Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Vasînin Tasarrufları - Vasiyet - 33. Sayfa

Vasînin Tasarrufları

 

Vasînin Alım-Satımı:

 

Hanefilere göre vasînin yabancıya satması ve ondan mal satın alması. İnsanların aldanmayı âdeten hoş karşıladıkları ölçüler içinde kaldığı sürece geçerli olur. Bu da "yesîr gabin (az aldanma)" adını alır. Çünkü bundan kaçınmak mümkün olmaz. Âdeten hoş karşılanmayan ölçüde alış-veriş ise caiz olmaz. Bu da "fahiş gabin (çok, aşırı aldanma)" adını alır. Hanefilere göre fahiş gabin; bilir kişilerin değerlendirme alanına girmeyen aşırı derecede yüksek veya düşük satış bedelini ifade eder.

Belh fakihlerinden Nusayr b. Yahyâ (ö. 268/881), satın akdine konu olan malların piyasadaki alış-veriş hızını ve devir kabiliyetini dikkate alarak fahiş gabin oranlarını rayiç bedelin üstünde gayri menkulde % 20 hayvanlarda % 10 ve menkul eşyada % 5 olarak belirlemiştir. Piyasa fiyatının bu ölçülerde altında veya üstündeki satış veya alışların fahiş gabin sınırına girdiği kabul edilmiştir. Mecelle'in 165. maddesinde bu ölçüler esas alınmıştır.

Diğer yandan Mâlikîler fâhiş gabni malın değerinin üçte birinden fazla bir fiyatla satış olarak belirlerken, Şafiilerin fâhiş gabin için belli bir miktar üzerinde durmadıkları görülür (bk. İbn Nüceym, el-Bahru'r-Râik, Mısır 1334, VII, 169; Ali Haydar, Düraru'l-Hukkâm Şerhu Mecelleti'l Ahkâm, I, 247; İbn Âbidîn, a.g.e., IV,159; İbn Hazm, el-Muhallâ, Mısır 1389, IX, 454 vd.; Hamdi Döndüren, İslam Hukukuna Göre Alım Satım da Kâr Hadleri, Balıkesir 1984, 145 vd).

Kısaca vasınin velâyeti toplum maslahatı ile sınırlıdır. Bu da ğabn-i fâhiş ölçüsünde alış-veriş yapmamayı gerektirir. Vasî, yetimin malını kendisi için satın alsa veya kendi malını ona satsa, eğer vasî hakimin tayin ettiği bir vâsi ise bu muameleler mutlak olarak caiz olmaz. Eğer babanın tayin ettiği vasî ise Ebû Hanife'ye, akar kabilinden olmayan bu satış veya alışın küçüğe açık olarak bir yararı varsa muamele caiz olur. Bu yararın ölçüsü de malın değerinin yansı kadar eksik olmasıdır. Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e göre ise bu alış-veriş mutlak olarak caiz değildir (İbn Âbidîn, a.g.e., V, 500 vd).

Ancak babanın küçük çocuğuna ait bir malı rayiç bedelle veya âdeten insanların aldanmayı hoş karşıladığı (yesîr gabin) ölçüdeki bir fiyatla kendisi için satın alması câiz olur. Ebû Hanîfe'ye göre vasî yetimin akarını değerinin iki mislinden aşağıya alamayacağı gibi kendi akarını da yetim için değerinin yarısından fazlaya satamaz. Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e göre bu satıp alma mutlak olarak câiz değildir (Bilmen, a.g.e., V, 183 vd.).

Vasî yetimin malını ticaretle nemâlandırmak ve bu malda tasarruf yapmak zorunda değildir. Eğer bunu yaparsa Ebû Hanîfe ve Muhammed'e göre kârını (ribh) tasadduk eder. Hanefîler dışındaki çoğunluğa göre ise vasi maslahata uyarak küçüğün malında tasarrufta bulunabilir.