Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 40. Sayfa - Sevgi

Allah Vedûd’dur; Çok Seven ve Çok Sevilendir

 

Her şeyin olduğu gibi sevginin kaynağı da Allah’tır. Sevgi çağlayanının kaynağında O vardır. Yeryüzünde gelmiş geçmiş en büyük sevgi okulları (din) O’nundur. Dünyanın görüp göreceği en yetenetkli sevgi öğretmenleri (peygamberler) O’nun okulunun mezunlarıdır. Sevginin ölümsüz kitabını yine O yazmıştır. Çünkü O; Vedûd’dur, yani “çok seven.” Yalnız o kadar mı? Elvette değil; aynı zamanda O “çok sevilen”dir. Nedeni yine aynı: Çünkü O; “Vedûd”dur. Kendi dilinden, kendisini öyle tanıtmaktadır; kendisini tanıyabileceğimiz en sağlam kaynakta, Kur’an’da: “Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O’na tevbe edin! Doğrusu Rabbim çok merhamet eden, çok sevendir.” (11/Hûd, 90) “O (Allah) bağışlayandır, sevendir.” (85/Bürûc, 14)

O’nun sevmesinin öbür adı “cennet”tir. Sevginin çözülüp eşyaya dönüşmesidir cennet. O yalnız seven, yalnız sevdiren değil; aynı zamanda sevindirendir de. Neyle olacak, cennetle elbette. Hem, çok sevenin, çok sevilenin, çok sevindirmemesi düşünülebilir mi? O hem çok seven, hem de çok sevilendir. “Vedûd” ism-i celîlinin gramatik özelliğidir bu. Feûl vezninden mübâlağa sîgası, anlam olarak hem etken hem de edilgen bir yapısı var. Yani fâil olarak “çok seven” anlamına geldiği gibi, mef'ûl olar olarak “çok sevilen” anlamına da gelir. Allah’ın Vedûd olması demek, O’nun çok seveceği ve O’nu çok seven birilerinin olması demektir. İşte bunun içindir ki, sevgi varlık sorusunun cevabıdır.

Sevgi, üflenen ruh gibi, özü İlâhî olan değerlerden biridir. Sözkonusu değerlerin çok azı Yaratanla yaratılan arasında paylaşılır. Paylaşılan bu değerlerin başında gelir sevgi. Yaratıcımızı tanıma hususunda bize kılavuzluk eden diğer sıfatlara benzemeyen farklı bir boyutu vardır Vedûd sıfatının. Örneğin Merhamet Edendir (Rahmân), Bağışlayandır (Rahîm), fakat merhamet edilmeye ve bağışlanmaya muhtaç değildir. Affeder (Ğafûr), affedilmez; Hükmeder, hükmolunmaz; Doyurur (Râzık), doyurulmaz... Bu gibi sıfatlar hem fâil hem me’ul anlamıyla Allah için kullanılamaz. Bunları böyle kullanmak, kişinin imanını tehlikeye sokacak küfür sözler arasına bile girebilir. O’nun kendisi için seçip beğendiği “Vedûd” isminin işte bu açılardan farklılığı vardır. Allah, sevgiyi kullarıyla paylaşmakta “O onları, onlar da O’nu sevmektedir.” (5/Mâide, 54)

Diğer nimetlerine karşılık olarak “ûbûdiyet (kulluk)” isterken, sevgi nimetine aynı cinsten karşılık beklemektedir. Bu mânâda bir başka örneği daha yoktur sevginin ve sevgi rakipsizdir. Yaratan onu varlığın ortak değeri kılmıştır. Doyurmuş, doyurulmayı istememiş (51/Zâriyât, 57); vermiş, almayı istememiş; yaşatmış, yaşatılmayı istememiş; korumuş, korunmayı istememiştir. Fakat sevgiye gelince iş değişmiş, onu tüm varlığa şâmil kılarak, sevmiş ve sevilmeyi istemiştir.