Muhtelif - 21. Sayfa - Ikrah
Kur’ân-ı Kerim’de Dinde İkrâhın Olmadığı ve İnanç Özgürlüğü
“Biz seni kâmil bir müjdeci, ve gerçek bir uyarıcı olarak o Hak (Kur’an) ile gönderdik. Sen, cehennemliklerden (cehennemlik olanların küfürde ayak diremelerinden) sorumlu olacak değilsin.” (2/Bakara, 119)
“...Fitne katilden daha beterdir. Kâfirler, güçleri yetse, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam edeceklerdir...” (2/Bakara, 217)
“Dinde zorlama yoktur. Doğruluk, sapıklıktan seçilip belli olmuştur...” (2/Bakara, 256)
“Onları (insanları) hidâyete erdirmek senin üstüne borç değildir. Ancak Allah, hidâyeti kime dilerse ona verir...” (2/Bakara, 272)
“Eğer seninle tartışmaya girerlerse de ki: ‘Bana uyanlarla birlikte ben kendimi Allah’a teslim ettim.” Ehl-i kitaba ve ümmîlere de de ki: ‘Siz de Allah’a teslim oldunuz (müslüman oldunuz) mu?’ Eğer teslim olurlar (müslüman olurlar)sa doğru yolu buldular demektir. Yok, eğer yüz çevirirlerse sana düşen, yalnızca tebliğdir/duyurmaktır. Allah, kullarını çok iyi görür.” 3/Âl-i İmrân, 20)
“Kim Rasûl’e itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur. Yüz çevirene gelince, seni onların başına bekçi göndermedik.” (4/Nisâ, 80)
“Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki): Allah, sevdiği ve kendisini seven, mü’minlere karşı alçakgönüllü (şefkatli), kâfirlere karşı onurlu ve zorlu bir toplum getirecektir. (Bunlar) Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar (hiçbir kimsenin kınamasına aldırmazlar). Bu, Allah’ın dilediğine verdiği lütfudur. Allah’ın lütfu ve ilmi geniştir.” (5/Mâide, 54)
“Eğer yüz çevirirlerse de ki: ‘Allah bana yeter! O’ndan başka ilâh yoktur. O’na dayandım, O büyük arşın sahibidir.” (9/Tevbe, 129)
“Rabbin isteseydi, yeryüzündekilerin hepsi mutlaka inanırlardı. O halde sen mi insanları inanmaları için zorlayacaksın? Allah’ın izni olmadan hiç kimse iman etmez... (10/Yûnus, 99-100)
“Sakın, Allah’ı zâlimlerin yaptıklarından habersiz sanma. Şu kadar var ki, Allah onları (cezâlandırmayı), gözlerin şaşkınlıktan bakakalacağı bir güne erteliyor.” (14/İbrâhim, 42)
“Yine de yüz çevirirlerse, artık sana düşen ancak açık bir tebliğden ibârettir.” (16/Nahl, 82)
“Allah dileseydi, hepinizi bir tek ümmet kılardı, fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yaptığınız işlerden mutlaka sorumlu tutulacaksınız.” (16/Nahl, 93)
“Kalbi iman ile mutmain olduğu halde (dinden dönmeye) ikrâh olunan/zorlanan hâriç, kim, iman ettikten sonra Allah’ı inkâr ederse (ona Allah’ın gazabı vardır). Ama kim, kâfirliğe göğüs açarsa, onların üzerine Allah’tan bir gazap ve onlara büyük bir azap vardır.” (16/Nahl, 106)
“Ve de ki: ‘Hak, Rabbinizdendir. Öyle ise dileyen iman etsin, dileyen inkâr edip kâfir olsun.’ Biz, zâlimlere öyle bir cehennem hazırladık ki, onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır...” (18/Kehf, 29)
“De ki: ‘Ey insanlar, ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.” (22/Hacc, 49)
“De ki: ‘Allah’a itaat edin, Rasûle de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu iyi bilin ki, Peygamber’in sorumluluğu kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak), sizin sorumluluğunuz da size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygamber’e düşen, sadece açık-seçik tebliğdir/duyurmaktır.” (24/Nûr, 54)
“Onlar iman etmiyorlar diye âdeta kendine kıyacak, kendini helâk edeceksin! Biz dilesek, onların üzerine gökten bir mûcize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar.” (26/Şuarâ, 3-4)
“Onlar, boş söz işittikleri zaman, ondan yüz çevirirler ve ‘bizim amellerimiz/işlerimiz bize, sizin amelleriniz size; size selâm olsun. Biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz’ derler. Sen sevdiğini hidâyete erdiremezsin; bilâkis, Allah dilediğine hidâyet verir ve hidâyete girecek olanları en iyi O bilir.” (28/Kasas, 55-56)
“Eğer yüz çevirirlerse Biz seni onların üzerine bekçi göndermedik. Sana düşen, yalnız tebliğdir/duyurmaktır...” (42/Şûrâ, 48)
“...Sen onların üzerinde bir cebbâr/zorlayıcı değilsin, sadece tehdîdimden korkanlara Kur’an’la öğüt ver.” (50/Kaf, 44-45)
“Allah’a itaat edin, Peygamber’e de itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, Rasûlümüze/elçimize düşen apaçık bir tebliğdir/duyurmadır.” (64/Teğâbün, 12)
“Öğüt ver, çünkü sen ancak öğüt verensin. Onların üzerinde zorlayıcı değilsin.” (88/Ğâşiye, 21-22)
“Sizin dininiz size, benim dinim bana.” (109/Kâfirûn, 6)
İslami Okul Okulların En Önemlisi