Zekât Vermemenin Cezası - Zekat - 27. Sayfa
Zekât Vermemenin Cezası
Zekât vermemenin cezası, maddî ve manevî müeyyidelere (yaptırımlara) dayandırılmıştır. Allah, zekâtı vermeyenler hakkında Kıyamette çok acıklı bir cezanın tatbik edileceğini beyan buyurur. "Ey iman edenler! Gerçekten yahudi bilginleri ile hıristiyan râhiplerinden birçoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve insanları Allah yolundan çevirirler; bir de altın ile gümüşü yığıp/stok edip Allah yolunda harcamayanlar, işte bunları acıklı bir azapla müjdele! Kıyamet gününde stok edilen o altın ile gümüşün (paraların) üzerleri Cehennem ateşinde kızdırılacak da, bu mal biriktirenlerin alınları, yanları ve sırtları bunlarla dağlanacak. Ve onlara şöyle denecek: 'İşte bu, kendiniz için stok ettiğiniz paralardır. Artık yığdıklarınızın/stok ettiklerinizin cezasını çekin." (9/Tevbe, 34)
"Allah'ın fazlından verdiğini (infak etmekte) cimrilik gösterenler, sanmasınlar ki o, kendileri için hayırlıdır; tersine bu onlar için pek fenadır. Cimrilik ettikleri şey de Kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah bütün yaptıkları-nızdan haberdardır." (3/Âl-i İmran, 180)
Bu konuda iki de hadis-i şerif meali verelim: "Cenab-ı Allah kime mal verir de zekâtını ödemezse, Kıyamet gününde o mal, sahibine, gözlerinin önünde simsiyah iki benek bulunan gayet zehirli (ve zehirinin etkisinden başı) kel bir yılan şeklinde görünerek boynuna gerdanlık yapılacak; sonra da iki çene kemiğini, yani avurdunu iki tarafından yakalayıp şöyle diyecek: 'Ben senin malınım, ben senin yığdığın stoklarınım." (Buhârî, c. 2, s. 106; Nesâi, c. 5, s. 39; İbn Mâce, c. 1, s. 568)
"Deve, sığır ve koyun sahibi bir müslüman, bu malların zekâtını ödemezse, Kıyamet gününde o hayvanlar, dünyada olduklarından daha semiz ve daha büyük bir halde gelecekler ve her biri boynuzu ile ona toslayacak; ayakları ile de çiğneyecek. Sonuncusu işini bitirince, birincisi yeniden toslamaya ve çiğnemeye başlayacak; ta insanlar mahkeme edilinceye kadar." (Buhârî, c. 2, s. 106; Nesâi, c. 5, s. 29; İbn Mâce, c. 1, s. 568) Bu hadisin hükmü dünya hayatında da tecelli ediyor. Mallarının hakkını ödemeyen zenginler, mallarından huzur içinde faydalanamı-yor, iş güvenliğini temin edemiyorlar, bunca varlıkları gönül darlıklarını gideremiyor. İşte bu gibi durumlar, daha dünyadayken malın sahibini toslaması kabul edilebilir.
Zekâtı ödememenin dinî cezası hakkında İbn Mes'ud (r.a.) buyuruyor ki: "Zekâtı terk eden müslüman değildir." (aynı eser, aynı sayfa). Yani böyle kimseler, İslâm hâkimiyetini kabul etmeyen gayr-ı müslimler gibidir. Zira zekât, müslüman toplumda serbest dolaşmanın ilk şartıdır. Küfürden döndükten sonra bir kimse zekâtı verip namazı kılmadıkça İslâm topraklarında serbest dolaşamaz.
İslami Okul Okulların En Önemlisi