Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 55. Sayfa - Tevhid

% KAÇ MÜSLÜMANIM

 

Bu kitapçığı, (masanızda ya da kemerinize takılı) play düğmesine basılmış volkmeninizdeki 90’lık bir kaset içinde sizinle konuşuyormuşum gibi hissederek okumaya çalışın.

Gönül isterdiki bu kitapçığın ulaştığı herkesle tek tek muhatap olup aynı ortamda dertleşelim... Ama bunun imkân haricinde olması sizlerle sahifeler arasında konuşmama sebep oldu. Hiç yoktan iyidir tabi...

Bu kitapçıkla kütüphanenizi işgal etmek istemezdim ama bir çok insanın; niçin yaşadığını, yarın kime nasıl hesap vereceğini unutup, başıboş kalınacağını zannedercesine hayat sürmeleri ve sadece dil ile kelime-i şehadet getirerek cennete gireceklerini zannetmeleri doğrusu bir müslüman olarak beni çok üzdü.

Ne mânâya geldiği bilinmeden, kalple ve amelle tastik edilmeden, papağan gibi günde bir milyon kere de Lâ ilâhe illâllah Muhammedan Resulullah denilse müslüman olunamayacağını iddia ettiğimden dolayı kitapçığımıza “%Kaç Müslümanım?” başlığını koydum.

% 100 müslümanım deseniz bile, içinizde bir şüphe oluşmamasını istiyorsanız, hazır gelmişken okuyuverin isterseniz.

Vallahi ahirette sorulacak:  – Size bir uyarıcı gelmemiş miydi? Benden söylemesi.

İnsanların, ne manaya geldiğini bilmeden sadece dil ile “Lâ ilâhe illâllah” diyerek müslüman olup cennete gireceklerini zannetmeleri; Allah(c.c.) ile beraber adına ilah koymadıkları nice ilahlara tapmalarını beraberinde getirdi.

Bu ilahlar kimi zaman “şeyh”ler oldu, kimi zaman benimsenen beşeri rejimler, ideolojiler; kimi zaman da bir tek ilahın (Allah’ın) sıfatlarından herhangi birini (görme, işitme, (gaybı bilme, kendisine dua edilme, yapılan dualara karşılık verme, yere ve göğe hakim olma, insanların fıtrat üzere yaşayabilmeleri için gerekli kanunlar hazırlama...) kendisine yakıştırılan bir şahıs, ya da bir cisim [elle yapılan gerek metal, gerekse cam çerçeveye sıkıştırılmış bir resim, gerekse tahtadan yapılmış bir put] oldu.

Oysaki Allahû Teala Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde kendisine tapacağımız, kulluk edeceğimiz, yalnız kendisinden yardım dileyeceğimiz ilahı bilmemizi istiyordu. Tıpkı Fatiha suresinde olduğu gibi “Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz.”

Tabiki bu da ancak Lâ ilâhe illâllah’ın ne manaya geldiğini anlayıp kalple tastikten sonra kelime-i şehadetin şartlarını yerine getirmekle mümkün olacaktır.

Küfürle müslümanlık arasında bir köprü olan kelime-i şahadet oldukça mühim olmalıydı. Çünkü ancak onunla cennet kapısı açılacaktı.

Birçok kavramların dejenerasyona uğramasında insanlar kelime-i şahadete de pay biçti.

Birçok manayı taşıyan “İLÂH” kavramı daraltılarak “yaratıcı” olarak adlandırıldı.Yani;

Allah’dan başka ilah yoktur; Allah’tan başka yaratıcı yoktur” olarak zannedildi.

Bu anlayışa itiraz eden hiçbir insana rastlanamazdı ki?

Haliyle de sadece dille Lâ ilâhe illâllah “Allah’tan başka yaratıcı yoktur” diyen herkes müslüman olacaktı.

Kimliğinde Hristiyan, Yahudi, Ermeni yazsa ve müslümanlara olmadık zulümleri yapıp katletse de...

Vallahi; Allah’tan başka yaratıcı olmadığına bugün Sırplar da inanıyor,Amerikalılar da...O zaman onların da müslüman olması gerekiyor. Öyle değil mi?[1]


 

[1] Feyzullah Birışık, % Kaç Müslümanım, Karınca Yayınları: 7-10.