Muhtelif - 5. Sayfa - Sura Istisare
Rasûlullah’ın Sünnetinde İstişâre ve Konuyla İlgili Hadis-i Şerifler
İstişârenin Önemi ve İstişâre Emri:
Kur'ân-ı Kerim, beşeriyet kadar eskiliğini göstermek sadedinde Hz. Süleyman'ın mektubu üzerine, takip edilecek siyasetin tesbiti maksadıyla yakınlarını toplayan Belkıs'ın yaptığı istişâre (27/Neml 29-33; 7/A'râf, 109-112) başta olmak üzere Firavun'un Hz. Mûsâ'ya karşı alınması gerekli tedbirleri tesbit için etrafındakilerle yaptığı istişâreden, Hz. İbrâhim'in, oğlu İsmail'le ilgili olarak, onun kurban edilmesi husûsunda gördüğü rüya üzerine, çocuk İsmail'le yaptığı istişâreye (37/Sâffât, 101, 102) varıncaya kadar kaydettiği misallerden başka, iki ayrı âyette Hz. Peygamber (s.a.s.)'e ve müslümanlara istişâreyi emreder. Birinci âyet, Müslümanların sosyal meselelerini aralarında yapacakları istişâre ile yürütmelerini emreder: "...İşleri, aralarında şûrâ iledir" (42/Şûrâ, 38). Bu âyetle alâkalı olarak belirtilmesi gereken bir husus şudur: Burada kaydedilen parçayı Kur'ân-ı Kerim'deki ilgili metnin bütünü içerisinde görecek olursak "istişâre emri"nin başta Allah'a iman olmak üzere, tevekkül, büyük günahlardan sakınma, namaz... gibi İslâm'ın temel prensipleri meyanında zikredildiğini görürüz. Bu durum istişârenin ehemmiyetine parmak basmayı gâye edinir: "Size verilen şey hep dünya hayatının geçici (birer) faidesidir. Allah indinde olan (sevap) ise daha hayırlıdır, daha süreklidir. (Bu sevaplar) iman edip de ancak Rablerine güvenip dayanmakta, büyük günahlardan ve fâhiş kötülüklerden kaçınmakta, öfkelendikleri zaman bizzat (kusurları) örtmekte (bağışlamakta) olanlara, Rablerinin (tevhid ve ibadete aid dâvetine) icâbet edenlere, namaz(ların)ı dosdoğru kılanlara -ki bunların işleri daima aralarında müşâvere iledir-, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah'a tâat uğrunda) harcamakta bulunanlara, kendilerine tagallüb ve zulüm vaki olduğu zaman elbirlik (mazluma) yardım eyleyenlere mahsustur." (42/Şûrâ 36-38)
Diğer âyet ise, doğrudan doğruya Hz. Peygamber (s.a.s.)'e müteveccihtir: "Onlarla iş husûsunda istişâre et" (3/Âl-i İmrân, 159). Yani her hususta "en güzel örnek vermekle mükellef olan" Hz. Peygamber (s.a.s.)'den sosyal meselelerin cereyanında ve amme işlerinin tedvirinde de örnek olması, bu işlerde istişâreyi müstekar bir esas yapması istenmektedir. Bizzat Rasûlullah: "Allah bana farzların ikamesini emrettiği gibi müdâretu'nnâsı da emretmiştir" (Münâvî, Abdurrauf, Feyzu'l-Kadir Şerhu'l-Câmii's-Sağîr, Beyrut, 1972, II/159; İbn Kesir, Tefsir, Beyrut, 1966, II/142) buyurur. Müdâretu'nnâs ise, insanlara iyi davranmak, onlarla iyi geçinmek, onlara mültefit olmak, onları kazanmak, gönül alıcı olmak gibi içtimâî kaynaşmayı sağlayacak davranışların hepsine birden şâmil olmuştur (Münâvî, a.g.e. II/215, III/205).
İslami Okul Okulların En Önemlisi