Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 18. Sayfa - Sihir Buyu

e- Hz. Peygamber Döneminde Büyü:

 

Hz. Peygamber gelince Tevrat’tan bahsetti. O zaman yahûdiler dönüp Hz. Peygamber’le mücâdeleye başladılar. Sonunda, “nübüvvet yoluyla mücâdele edemeyeceğiz, ne yapsak Cibrîl O’na haber veriyor” dediler. Bu yüzden Cebrâil’e (a.s.) düşman oldular (2/Bakara, 98). Tevrat’ı da arkalarına atarak sihir ve iftira yoluna saptılar. Halbuki Tevrat, sihri yasaklamış, sihirbaz kadın ve erkeklerin öldürülmesini emretmişti (Bkz. Tevrat, Çıkış 22/18; Levililer, 20/27).

Bu dönemde yahûdiler, “Süleyman, Muhammed’in (s.a.s.) dediği gibi bir peygamber değildi. Sihirbaz bir hükümdardı. Büyülerini mûcize gibi gösterirdi” diye iftiralar ortaya attılar. Sihir küfür olduğu için, yahûdilerin bu sözlerine göre, Hz. Süleyman’ın da hâşâ kâfir olması gerekiyordu. Bu yüzden Kur’ân-ı Kerim’de Allah Teâlâ, Hz. Süleyman’ın değil; şeytan sihirbazların küfrettiğini bildirdi. Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmuştur: “Süleyman’ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların söylediklerine tâbi oldular. Halbuki Süleyman kâfir olmadı (Büyü yapmadı ve ona inanmadı). Lâkin şeytanlar kâfir oldular. Çünkü insanlara sihri (büyü ilmini) ve Bâbil’de Hârût ve Mârût’a indirileni öğretiyorlardı...” (2/Bakara, 102)

Bununla da yetinmeyen yahûdiler, Hz. Peygamber’e sihir yapmaya kalkıştılar. Kaynaklarımızda yer alan bazı hadis rivâyetleri, yahûdi Lebîd bin el-A’sam’ın Hz. Peygamber’e zarar vermek maksadıyla sihir yaptığını belirtir (Buhârî, Tıb 49, Edeb 56, B. Halk 11; Müslim, Selâm 43; İbn Mâce Tıb 45, hadis no: 3545; Ahmed bin Hanbel, Müsned 6/57, 63, 96).[1]

 


 

[1] Ali Osman Ateş, Kur’an ve Hadislere Göre Cinler-Büyü, s. 213-220.