Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Misvak ve Diş Temizliği - Taharet Temizlik - 82. Sayfa

Misvak ve Diş Temizliği:

 

Dişler, sağlam yapıları ile sahibinin ölümünden uzun yıllar sonrasına kadar dayanabilmelerine rağmen bakımsızlık sebebiyle ilk kaybedilen organ sırasını da alabilir. Düzgün konuşmanın ilk şartı olan dişler, yokluğunda psikolojik olumsuz etkisiyle dikkatleri üzerine çekmiştir. Ön ve köpek dişleri kesip parçalamaya yararlar. Yokluğunda yüz estetiğinde korkunç uyumsuzluk oluşur. Azıların olmaması ise, öğütme işleminin eksikliğini neticelendirir ki; hazımsızlıkta başlayan ve çeşitli sindirim yolu bozukluklarına sebep olan durumlara yol açtığı gibi, yanakların içe çökmesiyle neticelenen bir görünüm bozukluğu tablosunu da verir. Genel olarak bütün dişler besinleri parçalaması açısından lezzet almamızı sağlar. Çiğnemeden yuttuğumuz yiyeceklerden aldığımız lezzet çok azdır.

Dişlerin en büyük düşmanları ağızda kalan yiyecek parçalarında çoğalan bakterilerdir. Bunlar besinleri mayalandırıp ürettikleri asitle dişi deler ve derine inerler. Diş çürüğü adını verdiğimiz bu olay mine üzerindeki çatlaklardan bakterilerin direkt girişi ile de olabilir. Bu patolojik durumu önlemek, ihmali halinde çabuk müdâhale (dolgu) diş kaybına nazaran daha ucuz, ağrısız ve daha tutarlı bir yoldur. Ağız, diş ve diş eti sağlığı bakımında diş paslarının da ehemmiyeti büyüktür. Bakımsız ağızlarda dişlerin çiğnemeye katılmaya bölgelerinde beyaz sarımtrak renkteki yumuşak diş pasları, uzun zaman ağızda kalırlarsa pis koku ve kötü lezzet verirler. Bakımlı dişlerde sabah temizliğinden önce görünüp 24-48 saat içinde bir mm. Kalınlık kazanabilir. Eski paslar mine için tehlikeli olduğu gibi, diş etine de zararlıdır. Tükrüğün etkisinin yanında, paslar; diş taşları için bir başlangıçtır. Genellikle iki sınıf altında toplanan diş taşları diş ile diş eti arasına birikerek irtibatı keser ve buralarını bakteri yuvasına döndürür. İltihaplara, kanamalara, harâbiyetlere, dolayısıyla dişin kısa zamanda göçüne sebebiyet verir.

Salvadora Persika adı verilen, “Erak” ağacının kök ve dallarından elde edilen misvak, Peygamberimiz (s.a.s.) tarafından tavsiye edilmiştir. Bu fırça, adı geçen ağaçtan kesilen parçanın, kabuğu 1-2 cm. sıyrılıp suda yumuşatılarak liflerinin açığa çıkması ile elde edilmiş olur. Doğu Afrika’dan Hindistan’a kadar olan bölgelerde yetişen bu step bitkisi; bol, ekonomik ve pratiktir. Taşınması kolay, formalitesi azdır. İnsana faydalı bir alışkanlık olan devamlı fırçalamayı kazandırır. Meyvesi yenen güzel kokulu bu bitkinin şu tıbbî faydalarından söz edilir ki; diş fırçalarına nisbeten bir kıyaslama yapabiliriz:

1) Antiseptik bir özelliği vardır.

2) Kokusu tükrük salgısını arttırdığından diş etlerinin kurumasını önler.

3)  PH’ı tükrük PH’ ile aynıdır. Dolayısıyla yabancı cisim reaksiyonu göstermez. (Diş fırçalarında ise PH’tan bahsedilemez. Ağız için tamamen yabancı bir cisimdir.)   

4)  Ege Üniversitesinde yapılan bir araştırmada, liflerinde baklava dilimi şeklinde anizotrop basit prizmatik billûr kristallerinin varlığı tesbit edilmiş, bunların kalsiyum oxalat olduğu anlaşılmıştır. Bunu ise mekanik temizliğe etkisi büyüktür.

5)  Yine aynı araştırmada tesbit edilen saprofit gram (-) bakterilerinin de faydalarından bahsedilmiştir.

6)  Bu nebâtî fırçanın aktif kısmı haftada bir değiştirilerek yeni bir fırça kullanma avantajı kazandırır.

7) Toz haline getirilmiş köklerinden macun yapılır. Kökleri kaynatılıp içilirse bel soğukluğu hastalığını önler. Dalak bölgesi ağrıları için çorba kıvamında içmek gerekir.

8)  Diş macunları ileri derecede bazik olduğundan ağız içi dengesini bozar. Misvakta ise yüksek konsantrasyonlarda asit veya bazik tabiatta maddeler yoktur.

9) Bütün fırçalama metodlarına uygulanabilmesi, ağaçtan elde edildiğinden istenilen boy, kalınlık ve şekilde temini, fırçalama ânında liflerinin elektrikli diş fırçalarında olduğu gibi rotasyon yapması, kuvvet fırçaya dik uygulandığından mumlu diş iplikleriyle yapılan temizliğin elde edilmesi, onu kıyas yapılamaz bir üstünlüğe eriştiriyor.[1]

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Ebû Derdâ’ya: “Temizliğe itinâ göster ki, ömrün uzun olsun” buyurmuşlardır. İşte bu Hz. Peygamber’in irşâdındaki hikmet, son zamanlarda tıp ve koruyucu hekimlik ilerledikten sonra anlaşılmıştır ki, şartlarına uyulmak sûretiyle yıkanma ömrü artırır.  

Hiç tereddüt etmeden söyleyebiliriz ki, abdest almak kadar sağlığa yararlı bir formül bulmak mümkün değildir. Kur’an mûcizelerinden muhteşem bir hayat reçetesi 15 asırdır farkına bile varmadan yaşadığımız, abdest alma nimetini bir gün gelecek, inanmayanlar bile taklit edecekler, sırf dünyevî faydası için de olsa sık sık abdest alacaklar.

Bütün dünya, yıkanma nimetini, Kur’an’ın gusul ve abdestle ilgili âyetinden yeni yeni öğrenmeye başladı. Kendini uygar sayan tüm toplumlar ancak 20. asrın başlarından bu yana yüzünü yıkıyor, banyo yapıyor. Ne var ki, abdestin hârika hikmetini 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra yaşayan biyolojik bilginlerinden öğrenebiliyoruz. Önce, abdest alınca insan sağlığı neler kazanıyor, bunu inceleyelim. Abdestin 3 temel yararı vardır.


 

[1] Dr. M. Ayvalı, Sızıntı Dergisi, sayı 3