Muhtelif - 65. Sayfa
AZL
Sözlük anlamı uzaklaştırma, ayırma, çekilmedir. İslam siyaset terimi olarak: "Görevdeki bir İmam'ın (Halife) İmamct'te aranan vasıflardan birini kaybetmesiyle Ehl-i Hail ve'l-Akd tarafından görevden uzaklaştırılması" anlamına kullanılmıştır. Azl, siyaset konusunda yazan İslam fukahasının en çok tartıştığı konulardan biridir. Bir yandan Ümmetin başında zamanın en iyi ve en layık kişisinin bulunmasının zorunluluğu, bir yandan da Asr-ı Saadet'in hemen bitiminde yaşanan kanlı olayların sonuçlarını görme, konu hakkında konuşup yazmayı zorlaştırmıştır. Fukaha (Fıkıhçı-lar) azl ve ona bağlı olarak ayaklanma konusunda 'iyimserler' ve 'sert tutumlular' diye iki gruba ayrılabilir. Yalnız tek söz halinde ittifak edilen ve sözü muteber hiçbir otoritenin itiraz etmediği bir hüküm vardır: "İman sınırını aşıp küfre giren hiçbir İnsan mü'minlcrin başında yönetici olarak bulunamaz". Sahih ve sarih naslardan kaynaklanan bu hükümde sözbirliği vardır. İmam Nevcvi, Nisa 141. ayeti bu konuda birinci delil olarak gösterir.
İslam ulemasının İmam'ın azli için sebeb ku-bul ettiği gerekçeleri ve tartışılan yönlerini şöyle özetleyebiliriz:
1- Küfür ve irtidat hali: Ümmetin icmaı ile bu durumda görevden alınır ve öldürülür. Bu konuda ihtilaf yoktur. Kaldı ki sıradan bir vatandaş için de irtidat, ölümü gerekıiren bir suçtur.
2-Namazı terki ve namazı engellemesi: Açık hadislerle böyle bir yöneticiye karşı savaş emredilmiştir (bkz. Müslim, 3/1483)
3- Allah'ın indirdiği ite hükmetmeme: Bu eylemi imamı, ister küfür, isterse de fısk veya zulüm durumuna düşürsün azlini zorunlu hale getirir. Kafir, fasık veya zalim olması ile çıkacak sonuçlar ise "azl" olayı dışında incelenir.
4- Zulüm yapması, fasık ve bid'at ehlinden olması hali: Böyle bir insanın ilk başta göreve getirilmesi sakıncalıdır. Göreve geldikten sonra bu vasıfları alması halinde ulemanın iki görüşü vardır: Mutlak olarak görevden azledilmesi gerektiği kanaatinde olanlar ve görev-
den alınması gerekmediği kanaatinde olanlar. Her iki grubun da dayandığı Şcr'İ naslar vardır. Ancak, azlin gerekli olmadığını söyleyenlere tesir eden asıl olay, yaşanmış tarih ve müs-lümanların maslahatını öne çıkarmalarıdır. Onlara göre, zor kullanarak azletme yerine başka barışçı yollar denenmelidir. Konuyu biraz daha geniş açıdan inceleyenler de olmuştur: Bunlar, İmamın sözkonusu tavırlarını inancındaki sapmalar ve eylemlerinde sapmalar diye ikiye ayırırlar. Bu durumda genel Ölçü; raiyyenin ondan etkilenerek İslami hayatı çiğnemeye cesaretlenip ccsarctlencmcycceği-dir.
5- İmam'ın otoritesini kaybetme hali: İmam, görevlilerden birinin onu etkisiz hale getirip yönlendirmesi, esir düşmesi, ayaklanma veya bir ihtilalle görevinden uzaklaştırılması, aklî dengesinin bozulması, körlük, sağırlık ve dilsizlik gibi bir özrü olması gibi sebeplerle pasi-fİze olmuş olabilir. Bütün bu durumlarda Ehl-i Hail ve'l-Akd, azlin gerekli olup olmadığında karar yetkisine sahiptir. Ehl-i Hail ve'l-Akd, mevcut İmamın azlini karara bağlarken, Ümmetin mevcut durumu İle, muhtemel durumu arasındaki maslahatını gözetmek durumundadır. Ancak, küfür veya İrtidat (ve namaza engel olma) durumunda sonuç ne olursa olsun azli şarttır.
Azlin tahakkuk yolları da şunlardır:
1- İmam kendisini azledebilir: Hz.Hüseyin (r.) kendi kendini azleimiştir. Ancak Şcr'i bir gerekçe olmadan daha rahat bir hayal için görevden ayrılması konusunda fakihicrin üç görüşü vardır: Ayrılabilir ve ayrılamaz tartışması yanında orta bir görüş İse, Ümmetin maslahatının dikkate alınması şeklindedir. Bu üçüncü görüş, üzerindeki görevin far/.-ı ayın veya farz-ı kifaye olmasına bağlıdır.
2- Silahlı ayaklanma: Bu yolla imam değiştirmenin öncüleri Haricilerdir. Genelde uygun görülmemiş olmakla beraber Şcr'i bir yol olarak benimseyenler de vardır.
3- Diğer barışçıl yollar: Gösteri, boykot vb. yollarla mü'minler İmam'ın azil isteğini dile getirebilirler. Ehl-i Hail ve'l-Akd yine son karar merciidir.
(Nureddin YILDIZ)
BK.lley'at, Ehl-i Halt ve'l-Akd, Hilafet, HürOc, İma/net, Şe/ieıt. [1]
[1] Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, Risale Yayınları: 1/110.
İslami Okul Okulların En Önemlisi