Muhtelif - 13. Sayfa - Su Yagmur
Denizler
Sıcak denizlerde, güneşin sıcaklığı en fazla 300 ilâ 400 metre derinlere işler; 400 metreden daha derin yerlerde sıcaklık +4 derecede sabit kalır. Bu hal, buz denizleri için de aynıdır. Buzların, buz dağlarının onda biri su yüzünde; gerisi su içindedir. dolayısıyla gemiciler tarafından görülür, büyük kazalar böylece önlenmiş olur. Kuzey buz denizinde bile, buz yatakları denizlerin dibine ulaşmamakta, yüzeyde kalmaktadır. Böylece suyun derinliklerinde hayat bulunmakta, denizler bir plazma hüviyetini korumaktadır. Bir yanda biberi yaratan Allah, öte yanda hurmayı da yaratmış. Denizlerde de bu kanun aynı şekilde geçerlidir. Bir yanda buz dağları, öte yanda sıcak su akıntıları. Bir balık mesela 600 metre derinlikte yüzerek sıcak denizlerden Kuzey Buz Denizine geçse, herhangi bir değişiklik hissetmez. Çünkü gittiği her yerde sıcaklık +4 derecedir. Böylece yaz ve kış mevsimlerinde deniz canlıları için güzel imkânlar hazırlanmıştır. Güneş ışıkları, sularda 200 metre derinliğe kadar inebilir, böylece su yosunları güneş ışığından faydalanarak glikoz yapar. Yosunların bulunduğu bu bölge, denizdeki canlılar için bir ziyafet sofrasıdır. Akla şöyle bir soru gelebilir: Denizin her yerinde canlı bulunduğuna göre 200 metrenin altındakiler ne yapacak?
Kâinata nizam koyan, her yarattığına rızık veren Allah, tabii ki, onların yiyeceğini de hazırlamıştır. Mesela, koparak dökülen yosun parçaları ve balık ölüleri, derinlerdeki canlıların ihtiyacını karşılar. Zaten derin yerlerde yaşayan canlıların hemen hemen hepsi et ile beslenir. Yenenler ve yiyenler yıllar yılı varlıklarını devam ettiriyor. Demek ki hepsi büyük bir hesap, ölçü ve nizam içinde. Hepsi evren makinesinin birer parçası. Her paçanın birbiriyle yakın ilgisi vardır. Milyonlarca senedir bu makine çalıştırılmaktadır. Fizik, kimya, astronomi gibi bilimler, bu makinenin işleyiş kurallarını, kanunlarını anlatmaktadır. Bu makineye tabiat da denir. Elbette bu kâinat makinesini yapan, kuran, ayarlayan ve sistemli bir şekilde çalıştıran Allah'tır.
Su hayvanlarının bir kısmı, karada da yaşayabilir. Amipler böyledir. Sudan çıkınca nemli yerlerde hayatlarını sürdürürler. Bütün canlılar, hayatlarını ve nesillerini korumaya çalışır. Onlara böyle bir özellik verilmiştir. Mesela amip, sudan veya nemli yerlerden hoşlanır. Bu hoşlanma duygusu, onun hayatının devamını sağlar. Böyle bir duygu verilmemiş olsaydı amip, güneş altında can verecek, haberi bile olmayacak ve nesli tükenecekti. Mesela, aynı şekilde hıyarlara su verdikçe bol çiçek açar, fakat tohum vermez. Ne zaman ki suyu kesilirse, neslinin tehlikeye düştüğünü anlar, hemen tohum saçmaya, hıyar vermeye başlar. Hayatın devamı için gerekli şartlar, Yaratıcı ve Rızık Verici tarafından en ince teferruatına kadar ayarlanmıştır. Mesela, karada yaşayan kurbağaların akciğeri olduğu halde, ağızlarından ziyade derileri yoluyla solunum yaptıklarından, derileri kuruyunca nefes almaları güçleşir; onlar da hemen sulu ve nemli yerlere koşar, rahatça nefes almaya başlar. (11)
Denizler, bir bakıma kazana benziyor. İçi su dolu. Deniz isimli kazanda çeşitli yemekler bir anda ve bir kapta pişiriliyor. Hamsinin yemeği denizlerde hazırlandığı gibi; balinanın ve
kaplumbağanın yemeği de orada pişirilir. Eli iğne tutanlar, eli makas tutanlar, denizlere bir başka gözle bakmalıdır. Denizler aynı zamanda bir terzi dükkânıdır. Yengecin elbisesi orada dikilir, kılıç balığının ve deniz anasının elbisesi de orada dikilmektedir. Denizler aynı zamanda bir beşiktir. Deniz hayvanlarının yavruları orada hayata gözlerini açar, orada doğar ve deniz beşiğinde sallanır, dalgaların ninnisiyle büyür. Denizler aynı zamanda bir eğitim meydanı; deniz hayvanları da bir askerdir. Hepsinin farklı farklı silahları ve kendilerini korumak için değişik gereçleri ve yöntemleri var. Denizler aynı zamanda kocaman bir mezardır. Ölen bütün deniz hayvanları bu mezara gömülür.
İngiltere, Türkiye'den çok daha kuzeydedir. Biliyoruz ki kuzeye çıktıkça havalar soğumakta, kışlar uzun ve yazlar kısa olmaktadır. Fakat İngiltere hiç de öyle değil. Hemen hemen Türkiye iklimine yakın bir durum var. Bunun sebebini araştıran coğrafyacılar, Atlas Okyanusu'nda golfstrim ismini verdikleri bir sıcak su akıntısı tespit ettiler. Sanki Atlas Okyanusu'nun içine çapı elli metre kadar olan çelik borular döşenmiş, ta ekvator bölgesinden alınan sıcak sular, getirilip İngiltere yakınından geçirilerek, bu büyük adanın ısınması temin edilmiş. İngiltere'de bulunanlar, bu sıcak suyun önemini ve bu nimetleri ihsan edeni anlamasalar bile, biz anlayıp denizlerde sıcak suyu dolaştıran Allah'a hamdetmekteyiz. (12)
Denizin derinliklerinde petrol ve doğalgaz gibi kolay kolay vazgeçilmez enerji kaynaklarını da Allah insan için depolamıştır. İçinde insanların ve gemilerin yüzmesine uygun yaratılması da denizin ayrı bir özelliğidir. "İçinden taze et (balık) yemeniz ve takacağınız bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde (suları) yara yara gittiklerini de görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun lütfunu aramanız ve nimetine şükretmeniz içindir." (16/Nahl, 14)
İslami Okul Okulların En Önemlisi