Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Adâlet ve Şehâdet - Sehid - 15. Sayfa

 

Adâlet ve Şehâdet:

 

Şehâdet, ancak adâlet duygusuyla  gerçekleştirilebilir. Yerde ve gökte mutlak anlamda İlâhî adâlet vardır. Allah’ın adâlet sıfatının tecellisi bütün yaratıkları kuşatmıştır. İnsanlar arasındaki adâletin sağlanması da hakkıyla ‘şâhitlik’ yapmakla mümkündür. Kur’an, hukukî anlamda yapılacak şehâdetin de hakkıyla yapılmasını emrediyor. Bu şehâdet adâlet sahibi kimseler tarafından yerine getirilir.[1]

Kur’an, borçlanmalarda, vasiyetlerde, zinâ ve iftira cezalarında şâhid getirilmesini bu gibi şeylerin şâhitlerle isbatlanmasını emrediyor.[2] Müslüman ve iffetli kadınlara zinâ iftirası yapıp da bunu dört şâhitle isbat edemeyenlerin şâhitlikleri ebediyyen kabul edilmez.[3] Kıyâmet günü Allah (c.c.) bütün herkes ve her şey üzerine şâhiddir. O, elbette dünya hayatında her şeye tanıklık ediyor. Hesap günü de O, insanların yaptıklarına şâhitlik edecektir.[4]

Bütün insanlar da kendi şâhitleriyle (peygamberiyle) diriltilir ve hesapları görülür.[5] Peygamberimiz (s.a.s.) hem kendi ümmeti üzerine, hem de bütün insanlar üzerine şâhid olarak getirilir.[6] Ayrıca her insanın elleri ve ayakları, derisi, kulağı ve gözü kendi aleyhine şâhitlik edecektir.[7]

Allah’a ve Rasûlüne itaat edenler, kendilerine Allah’ın nimet verdiği peygamberler, sâdık olanlar, sâlih ve şühedâ (şâhidler/şehidler) ile beraber olurlar. Onlar gerçekten güzel arkadaştır.[8] Buradaki ‘şühedâ’ yukarıdan beri açıklamaya çalıştığımız anlamda Hakk’a şâhitlik edenler olabileceği gibi, Allah yolunda canlarını fedâ eden şehidler anlamına da gelebilir.

Şehâdet, ilimle ve  yaşantı ile Hakk’a şâhitlik etmek olduğu için, bunun göstergesi olarak Allah yolunda can vermeye de ‘şehâdet-şehidlik’ denilir. Bu yolda canlarını fedâ edenlere ‘şehid’ denilir. Bu şehidlik, şehâdetin bir başka şekilde gerçekleşmiş halidir. Ancak asıl ‘şehâdet’ yakîn bilgi (ilim), adâlet, takvâ ve İslâmî yaşayışla Hakk’a şâhit olmaktır. Bu mânâda bütün güzel mü’minler birer şehiddir. [9]


 

[1] Mâide: 5/8, 44; Talâk: 65/2.

[2] Bakara: 2/282; Nisâ: 4/15; Nûr: 24/4, 6-9.

[3] Nûr: 24/6-9.

[4] Nisâ: 4/159; Yûnus: 10/29; Ra’d: 13/43...

[5] Nahl: 16/84.

[6] Nahl: 16/89; Nisâ: 4/42.

[7] Fussilet: 41/20-22; Yâsin: 36/65; Nûr: 24/24.

[8] Nisâ: 4/69.

[9] Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, Beyan Yayınları: 613-614.