Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

BAĞIMLILIK TEORİSİ - 2. Sayfa

 

BAĞIMLILIK TEORİSİ

 

1960'h yıllardan itibaren Batılı ülkelerin Üçüncü Dünya ülkeleri ile olan İlişkilerini köktenci bir tarzda eleştiren yaygın anlayışın teorisi. Bu teori kendine temel olarak İktisadî emperyalizmi alır ve azgelişmiş ülkelere yapı­lan yardımların asıl amacının yoksul milletleri yardım veren ülkenin iktisadî kıskacına almak olduğunu İleri sürer. Bağımlılık teorisi ABD ve Avrupa Topluluğu üyesi ülkelerin sömürge­ci iktidarını sağlayan kuvveti kaybetmediği gö­rüşünü esas alır. Günümüzde bağımsız Latin Amerika, Afrika ve Asya ülkeleri üzerinde sö­mürgeci devletlerin büyük siyasî kontrolleri sözkonusudur. Bu kontrolü siyasî kararlarını açıktan bildirerek değil, İktisadî baskı uygula­yarak ve kendi üstün pazarlama güçlerini ulus­lararası ticarette zengin ülke lehine kullan­mak suretiyle yaparlar. Bu durum uluslararası siyasî ve İktisadî ilişkilerde "yeni sömürgec: lik" kavramı ile İfade edilmektedir.

Bağımlılık teorisinin sonuçlan doğrudan pa­ra olarak yapılan dış yardımların bile kuşku ile karşılanması gerektiği noktasına kadar gö­türülmüştür. Çünkü yardım olarak tahsis edi­len sermaye, Üçüncü Dünya ülkelerinin iktisa­dî hayatını Birinci Dünya pazarlarına yaraya­cak biçimde düzenlemek ve yoksul ülkenin ge­lişme yönünü zengin ülkenin ihtiyaçları doğ­rultusunda sabitleştirmek üzere ve bu şartla verilir. İktisadî gücün hayatî sonuçlara varma­sı nedeniyle. Batılı yatırımcıların kârlarını aza­miye çıkarma azmi azalmadığından, yoksul ve çok nüfuslu ülkelerin, en azından kısa vadede Batılı pazarlara hizmet edecek şekilde ham­maddelerini kullanmaktan başka bir alterna­tif görünmüyor. Bir görüşe göre hammaddele­rin hangi ülke hesabına daha avantajlı olarak kullanılacağı konusunda sabit kurallar veya ik­tisadî kanunlar yoktur. Bu tezi desteklemek için petrol örnek gösterilir. Başlangıçta Birin-ciDünya ülkelerinin teknik üstünlükleri petro­lün zengin ülkeler hesabına kullanılmasını mümkün kılarken, sonraları Üçüncü Dünya ülkelerinin bir silahı hâline gelebilmiştir. Bu görüşe karşı hammaddenin bağımlılık ilişkisin­de olumsuz unsur olduğu ve tek başına bir güç olmadığı ileri sürülmektedir. Nitekim, pet­rol finans kurumlarının etkinliği sayesinde pet­rol Üçüncü Dünya ülkelerinin bir silahı olmaktan kolaylıkla çıkarılmış ve yine endüstri­yi kontrol eden güçlerin hesabına çalışan bir işkolu halinesokulabilmiştir.

Bağımlılık teorisi, XIX. yüzyılın iktisadî im­paratorluklarının ne kadar uzun ömürlü ol­duklarım gözler önüne sermekle kalmamış, ay­nı zamanda çok uluslu şirketlerin siyasî otori­telerinin kararlarına nasıl etki edebildiğini de göstermiştir. Yoksul ülkelerin hammadde kay­nakları bağımlılıklarının nedenleri olarak gö­rüldüğünde, bağımsızlığın da kendi kaynakla­rını değerlendirmede üstün bir teknolojiye ulaşmadıkça sağlanamayacağını ifade eder.

(SBA)

Bk. Sömürgecilik; Üçüncü Dünya Ülkeleri. [1]



[1] Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, Risale Yayınları: 1/112-113.