Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 34. Sayfa - Sura Istisare

5- Müşâvirleri Gücendirmemek:

 

İstişâre mevzûunda mühim bir husus da farklı ve bazan da birbirine zıd fikirlerin ortaya atılması sırasında liderin alacağı tavırdır. Zira fikirlerden birinin kabulü, diğerlerinin reddi demek olacağından buradaki farklı bir kabul veya red şekli, reddedilen fikir mensuplarını gücendirip yersiz bir muhâlefete sevkedebilir.

Bu endişeyi Hz. Peygamber'in hayatında bâriz bir şekilde görmekteyiz. Nitekim, Bedir esirlerine yapılacak muamele husûsunda cereyan eden istişâre sırasında müşâvirlerden gelen farklı görüşleri teker teker dinlendikten sonra, bunlardan sadece Ebû Bekir'in görüşünü muvâfık bulsa da  diğerlerine de iltifat eder: "Ey Ebû Bekr senin misâlin Hz. İbrâhim'e benziyor. O, Allah'a kavmi hakkında şöyle demişti: "Rabbim bana uyanlar bendendir, uymayanlara gelince, sen af ve mağfiret edicisin" (14/İbrâhim, 36). "Ey Ömer senin de misâlin Hz.  Nuh gibidir. O, kavmi için şöyle demişti: "Rabbim! Yeryüzünde kâfirlerden tek canlı bırakma" (71/Nûh, 26). Hz. Peygamber (s.a.s.) Hz. Ebû Bekir'i Hz İsa'ya (5/Mâide, 115), Hz. Ömer'i Hz. Mûsâ'ya (10/Yûnus, 88) benzetmeye devam ederek onların fikirlerine muvâfık gelen âyetleri okur ve her ikisini de fikirleri sebebiyle doğrular, takdir eder (Taberî, a.g.e., II/295; İbn Kesir, Tefsir, III/346).

Burada kaydı gereken bir durum Hz. Ömer'le alâkalı olarak rivâyet edilmektedir. O da, istişâre sırasında herkesin re'yini serbestçe söylemesi, rahatça münâkaşa edilmesi, ileri sürülen fikirlerdeki farklılıklar sebebiyle müşâvirlerin birbirine gücenmemesi gereğidir. Said İbnu'l-Müseyyeb der ki: "Ömer İbnu'l-Hattab ve Osman İbn Affân aralarındaki bir mesele için  öyle bir nizâya girerlerdi ki, onları seyreden birisi: ‘Artık bunlar bir daha biraraya gelmezler’ derdi. Ancak, en güzel ve en tatlı bir şekilde ayrılırlardı" (Alâuddin Aliyyu’l-Muttakî, a.g.e., 10/186-187).