Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

ANSIKLOPEDISTLER - 32. Sayfa

 

ANSIKLOPEDISTLER

 

Tam olarak Encyclopedie on Dictionnaiıv Raisonne des Sciences, des A/is el des Metiers

(Ansiklopedi ya da Bilimlerin, Saııailann ve Mesleklerin Açıklamalı Sözlüğü) adıyla 1751 yı­lında yayımlanmaya başlanan ve 35 cilt olarak 1780yılında tamamlanan Fransız Ansiklopedi­si etrafında toplanan bilim adamları ve düşü­nürlerin oluşturdukları geniş kapsamlı felsefe akımı taraftarına ansiklopedikler adı verilir. Genelde XVIII. yüzyıl Avrupa Aydınlanması, özelde de Fransız Aydınlanması içinde önem­li etkisi ve yeri olan Ansiklopedistlerin asıl bü­yük etkileri, o zamana kadar ayrı ayrı gelişen düşünceleri bir araya getirmeleri olmuştur. Aslında   Ansiklopedİ'ye   Ephraim   Chanıbers'ın 1728'de Londra'da Cyclopaedia or An Üniverseli Dİctionaıy o/Arts and Sciences (An­siklopedi ya da Evrensel Bilimler ve Sanal/ar Sözlüğü) 'nün gösterdiği başarı ilham vermiş­tir. Nitekim sözkonusu Cyclopedia'n\n beş cilt olarak çevrilmesine teşebbüs edildiyse de ba­şarılı olunamamıştır. Yayım sorumluluğu gö­revini üstlenmiş olan Andrc Breton, 1745'te çeviri yerine daha geniş kapsamlı bir ansiklo­pedi tasarısı hazırlayarak matematikçi Jean Alembert'dcn aynı yıl katkıda bulunacağı va­adini aldı. 1746'da rahip olmak isterken hu­kuk öğrenimini görüp serbest yazar ve çevir­men olan ve Ansiklopedisiler arasında düşün­celerinin çok yönlü lüğüylc dikkat çeken De­niş Dİderot gruba katıldı. Matematik bölümü­nün yöneticiliği d'Alcmbert'c bunun dışında kalan bölümlerin genel yöneticiliği ise Dide-rot'ya verildi. 1751-65 yılları arasında on yedi, 1772 yılına kadar da on bir ve toplam yirmi se­kiz cilde ulaşan Ansiklopedi 'ye 1776-77'de beş cilt daha eklendi. İki cild tutan dizin İle birlik­te 1780'dc Ansiklopedi'nİn otuz beş cİldîİk ilk basımı ortaya çıkmış oldu. Bu basımda alıcı abone sayısı 4250 İdi. İlk basımda izlenen alfa­betik sıralama yerine daha sonra konulara gö­re düzenleme sistemi uygulanarak yeni ve ge­nişletilmiş yazımına başlandı. Fransız devrimi sırasında sürdürülen yeni basım, birinci cildin yayımından elli yıl sonra 1832'de 166. cildiyle tamamlandı.

/l/ıs/A7opt'ctf yeni bilimsel gelişmeler ile felse­fi düşünceleri başta Fransa olmak üzere Avru­pa ölçüsünde yaygmlaştırmış, toplumsal sınıf­ların duygu ve düşüncelerini birbirine tanıt­mak suretiyle Aydınlanma'ya hizmet etmiştir. Bilgiye yaklaşma tarzı ve anlayışı bakımından Ansiklopedi deneyciliğe ve duyumculuğa da­yanmanın yanında, metafizik yönden şüpheci hatta sonraları, özellikle Diderot'un etkisiyle maddeci bir görünüş ortaya koydu. Düşünce alanında yeni etkinlikleri teşvik edici bir tavrı, hoşgörülü, özgürlükçü bir tutumu benimser görünmesiyle çeşitli akımların temsilcilerinin ortaya çıkmasına ortam hazırladı. Ayrıca bi­lim alanında deneyi ve şüpheciliği yöntem ola­rak seçmesiyle döneminin hukuk, kilise, kurumları, inanışları ve değerleri karşısında sar­sıcı bir rol oynadı. Her türlü inanış ve değer anlatılıp aktarılırken, aynı zamanda bunlara karşı şüpheci bir tavır da sergilendi. Ansiklo-pedi'yi yayınlayanlar ve ona yazı yazanlar bu niteliklerini başarılı bir şekilde ortaya koymuş­lar, yeni düşüncelerin devrimci tarafını da er­meyi ihmal etmemişlerdir. Bu bakımdan An­siklopedi, yayımı sırasında çeşitli defalar yasak­lanmış, fakat daha sonra gerçekleşecek 1789 Fransız Devriminin düşünce alt yapısını ve söylemini temellendirmiştir. Nitekim Ansiklo­pedi yayımının hemen başlarında önce Cizvit­ler tarafından yasaklanırken, 1752'de bazı cilt­leri Devlet Şurası (Conseil d'Etat)'nca topla­tıldı, halta 1759 yılında bir kaç yıl süreyle yayı­mı yasaklanarak mahkûm edildi.

Ansiklopedinin yayımında en büyük pay, ilk yayımcı olarak d'Alembcrl'e ve 1758'de onun ayrılmasıyla yayım işini üstlenen Didcrot'ya aittir. Düşünce ve yazılarıyla ansiklopedinin oluşmasına katkıda bulunanlar arasında Mon-tesquieu, Voltaire, Baron d'Holbach,. Rous-seau, Turgoı, Marmontel ve Neckcr sayılabi­lir.

Ansik/opedi'nin bilimsel anlayışım ifade eden önsözünü önemli bir matematikçi olan d'Atembert yazmıştır. Bir felsefeci olmamak­la birlikte bilim anlayışında bütünüyle Francİs Bacon'ın bilim sınıflaması ve yöntemine bağlı­dır ve Locke'a dayanarak deney bilgisi sınırla­rı içinde kalır.

Ansiklopedi'nİn İkinci, ama asıl belirleyici ki­şisi bin kadar madde yazan Diderot'dur. Dram ve roman türünde de eserler veren Di-derot Fransız Aydınlanmasında önemli bir rol oynamıştır. Dİderot şüpheciliğini daha çok pa­radokslarla ortaya koyar. Sözgelimi; "Ey Tan­rım, var olduğunu biliyorum, fakat niyetim ve amelim İtibariyle sanki sen düşüncemi ve ame­limi görüyormuşsun gibi hareket edeceğim" dediği gibi, daha sonra: "Yalnız, yegâne büyük bir ferd, yani evren vardır. Zihin, hatta- bütün dünya kendi kendine çalınan bir piyano gibi­dir" diyebilmektedir.

Ahlak konusunda da aynı tutum görülür ve ahlak anlayışındaki kararsızlığı biraz da bu tuturna bağlanabilir. Önce bir ahlâk duygusu­nun varlığından söz ederken, daha sonra bu­nun sonsuz sayıda küçük deneylerden oluştu­ğunu belirtiyor. Fakat erdem konusunda coş­kulu bir tavrı daima belirtiyor. Tarihi bağlantı ve ilişkileri pek anlamışa benzemiyor İçinde yaşadığı sİyasİ-sosyal karışıklığı insanlara bas­kı yapmak isteyen düşük ahlaklı kişilerin bir oyunu şeklinde görüyor. İnsana sadece aslî öz­gürlüğünün iadesini yeterli görüyordu. "İnsa­nın özgür ve mutlu olmasını istiyorsanız onun işine karışmayın." Dini inanışlar Dİderot'ya göre, bozucu etkilerin kaynağıdır.

Kısacası Diderot'nun felsefe alanında ileri sürdüğü veya savunduğu felsefi görüşlerin hiç­birisi yeni değildi, fakat onun başarısı daha çok dur durak bilmeden çalışması ve içinde ya­şadığı ortamdaki dağınık düşünceleri toplaya­rak etkili, güzel ve çarpıcı şekilde ifade edebil­mesinden kaynaklanır. Bu nitelik onu XVIII. yüzyılın devrimci ruhunun en uç noktasına ulaştırmıştır.

Diderot'nun düşünce dünyası, deneycilik İle maddeciliği birleştirmeyi, canlıların evrimi gö­rüşünü Hıristiyan inanışına karşı savunmayı, dolayısıyla ateizmi amaçlar. Burada Volta-ire'in İngiliz deneyciliğini Fransa'da tanıtıp yayması sonucunda Ansiklopedi'mn bir araya getirdiği düşünürler, Condİllac'ın kılavuzlu­ğunda duyumculuğu kabul ederler. Diderot, Condİllac'ın duyumculuğunun idealizme ula­şacağını düşünerek, bunu maddecilikle bağ­daştırmaya çalışmıştır. Duyumu ve kaynakları­nı, bizzat körler üzerinde çalışarak araştırmış, sonuçla değerlerin, doğru ve yanlış düşünüşü­nün Tanrı'dan olmayıp duyumlardan geldiğini ileri sürmüştür. Dolayısıyla insanın duyumları aracılığıyla algıladığı dünya, fiziksel ve maddi bir bütündür ve burada sürekli bir değişim var­dır. Bu bakımdan o Descartcs fiziğini, hareke­ti maddeye Özgü bir nitelik şeklinde yorumlar. Atomlar, madde olmaları dolayısıyla içlerinde bir güç kaynağını taşırlar. (Leİbnİz'İn monad görüşü gibi). Yine Leibniz'de olduğu gibi, Di-derot'da canlı veya cansız bütün maddenin ta­mamen duyumsal olduğunu düşünür. Tabiat ve tabiattaki her olay da tabiattaki modeliyle açıklanabilir ki, maddenin duyumsallığı onun gelişerek karmaşık ve özelleşmiş yapılara dö­nüşmesi, dolayısıyla organizmalar oluşturması­na neden olur. Organizmalar ise tabii erimle insan seviyesinde karmaşıklasın Anlık ve dü­şünce beynin işlevinden ibarettir. Bu bakım­dan beyin ve sinir sistemi insan kimliğini ka­zandıran bir organdır ve hafıza, insanın geçmi­şiyle bugünü arasındaki birliği gerçekleştirir.

Materyalist dünya görüşü hareket felsefesin­de de göze çarpar. Dİderot'ya göre sadece fi­ziksel nedenler vardır. Buna bağlı olarak her olayın bir nedeni olduğu gibi, her hareket de bir fiziksel nedenle İlişkilidir, (determinizm). O halde, Dİderot'ya göre, irade özgürlüğü id­diası gerçek olmayan bir soyutlamadır. Mutlu­luk ve onun hazları hareketin amaçlarıdır.

Kısacası Ansiklopedistler, özellikle de Dide-rot'dan itibaren XIX. yüzyıl materyalistlerini etkilemiştir. Daha geniş ve kalıcı etkisi, kitle­ler üzerinde olmuş, ilerici, eğitici ve devrimci düşünceler ileri sürmesi Fransız Devrimi üze­rinde etkili olmuştur.

özet olarak söylemek gerekirse, Ansiklope­distler ve bu arada Diderot'da da temel düşün­ce, gelişmeye olan İnançtır. Bu yönden bakıldı­ğında insanların değişimini gerçekleştirmek sureliyle onları mutlu kılmak mümkündür ve bu aslında bir insanlık görevidir. Evrende me­kanik bir düzen vardır ve nedensellik ilkesi ge­çerlidir. Bütün bunların temelinde maddenin hareketi esastır. Siyasetin güdücüsü de iktisa­di amaçlar olduğundan, özgürlük de bu teme­le dayandırılmalıdır. devletin bu bakımdan gö­revi uyruklarına iktisadi özgürlüğü sağlamak, üretilen ürünlerden yararlanmalarına imkan vermeyen engelleri ortadan kaldırmaktır. Ya­ni devlet kapitalist zihniyetin öngördüğü ve bu sistemin dayandığı ilkelerin gereği olarak pazar (piyasa) şartları ve işleyişinin sağlanma­sıyla yükümlüdür. Bu bakımdan dengeli ve sağlam bir yönetimin kurulması, ekonomik ve kültür alanında etkinliklerin teşvik edilmesi gerekir. Ansiklopedistler kapitalizmin geliş­me sürecinde geçmişle olan bağların kopartıl­ması suretiyle Fransız Devriminin oluşmasına önemli katkı ve etkileri olan düşünürler ve bilginler topluluğu olarak da nitelenebilirler.

İsmail KILLIOĞLU[1]



[1] Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, Risale Yayınları: 1/47-50.