Birincisi - İslami Bilgiler - Islamin Hareket Metodu - 11. Sayfa
Birincisi: İslami Hareket Metodu Pratik Bir Metoddur.
Bu pratiklik, Allah'tan gelen hareket metodunun özelliklerinden değil aksine bu dinin kendisindendir.
"İslamın takib ettiği metod pratik bir metoddur. Bu sebeple, fiilen mevcud olmayan problemlerle meşgul olmaz. Pratikle ilgisi olmayan, ortada bulunmayan meselelere ilişkin hükümlerin hiç birisiyle uğraşmaz... İslam'ın takip ettiği metod ciddi ve gerçekçi olduğu için lüzumsuz hükümlerle ilgilenmez. Bu dinin metodu katiyyen bu değildir.
Bu ancak boş vakitlerini boş ve lüzumsuz şeylerle geçirenlerin takip ettiği bir hareket tarzıdır. Gerçekler dünyasında karşılığı bulunmayan ahkam ve teorilerle ancak bu boş ve lüzumsuz kimseler uğraşır. Bunlar vakitlerini bu dinin bizzat kendisinde var olan pratik hareket metoduna uygun olarak müslüman bir toplumun inşası için harcayacaklarına, böyle şeylere sarfederler."
"Hareket halindeki hayatın meydana getirdiği fıkıh, ayetlerin inmesine ve hükümlerin doğmasına sebep olan hayat şartlarını esas alır. Fıkıh; hayat şartlarıyla nass ve hükümlerin birleşerek meydana getirdikleri bir terkiptir. Bu terkibin maddeleri birbirinden ayrıldığı takdirde yapı ve özelliğini kaybetmiş olur.
Bunun içindir ki, hareket halindeki hayatın şartları içinden doğmayan, bu şartlara uygun bir bünyeye sahip olmayan ve müstakil olarak boşlukta yaşayan bir tek fıkhi hüküm düşünülemez... O, boşlukta vücud bulmuş değildir. İşte bu sebeble boşlukta yaşayamaz."
(Fizilal-il Kur'an cüz:13 s:13)
İslami harekette pratikliğin bölümleri vardır:
A) Davetçilerin özel ve maddi durumları, kişisel yetenekleri,
B) İslam davetçilerinin yıkmak ve yeryüzünden temizlemek istedikleri cahiliyyetin durumu.
Bir yanda cahili fikir ve düşünceler, cahili adet ve taklidler diğer yanda bütün bunları koruyan ve destekleyen hükümdarlar İslam davetçilerinin önünde yıkılması gereken iki engel olarak durmaktadırlar.
"Yeryüzünde Allah'ın otoritesi dışında kalan tüm otoritelerden insanlığı kurtarmak için genel bir çağrı olan bu din dün, bugün ve yarın insanın içinde bulunduğu fikri, itikadi, maddi, siyasal, sosyal ve ekonomik unsurlardan kaynaklanan engellerle karşı karşıya kalır. Bunun dışında sınıfsal, sapık inanç ve batıl düşüncelerin oluşturduğu engellerle de karşı karşıyadır. Bu engeller ötekileriyle karışır ve birbirleriyle etkleşirler..."
(Fizilal-il Kur'an: c.10 s:170-171)
"Hiç şüphe yok ki, İslam dini hangi toplumda olursa olsun Allah'ın insanlığa bahşettiği bir varlıktır. Bu varlık ancak insanların kudret ve imkanları çerçevesinde ve yine onların çalışmaları oranında elde edilerek, ondan istifadeleri mümkün olabilir.
Dinin beşeriyete hizmeti, insanların ona teslimiyeti ile başlar ve onları, maddi imkanları dahilinde sarfettikleri gayret ve çalışmaları hedeflerine ulaştırır.
Bu dinin en önemli özelliği; onun hiçbir zaman ve hiçbir yerde bir an bile olsa insan fıtratından, sınırlı kudret ve imkanlarından ve maddi varlıklarından gafil olmayışıdır. Bunun için İslam dini insaniyeti en yüksek gayelere kolayca, rahat adımlarla, sakince ve hiç bir kargaşaya mahal bırakmadan har zaman ve çağda ulaştırma özelliğine sahiptir."
(Din Dediğin Budur s:4)
Burada bir meseleyi açıklamamız gerekiyor :
İslami hareket metodunun pratikliğinin maksadı; bulunduğu cahili ortamla uyum sağlamak, onunla barış içinde yaşamak değil, aksine içinde bulunduğu cahiliyyeti gerçek yüzüyle tanıyıp onu değiştirmeye çalışmaktır.
İslami Okul Okulların En Önemlisi