarını bu şefaat kapsamı içerisinde düşünebiliriz.

Şefaatı, bir kimseyi azaptan kurtarmak için Allah’a aracı olmak şeklinde düşünürsek;  bu, olmayacak bir şeydir. Hiç kimsenin bir başkasını azaptan kurtarmaya yetkisi olmadığı gibi gücü de yoktur.

Birçok hadiste geçtiği gibi Peygamberimiz (sav) ümmeti için şefaat etmeye izinlidir. O, mü’minlerin günahlarının bağışlanması için Allah’a dua etmiştir ve Ahirette yine dua edecektir. (Müslim, Cenaiz/102-103, Hadis no: 974, 2/669)

“Her peygamberin kabul edilen bir duası vardır. Diğer peygamberler o duayı yapmakta acele ettiler. Ben ise bu duamı Kıyamet gününde ümmetime şefaat için sakladım. Ona, ümmetimden şirk koşmayanlar kavuşacaklardır.” (Buharí, Da’avât 1, 8/82; Müslim, Iman 334-342, Hadis no: 198-199, 1/188; Ibn Mace, Sünnet 37, Hadis no: 4307, 2/1440;  Tirmizí, Da’avât 141; Kütüb-i Sitte 14/403)

“Şefaatım, ümmetimden büyük günah işleyenler içindir.” (Ebu Davud, Sünnet Hadis no: 4739, 4/236; Ibni Mace, Zühd 37, Hadis no: 4310, 2/1441; Tirmizí, Kıyame 11, Hadis no: 2435, 4/625)

Bunlara benzer bir çok hadiste Peygamberimizin şefaat izni olduğunu görmekteyiz. Bu şefaat elbette onu hak edenler içindir.

İnkâr edenler için şefaat kapısı kapalıdır. Bütün peygamberler, kendilerine inanan mü’minlere şefaat hakkına sahiptirler. Allah’a şirk koşanlar bu şefaatten yararlanamazlar. Onlar, dünyada iken kendilerine gelen elçileri ve onların haber verdiği ahireti kabul etmiyorlardı. O elçiler alaya alıyorlardı ve Rablerine isyan ediyorlardı, ya da Allah’tan başka ilâhlar ediniyorlardı. Bu nedenle onların orada bir yardımcıları ve bir şefaat edicileri yoktur. Onları azaptan kurtaracak, ya da cezalarını hafifletecek bir velileri de olmayacaktır.

Peygamberimizin şefaatı mü’minlerin bağışlanması, makamlarının daha da yükseltilmesi için bir dua ve yakarış olarak gerçekleşecektir. Şüphesiz ki Allah’ın affetmeyeceği bir kimse için Peygamber af ve bağışlanma dilemez.