Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 25. Sayfa - Islamin Hareket Metodu

6) Teşkilatın Başında Liderin İlim Ve Basiret Sahibi Güvenilir Bir Müslüman Olması.

 

"Teşekkül eden bu yeni cemaat Rasulullah'da ilk şahsiyetini bulan bir miğferin etrafında döner. Rasulullah (s.a.s)'den sonra da hangi önder insanları İslami ölçüler içinde Allah'ın uluhiyetine, rububiyetine, O'nun şeriat, hakimiyet ve prensiplerine doğru götürürse bu toplumumn miğferi sayılır."

(Fi-Zilalil Kur'an c: 10 s:70)

Teşri ve nübüvvetin dışında kalan konularda Rasulullah (s.a.s)'e halef olması sebebiyle ilmi, fikri, ahlaki ve hareket açısından İslam cemaatinin bel kemiğini oluşturmalıdır. Eğer bu lider idare ettiği kimselerden fikir, ruh ve hareketlilik açısından daha üstün olmayacaksa, böyle bir komutanın İslami olmayan bir grubun başında olması daha uygun olur.

Bizim musibetlerimizden birisi de bir takım komutanların, tasavvur, düşünce ve özellikle de yaşayış bakımından Allah'dan gelen hareketin tabanından daha aşağı noktalarda bulunmalarıdır.

Eğer lider gerçekten de tasavvur, düşünce ve yaşayışın en seçkin temsilcisi değilse, Rasullük mirasının varisi olarak görevini gereği gibi üstlenmesine imkan yoktur.

"Lider cahili toplumun komutanlarından bağımsız bir komuta altında çalışır. Bu lider müslümanların haraketlerini düzenler ve gereken organizeyi yapar. Onları islamı varlıklarını kökleştirmeye, derinleştirmeye ve geliştirmeye, cahili varlığa karşı mücade vermeye, ona karşı direnmeye ve onu ortadan kaldırmak için çalışmaya yönelir."

(Fi-Zilalil Kur’an c:10 s:70)

Hareketin düzenlenip, organize edilmesi, İslam'i varlığın kökleştirilip derinleştirilmesi ve yaygınlaştırılması, görünen olumlu Rabbani eğitimin uygulanması ancak Allah'ın emirlerini bilmek, Kur'an-ı Kerim'i ve temiz sireti ince ve hassas bir şekilde tanımak ve Allah'ın yanındakini fani metalara tarcih eden samimi bir takvaya sahib olmakla gerçekleşebilir.

İşte lider bu niteliklere sahip olacak olursa, o zaman İslami hareket de uyanık ve belirli bir hedefe sahip olarak ortaya çıkar. Gayesi de bellidir, izleyeceği yol da bellidir. Çünkü bu hareket içinde bulunan bu dini faaliyet göstermesi gerektiğini idrak ettikleri gibi davanın menfaatini, davetçilerin menfaatleri gibi davanın menfaatini, devetçilerin menfaatinden önde tutmak gerektiğini de idrak ederler. Böylece hareketin içindeki her fert gereken yerini almış olur ve belirli bir rol üstlenmeyecek hiç kimse bulunmaz ve hiçkimse de kendisine layık olmaman yere oturtulmamış olur. Ölçü harcanan gayret ve çaba olur. Gösterilen taat ve yakınlık değil.

"İslam toplumu, Allah'tan gelen hareketten doğar. Onda hareket ise süreklidir. şahısların değerlerini ve kıymetlerini   belirleyen de odur. Bu bakımdan onların görevlerini ve işgal edecekleri yerlerini de o belirler."

(Yoldaki İşaretler s: 115)

"Fakat İslam akidesinin ve bu akideden fışkıran bu toplumun karakteristik özelliği olan hareket, hiç kimsenin gizlenmesine izin vermez. Gerçek şu ki; bu toplumdan yer alan her bir ferdin harekete katılması kaçınılmazdır. Hareket onun akidesindedir. Hareket kanındadır. Hareket toplumundadır. Ve bu organik toplumun oluşumundadır."

(Yoldaki İşaretler s: 117)

İşte bu niteliklere sahip bir lidere haram olmayan konularda itaat edilecği apaçıktır. İsterse bu liderin vereceği emir ictihadi konularda fertlerin ictihadına aykırı düşsün, yine de itaat edilir. Çünkü böyle bir lider Rasulün (s.a.s) izinde olan bir liderdir.