Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 85. Sayfa - Taharet Temizlik

3) Abdestin Vücuttaki statik elektriği dengelemede Etkisi:

 

Vücuttaki statik elektriği dengelemede de abdestin olumlu etkisi vardır. Normalde vücudun tümüne ait statik bir elektrik dengesi vardır ve sağlıklı vücudun temel yapısı bu elektriğin dengeli olması ile yakından ilgilidir. Gerek havadaki özellikler, gerekse günümüzde sentetik ve plastik eşya kullanımı, bu dengeye olumsuz etkiler yapmaktadır. Ağrılı hastalıklar, sinirlilik ve de yüzün kırışması, bu olayın en yakın tanıdığımız sonuçlarıdır.

Otomobilden inince veya bir plastik sandalyede oturunca bu elektriği çoğumuz farketmiştir. Şimşekli havalar da buna benzer bir etkiye sahiptir. Akupunkturla tedavi, hatta fizik tedavi bir yönüyle bu statik elektrik artmasına karşı tedbirlerdir. Günde birkaç kez abdest alarak bu etkiden tamamen sıyrılabiliriz. Statik elektrikten doğan birçok psikosomatik hastalıklar vardır. Statik elktriğin en olumsuz etkisi, deri altındaki minik kaslaradır. Statik elektrik bu kasları, gere gere sonunda işlemez hale sokar. Yüzdeki erken kırışmaların sebebi budur. Tabii bu durum, tüm vücut için geçerlidir. Ömür boyu abdest alanların nur yüzlü oluşlarının sebebi de budur. Devamlı abdest alma alışkanlığına sahip olanlar, mutlaka daha sağlıklı deriye, dolayısıyla güzelliğe sahip olurlar. Güzellik için milyarların harcandığı günümüzde, bu ne büyük nimettir ki, harcananın on katı harcansa abdestin yerini tutmaz!

Acaba abdestte statik elektriğe ait bir hikmet var mı? Elbette var. Âyetin teyemmümde ilgili kısmı bu statik elektriğe karşı nimetin tamamlanması gerçeğini vurguluyor. Zira teyemmüm de büyük ölçüde statik elektriği yok eder. İşte yine bir Kur'an mûcizesi! Yüz yıllar boyu teyemmümün hikmeti anlaşılamamış, nasıl olup da yıkanma yerine geçtiği izah edilmemişti. Âyette açıkça bildirildiği gibi, abdestin temizlik yönü de bir nimettir. Elbette günümüz insanı "ben zâten elimi yüzümü yıkıyorum" diyebilir. Ancak, bu alışkanlığın en uygar uluslarda bile mâzisi çok uzun değildir. 19. asrın sonlarına kadar böyle bir değerden mahrumdu Batılı insan. Üstelik hiçbir zaman öğütle temizlik ibâdet disiplini gibi sürekli ve geçerli olamaz. Elbette abdest almanın nimet ve hikmeti bu tıbbî geçeklerden ibâret değildir.[1]

 

Ne mutlu, maddî-mânevî temizliklerini ihmal etmeyip beden ve gönüllerini her çeşit pislik ve günahlardan arındırmaya çalışan tertemiz müslümanlara!

 


 

[1] Halûk Nurbaki, İslâm Dininin İnsan Sağlığına Verdiği Önem,  s. 60-66.