Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 40. Sayfa - Vasiyet

Hadis-i Şeriflerde Vasiyet

 

"Bir Müslümanın vasiyet etmek istediği bir şey olup da, vasiyeti yanında (veya yastığının altında) yazılı olmadan iki gece geçirmeye hakkı yoktur." (Buhârî, Vesâyâ 1; Müslim, Vasiyyet 4, hadis no: 1627; Ebû Dâvud, Vesâyâ 1, hds. No: 2863; Tirmizî, Cenâiz 5, -974-; Nesâî, Vesâyâ 1; İbn Mâce, Vesâyâ, 2)

"Allah (c.c.) size, amellerinize ziyâde olarak ölümünüz esnâsında mallarınızın üçte birini tasadduk etti (vasiyet etme yetkisi verdi)." (İbn Mâce, Vesâyâ, 5)

Rasûlullah(s.a.s.)'a: "Hangi sadaka efdaldir?" diye sorulmuştu. "Sağlıklı ve fakirlikten korkup zenginliğe ümit bağladığın, mala karşı cimri olduğun halde tasadduk etmen! Bu şekilde tasadduku, can boğazına gelip de, 'falana şu kadar, filâna bu kadar' diye (vasiyet ede)ceğin zamana kadar devam ettir. O sırada (yaptığın tasaddukun sana bir faydası yoktur, çünkü malın, artık) zâten birilerinin olmuştur."  (Buhârî, Vesâyâ 7, Zekât 11; Müslim, Zekât 92, hadis no: 1032; Ebû Dâvud, Vesâyâ 3, hds no: 2865; Nesâî, Vesâyâ 1)

Bir kimse malının üçte birinden fazlasını vasiyet edemez: Sa'd İbn Ebî Vakkas (r.a.) anlatıyor: "Rasûlullah (s.a.s.) Vedâ haccı senesinde, bende ortaya çıkan şiddetli bir ağrı sebebiyle yatmakta olduğum hastalığım için bana geçmiş olsun ziyâretine geldi. 'Ey Allah'ın rasûlü, dedim. Gördüğünüz gibi ağrım çok şiddetlendi. Ben mal mülk sahibi bir kimseyim. Bana vâris olacak tek kızımdan başka kimsem yok. Malımın üçte ikisini tasadduk etmek istiyorum' dedim. Hemen "Hayır, olmaz!" buyurdu. 'yarısı?' dedim. Yine "olmaz!" buyurdu. 'Üçte biri?' dedim. "Üçte biri olabilir, ama o bile çoktur. Senin geriye zengin vârisler bırakman, insanlardan dilenen fakir kişiler bırakmandan daha hayırlıdır. Sen azîz ve celil olan Allah'ın rızâsını arayarak her ne harcarsan, -hatta bu, hanımının ağzına koyduğun bir lokma bile olsa-, mutlaka onun sebebiyle mükâfatlanacaksın' buyurdu..." (Buhârî, Cenâiz 34, Vesâyâ 2, 3, Fezâilu'l-Ashâb 49, Meğâzî 77, Nafakat 1, Merzâ 13, 16, 43, Ferâiz 6; Müslim, Vasıyyet 5, hadis no: 1628; Êbû Dâvud, Vesâyâ 2, hadis no: 2864; Nesâî, Vesâyâ 3)     

"Allah Teâla her hak sahibine hakkını vermiştir. Bu sebeple, vârise (vârislerden biri lehine) vasiyet yoktur." (Buhârî, Vesâyâ 6; Tirmizî, Büyû' 88, Vesâyâ 5, hadis no: 2122; Ebû Dâvud, Vesâyâ 6; İbn Mâce, Vesâyâ 6; Nesâî, Vesâyâ 5-6, 247-)

Hz. Enes anlatıyor: "Rasûlullah (s.a.s.)'a ölüm vakti geldiği vakit, Allah'ın Elçisi'nin can çekişirken yaptığı vasiyetin tümü: "Namaz(ı ihmal etmeyin) ve sağ ellerinizin sahip oldukları(nın yani kölelerinizin hukukuna riayet edin)" demek olmuştur." (Kütüb-i Sitte Terc. ve Şerhi, c. 17, s. 338)

"Mahrum kişi, vasiyet etmekten mahrum kalan kişidir." (Kütüb-i Sitte Terc. ve Şerhi, c. 17, s. 338)

"Kim vasiyet yapmış olarak ölürse doğru bir yol ve sünnet üzere ölmüş olur; takvâ ve şehâdet üzere ölmüş olur, mağfirete uğramış (günahları bağışlanmış) olarak ölmüş olur." (Kütüb-i Sitte Terc. ve Şerhi, c. 17, s. 339)

"Kim vârisinin mirasçılığı (hakkı)ndan kaçarsa Allah Kıyâmet günü o kimsenin cennetten mirasçılığını keser." (Kütüb-i Sitte Terc. ve Şerhi, c. 17, s. 339)

"Kim, ölüm yaklaşınca vasiyette bulunur ve vasiyeti de Allah'ın kitabına uygun olursa, bu vasiyeti, onun hayatında vermeyi ihmal ettiği zekâtına keffâret olur." (Kütüb-i Sitte Terc. ve Şerhi, c. 17, s. 340)

"Şüphesiz, Allah Teâla, (ahirete göndereceğiniz hayır) amellerinizi artırmak için, vefatınız zamanında mallarınızın üçte birini size tasadduk etti (vasiyet etme yetkisini verdi)." (Kütüb-i Sitte Terc. ve Şerhi, c. 17, s. 340)

“(Allah azze ve celle buyurdu ki:) ‘Ey Ademoğlu! İki şey vardır ki, hiçbirisi senin hakkın değildir ve ben onları rahmetimle sana bağışladım: 1) (Canını almak üzere) gırtlağından tuttuğum anda malından sana (vasiyette bulunman için üçte bir nisbetinde) bir pay ayırdım, tâ ki onunla seni temizleyeyim, günahlarından arındırayım. 2) Ecelin sona erdikten sonra kullarımın sana (kılacakları cenaze) namazı.” (Kütüb-i Sitte Terc. ve Şerhi, c. 17, s. 341)