Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Küfr: Nimeti İnkârdır - İslami Bilgiler - Islam Musluman - 16. Sayfa

Küfr:

 

Nimeti inkârdır. İman ve İslâm bir nimettir. Bu nimeti inkâr etmek, imansızlıktır. İnkar ise ya imanın hükümlerini nefyetmek ve inkar etmektir ki bu tarz olan dalâlet, hakkı kabul etmemektir. Kabulün yokluğudur (adem-i kabûl), ya da imanın nefyini değil, belki imanın zıddına gidip, batılı kabuldür, hakkın aksini ispattır, yokluğun kabulü (kabûl-i adem)dür, buna cahd denilir.

İman, Allah’a bir intisabtır. Küfr bu intisabı keser. Ayrıca küfr pek çok manevi hukuka da tecavüzdür, zulümdür, cinayettir. Küfr ile imanın ortası yoktur. İman, bütün eşya ile gerçek bir kardeşliği tesis eder, küfür ise bunu yıkar.

Küfr terimi, şirk teriminden daha geneldir.

“Eğer küfr ederseniz bilin ki şüphesiz Allah size muhtaç değildir. Bununla beraber, O, kullarının hesabına, küfr (inkâr)e razı olmaz.” (ez-Zümer: 39/7) 

Küfr, bir sapıklıktır:

“Kim, Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, şüphesiz tam manasıyla bir sapıklığa sapmıştır.” (en-Nisa: 4/136)

“Kafirler dediler ki: “Biz hiçbir zaman bu Kur’an’a ve ondan önce gelenlere inanmayacağız.” (Sebe: 34/31)

“Ayetlerimizi, ancak kâfir olanlar, bile bile inkâr ederler.” (el-Ankebut: 29/47)

Allah’ın ayetleriyle ancak kâfirler mücadele ederler:

“Allah’ın ayetleri hakkında, kâfirlerden başkası tartışmaya girişmez.” (el-Mü’min: 40/4)

Kafirler Kur’an-ı sihir olarak telakki eder ve inkar ederler:

“Kendilerine hakk (Kur’an) gelince: “Bu bir sihirdir, bizler buna kesinlikle, inanıcılar değiliz” dediler.” (ez-Zuhruf: 43/30) 

Kafirlere, onların taptığına tapılmadığı hususu peygamber ve dolayısıyla mü’minlere söylenmesi emredilir:

“De ki: “Ey kâfirler! Taptıklarınıza tapmam…” (el-Kafirun: 109/1-2)

Kâfirlere karşı temkinli olmak gerektiği hususunda da şöyle buyrulur:

“Şüphesiz kâfirler, size apaçık düşmandırlar.” (en-Nisa: 4/101)

Kafirlere karşı müslümanların sert olduğu ifade edilir:

“Muhammed, Allah’ın elçisidir. O’nun beraberinde bulunanlar, kafirlere karşı çok sert, kendi aralarında çok merhametlidirler.” (el-Fetih: 48/29)

Hz. Peygamber’e ve dolayısıyla müslümanlara, kafirlere karşı cihat edilmesi emredilir.

“Sen, kafirlere boyun eğme ve onlara karşı (Kur’an ile) olanca gücünle büyük bir savaş ver (cihat et)” (el-Furkan: 25/52)

“Ey Peygamber! İnkarcılar (küffar)la, iki yüzlü (münafıklar)le cihat et, onlara karşı sert davran! Onların varacakları yer cehennemdir. O, ne kötü dönüş yeridir.” (et-Tevbe: 9/73)

Ayrıca münafıklar, kafirlerle birlikte hareket ederler.[1]

Kafirler, ahirette gerçeği göreceklerdir,[2] cehennemliktirler.[3]  


 

[1] el-Haşr: 59/11.

[2] en-Nahl: 16/13.

[3] el-Maide: 5/10; et-Tevbe: 9/3; el-Hacc: 22/57; el-Feth: 48/13; el-Beyyine: 98/6.

Şamil İslam Ansiklopedisi: 3/186.