Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Sudaki Temizlik İçin Aranan On Özellik - Taharet Temizlik - 21. Sayfa

Sudaki Temizlik İçin Aranan On Özellik

 

İnsan için suyun ehemmiyeti, sadece içeceğimiz olmasından veya yiyeceklerimizin hazırlanmasındaki rolünden ileri gelmez; sıhhatimiz için zarurî olan temizlik vasıtasıdır da... Öyle ise suyun  hem temizliğe, hem de içilmeye elverişli olması, bu maksadlarla bazı vasıfları taşıması gerekmektedir. Bizden önce yaşayan insanlar, suyun "cevdet" yâni "iyi" olması için onda on vasıf aramışlardır. Bu on özellik şunlardır:

1- Renk: Su, saf olmalı, her çeşit renklilikten ârî bulunmalıdır.

2- Koku: Su kokusuz olmalıdır.

3- Tad: Tadı hoş olmalı, Fırat ve Nil nehirlerinin tadında olmalıdır.

4- Ağırlık: Hafif ve akıcı olmalıdır.

5- Mecrâsı: Suyun aktığı yatak temiz olmalıdır.

6- Menbâ: Su, uzak bir menbâdan gelmelidir.

7- Güneş ve rüzgâr isâbet etmelidir. Menba uzak olmadığı takdirde güneş ve rüzgar te'sir icra edemez.

8- Kıvam: Suyun kıvamı akıcı olmalıdır.

9- Miktar: Su çok olmalıdır. Bu takdirde karışan yabancı maddeleri dışarı atar.

10- Mansab: Akış istikameti kuzeyden güneye veya batıdan doğuya doğru olmalıdır.

Bu açıklamaları kaydeden kaynağımız ilâve eder: "Sayılan vasıflar kâmil mânâda, şu  dört nehirde bulunur: Nil, Fırat, Ceyhan, Seyhan." Şu halde suyun sağlığımıza elverişli olması, kirlenmelerinden korunması için dinimiz, bazı tahdidler koymuş, tedbirler emretmiş olmalıdır.

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), hadislerinde suların kirletilmesi meselesini de ele alarak bir kısım beyanlarda bulunur. Bazan çevre ile ilgili olarak yukarıda kaydettiğimiz yasaklar meyanında bazanda müstakillen bu meseleyi ele alır. Hz. Muaz ve Hz. Câbir (radıyallâhu anhümâ) tarafından iki ayrı tarîkten nakledilen bir hadiste, "gölge ve yol" ile birlikte "mevârid" yani su mecraları da zikredilerek, büyük abdest bozulması yasaklanır. İbnu Ömer (radıyallâhu anh)'in rivayetinde Resûlullah  nehir kenarlarına büyük abdest bozmayı yasaklar. Hz. Câbir (radıyallâhu anh)'den gelen bir rivayet  akarsuya küçük abdest bozmayı yasaklar. Yine Hz. Câbir ve Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) tarafından rivayet edilen hadislerde istifade edilecek olan durgun suya bevl edilmesi yasaklanmaktadır. Bazan "istifade edilecek" kaydı olmaksızın, mutlak şekilde “birikmiş su”ya bevl edilmemesi  emredilmiştir.

Suların kirlenmelerden korunması ile ilgili  nebevî alâkadan bahsederken, kuyularla ilgili olarak Hz. Peygamber (s.a.s.)'den vârid olan tâlimata da dikkat çekmemiz gerekir. Zira bunlardan bir kısmı kuyu sularının pislikten korunmasına râcidir. Bu tâlimâtlardan birine göre, eskiden kalma kuyuların etrafında (yarı çapı) elli, yeni açılan kuyuların etrafında ise, yirmibeş zirâ'lık bir dairenin harim olarak boş bırakılması gerekmektedir. Bir diğer talimât da, hayvan ağıllarının kuyuya kırk zirâdan  daha yakına yapılmamasını emreder.

Hz. Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.s.): "İki lânetten korkun!" buyurdular. Ashâb: "İki lânet de nedir?" diye sorunca, açıkladılar: "İnsanların yollarına abdest bozanla, gölgelerine (gölgesinden yararlanılıp oturulacak ve uyunulacak yerlere) abdest bozanlardır!" (Müslim, Tahâret: 68, -269-; Ebû Dâvud, Tahâret: 14, -25-) "Lânete sebep olan üç yere abdest bozmaktan kaçının: Su yollarına, işlek yollara ve gölgeliklere." (Ebû Dâvud, Tahâret 14, -26-)[1]

 


 

[1] Geniş bilgi için bkz. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Terc. Ve Şerhi, c. 10, s. 309-392