Müslüman olarak alış - Ticaret - 24. Sayfa
Müslüman olarak alış-verişlerde dikkat edeceğimiz bazı hususlar vardır:
Ticâretle meşgul olan bir müslümanın özen göstermesi gereken ilk önemli konu, haram kılınan malların satışını yapmamaktır. Allah bir şeyi haram kılmışsa, onun bedelini de haram kılmıştır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) şarapla ilgili olarak "İçilmesini haram kılan Allah Teâlâ, satılmasını da haram kıldı." (Ebû Dâvud, Büyû’ 64) buyurarak meseleyi gâyet açık bir şekilde belirlemiştir. Aynı şekilde mü'min bir kasabın, Allah'ın adı anılarak kesilmemiş olan bir hayvanın etini satması da böyledir. Çünkü hayvan boğazlarken kasden Allah'ın adı anılmazsa o et haram olur. Buna göre, bir müslüman böyle bir eti satamaz. Aynı şekilde put ve benzeri şeylerin de satışı İslâm'da yasaktır.
Çalıntı olan bir malın satılması veya piyasaya sürülmesi de câiz değildir. Hz. Peygamber (s.a.s.)'in: "Kim bildiği halde hırsızlıkla elde edilmiş çalıntı bir malı satın alırsa onun günahına ve alçaklığına ortak olmuştur" (Beyhakî, Sünen, V/336) buyurduğu bilinmektedir. Buna göre ticâretle uğraşan bir müslümanın gerek mal alırken ve gerek satarken bu hususlarda titizlik göstermesi gerekir.
İslâm toplumunda malların fiyatlarına sun'î olarak yapılan müdâhaleler asla câiz değildir. Rasûlullah (s.a.s.): "Pahalılığı arttırmak için fiyatlara müdâhale eden kimseyi Kıyâmet gününde büyük bir ateşin üzerinde oturtmayı Allah Teâlâ üzerine almıştır" buyurmaktadır.
İslâm toplumunda karaborsa (ihtikâr) haramdır. Karaborsa, bir malın fiyatının artması için piyasadan çekilmesi, stok edilmesi, satılmaması ve fiyatı artınca satılmasıdır. Ticârette normal kâr helâldir. Fakat, ticâretin gâyesi her ne pahasına olursa olsun kâr, hele aşırı kâr elde etmek değildir. İslâm'ın haram kıldığı aşırı kâr yollarından biri de karaborsadır. Karaborsanın insanlara pek çok zararı vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Piyasada sun'î darlık meydana getirmek, tüketimi sun'î olarak artırmak, bu vesîleyle enflasyonu yükseltmek, fazla fiyatla tüketicinin mağdur edilmesi, alıcı-satıcı arasındaki itimat, iyi niyet, sevgi ve saygının ortadan kalkması... Birkaç kişinin aşırı para kazanması için buna başvurması, günah sayılmıştır. Peygamberimiz karaborsacıyı şöyle tehdit eder. "Pazara mal getiren rızıklandırılmış; ihtikâr (stok ve karaborsa) yapan lânetlenmiştir." (İbn-i Mâce, Ticâret 6)
İhtikâr dînen haramdır. Bazı müctehidler ihtikârın sadece insan ve hayvan yiyeceklerinde olduğunu kabul etmişlerdir. Yukarıda geçen hadîste ise genel bir ifâde vardır; yani insanın bütün ihtiyaçlarını içine almaktadır. Buna göre yiyecek maddesi dışında kalan diğer ihtiyaç maddeleri de, karaborsacılığın sınırı içine girmektedir. Çiftçinin ürettiği malı bekletmesi ise ihtikâr değildir. Çiftçi emeğini değerlendirmek için bekletebilir. Fakat o mala, aşırı bir ihtiyaç duyulursa piyasaya sürmesi daha iyidir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi