Ashab - İslami Bilgiler - 48. Sayfa
ASHAB
İslâm alimleri tarafından yapılan sahabi tanımlarında bazı farklılıklar görülür. Bu da onlardan her birinin değerlendirmesine esas aldığı ölçüden kaynaklanmıştır. Ancak mevcut tanımların özü şöyle ifade edilebilir. "Sahabi, Peygamber (s) ile mümin olarak karşılaşan ve mü'min olarak ölen kimsedir." O'nunla az veya çok beraber bulunmuş olan, hadis rivayet eden veya etmeyen, O'nunla bir savaşa katılan ve katılmayan, sadece görmüş olup O'nunla oturmayan veya bir engelden dolayı görmeyenler de bu tanımın kapsamına girmektedir. Bir hadis-i şerifte İslam ümmetinin en hayırlı neslinin Peygamber asrında yaşayan müs'ü-manlar(yani ashab) olduğu haber verilmiştir. Ayet ve hadislerde çeşitli vesilelerle övülen, tezkiye edilen ve hatta -bir kısmı- hayatta İken Cennet'e girecekleri müjdelenen bu örnek nesil, erkeğiyle kadınıyla, büyüğüyle küçiiğüyle, topyekün hepsi Peygamber (s.)'den öğrendikleri bilgileri bıkmadan usanmadan, bir ibadet şevki ile sonraki nesillere aktarmışlardır. Kur'an ayetlerinin nüzul sebeplerini, (esba-bu'n-nuzul) hadis-i şeriflerin söyleniş sebeplerini (esbâbu'l-vünıd), Peygamber (s.)'in bütün ayrıntısıyla icraatını ve daha nice incelikleri ashab nesli sayesinde Öğrenilmiştir. Bütün bunların da ötesinde, hayatın gerçekleri içindeki "yaşanan İslam"ı ancak ashabın şahsında
görme İmkanına kavuşabiliyoruz. Bu yüzdendir ki, müslümanlardinlerinikendilerineartık-sız, eksiksiz intikal ettirmiş bulunan ashabı hep hayırla ve hürmetle anagelnıişlerdir.
İslâm dünyasında Peygamber (s.)'in hayatı çeşitli İlim dallarınca çeşitli yönlerden ele alınıp İncelendiği gibi Ashab'ın hayatı da değişik yönlerden araştırılmıştır. Mesela, bazı eserlerde görülen şahabı tarifi, hadis rivayetinde ashabın değeri, az veya çok sayıda hadis rivayet edenler bilgin sahabiler, şair sahabiler, sahabi-lerin yerleştikleri ve vefat ettikleri yerler, ashab'ın kendi aralarında derecelendirilmesi, ehl-İ Suffe, ehl-i Bedr müellefe-i Kulub gibi başlıklar bunların bir kısmıdır.
Ashabın sayısı hakkında verilen rakamlar muhtelif olmakla beraber, Veda Haccı sırasında Peygamber (s.)'in, Arabistan'ın çeşitli bölgelerinden gelen yüzkırk bin kadar sahabiye hitab ettiği bildirilmektedir. Bu rakama bunlardan daha fazla olan ve o yıl hacca iştirak etmemiş müslümanları da katarsak aşağı yukarı ashabın sayısı hakkında bir kanaat elde ederiz.
Bir insanın sahabi olup olmadığı şu yollardan biriyle anlaşılır:
1- Sahabi olduğu tevatür yoluyla sabit olur; Zaten bu konuda ünlü bir hadis te vardır: "Ashabım gökteki yıldızlar gibidir,hangisine tabi olursanız sizi hidayete götürür." 2- Şöhret ve yaygınlık yoluyla bilinir; 3- Tezkiyesi kabul edilen bir tabii veya sahabüerden birinin filanca sahabidir şeklinde rivayette bulunması İle bilinir ve 4- adaleti ve yardımseverliği sabit İse, ben şahabıyım demesiyle bilinir.
Ashab İle alakalı en Önemli konulardan biri de ashabın adaleti meseledir: Bazı fikirleri tartışmalı gruplar hariç tutulursa, ehl-İ Sün-net'in, Ashabın tamamının adil olduğunda İttifakı vardır. Kur'ân-ı Kerim'deki şu ayetler, ashabın adil olduğuna delil gösterilmiştir: Fetih; 18, Tevbe; 100, Enfal; 64, Haşr; 8-9, Fetih; 29, Tevbe; 117-118
"Ashab-ı Kiram adildir" sözüyle kastedilen şudur: Sahabelerin hepsi, Resulullah (s.) adına yalan söylemeyecek, ona ait olmayanı ona nisbet etmeyecek bir vera ve takva sahibidir-
ler. Sahabenin adil olduğunu kabul etmemiz bizi onlardan sonrakilerde olduğu gibi rivayetlerinin kabul edilmesi için, durumlarını araştırmak gerekmediği, sonucuna götürür.
Ashabın İslam için sosyolojik Önemi, onların ilk İslam toplumunun ve ümmetin ilk üyeleri ve kurucuları olmaları noktasında toplanır. Her sahabinin İslam'a kattığı renk, daha sonraki yüzyıllarda çeşitli İslam toplumlarında "örnek" olarak kabul edilerek İslam'ın tarih içindeki şekillenmesine etkide bulunmuştur.
AhmetTuranARSLAN
Bk. Hadis. [1]
[1] Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, Risale Yayınları: 1/83-84.
İslami Okul Okulların En Önemlisi