Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 2. Sayfa - Siarlar

Kur’ân-ı Kerim’de Şiarlar, Allah’ın Şiarları

 

Kur’ân-ı Kerim’de “şeâir” (şiarlar, alâmetler) kelimesi 4 âyette geçmektedir. Bunların tümünde şeâir kelimesi, Allah’a izâfe edilmekte, “şeâiru’llah -Allah’ın şiarları-” şeklinde kullanılmaktadır.

Bir şeyin tanındığı belirtiler, nişanlar anlamına gelen "şeâir/şiarlar" genel olarak ibâdetler, yahut hacdaki ibâdetler veya kurbanlar şeklinde açıklanmıştır. Rivâyetlere göre Araplar, kurban edilecek hayvanları hafifçe yaralar, kan akıtırlardı. Hayvanın üstüne süzülen bu kan, onun kurbanlık olduğuna işaret sayılır, ona kimse dokunmazdı. Bu işe "şear" (yan tarafa mızrak vurmak), "şeîre (Allah'ın nişanı) denirdi. Şeîre'nin çoğulu olan "şeâir" işaretlenmiş, nişanlanmış kurbanlık hayvanlar anlamında kullanılıyordu. Buna göre, âyette böyle işaretli kurbanlık hayvanlara dokunmamanın takvâ gereği olduğu belirtilmiştir. Fakat "şeâir/şiarlar", farzlar, vâcipler, dinî geleneklerdir. Kurbanlar da bu geleneklerdendir. Âyette bu tür dinî geleneklere saygı gösterilmesi öğütlenmektedir.  

Bakara sûresinde Safâ ile Merve'nin, Allah'ın şiarlarından olduğu belirtilmiş; Mâide sûresinde ise, Allah'ın şiarlarını, harâm ayını, kurbanlıkları helâl saymamaları, Allah rızâsına ermek için Beyt-i Harâm'a gelenlere saygısızlık etmemeleri emredilmektedir (5/Mâide, 2). Bu âyetlerdeki şiarlar, Allah'ın buyrukları, belirlediği sınır anlamındadır. Hac sûresi 32. âyette Allah'ın şiarlarına saygı göstermenin, kalp takvâsı gereği olduğu; 36. âyette de kurbanlık develerin Allah'ın şiarlarından olduğu, onlarda hayır bulunduğu belirtiliyor. Allah'ın nişanlarına, O'na ait yasalara, O'nun tarafından konulan hükümlere, ahlâk kurallarına, prensiplere saygı göstermenin, gönüllerin takvâsı gereği olduğu vurgulanmaktadır. Yani ancak gönlü Allah'tan korkan kimseler, Allah'ın koyduğu prensiplere, Allah'a varan yol olan dine saygılı olurlar.      

“Safâ ile Merve şüphesiz Allah’ın şiarlarından/alâmetlerindendir. Kim Beytullah’ı hacc/ziyaret eder veya umre yaparsa onları tavaf etmesinde bir günah yoktur. Kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa, şüphesiz Allah onu bilir, karşılığını verir.” (2/Bakara, 158)

“Ey iman edenler! Allah’ın şiarlarına (koyduğu, dinî) işaretlerine, haram aya, (Allah’a hediye edilmiş) kurbana, (ondaki) gerdanlıklara, Rablerinin lütuf ve rızâsını arayarak Beyt-i Harâm’a yönelmiş kimselere (tecâvüz ve) saygısızlık etmeyin. İhramdan çıkınca avlanabilirsiniz. Mescid-i Harâm’a girmenizi önledikleri için bir topluma karşı beslediğiniz kin sizi tecâvüze sevk etmesin! İyilik ve (Allah’ın yasaklarından) sakınma üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah’tan korkun; çünkü Allah’ın cezâsı çetindir.”  (5/Mâide, 2)

“Kim Allah’ın şiarlarına/hükümlerine saygı gösterirse, şüphesiz bu, kalplerin takvâsındandır.” (22/Hacc, 32)

“Biz, büyük baş hayvanları (onların kurban edilmesini) da sizin için Allah’ın şiarlarından (O’nun dininin işaretlerinden) kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar, ayakları üzerinde dururken üzerlerine Allah’ın ismini anın (ve kurban edin). Yan üstü yere düştüklerinde ise, artık (canı çıkmış olacağından) onlardan hem kendiniz yiyin, hem de ihtiyacını gizleyen-gizlemeyen fakirlere yedirin. İşte bu hayvanları Biz, şükredesiniz diye sizin istifadenize verdik.” (22/Hacc, 36)