Bayram - İslami Bilgiler - 21. Sayfa
BAYRAM
Bütün toplumlarda, belirli gün ve olayların şerefli ve uğurlu olduklarına inanılarak veya o günleri yâd etmek için hep bir arada sevinç içinde kutlanan günlere bayram denir. Bayram kelimesinin yapısı ve kökü hakkında açık bir bilgi yoktur. Kaşgarlı Mahmud Müslüman Türk boylarında çok az telâffuz farklariyle ortak olan bayram kelimesinin "sevinç" ve "süs" manasına gelen "bazram" kelimesinden alındığını, ancak Türklerin İslâm dinine girmeden evvel bayram günleri olmadığını söyler. Türklerin İslâmİ anlamda îd kelimesinin karşılığı olan bayramları yoktu, demek belki daha doğru olabilirdi. Zira kültür tarihimizle ilgili eserlerde, Türklerin bir arada sevinç içinde kutladıkları dinî-millî bayramların mevcut olduğu görülmektedir. Ancak bunlar daha çok ayine benzer kutlamalardır.
Sosyal bilimlerin tesbitlerine göre, bayramların esası dinîdir. Yakın zamanlara kadar bütün toplumlarda sadece dinî bayramlara tesadüf edilmiştir. Bugünkü Müslüman Türklerde de, bayram denince ilk akla gelen diğer İslâm ülkeleriyle birlikte kutlanan dinî bayramlardır. Sonradan millî kurtuluş, zafer, inkılâp ve ihtilâl günlerinin yıldönümlerinde de bayram
yapılmağa başlanmıştır.
Bayramlar bugün genelde ikiye ayrılır
: 1- Dini Bayramlar,
2- Millî Bayramlar.
Diğer İslâm ülkelerinde olduğu gibi Müslüman Türklerde bayram denince ilk akla gelen bayramlar, dinî mahiyet taşıyan Ramazan ve Kurban bayramlarıdır. Ramazan bayramı, önceleri bütün İslam ülkelerinde kullanılan hicri takvime göre Ramazan ayından sonra gelen Şevval'in 1., 2. ve 3. günlerine rastlar. Arapça-sı "fdü'l-fıtr"ûiT. Allah rızası için tutulan orucun sonunda yine O'nun İzniyle iftara kavuşmanın sevinç ve sürürünü ifade eder. Kurban bayramı, hac görevinin yerine getirildiği Zilhicce ayının 10., 11., 12. ve 13. günlerine tesadüf eder. Arapçası "îdü't-ezlıâ"d\t. Ezhâ, zorunlu ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra, İslâm hukukunda "nisap" adı verilen belirli bir muafiyet haddini aşacak kadar parası olanların ve hac görevini yerine getirenlerin belirli özelliklere sahip koyun, keçi, sığır, deve cinsinden Allah rızasını kazanmak için kestikleri kurbanlıklara verilen isimdir. İslâmi anlayışa göre, Kurban bayramının ilk günü cuma gününe rastlarsa, "îd-i ekber (en büyük bayram)" adını alır. Müslümanların nazarında cuma günü nıü'mİn-lerin bayramı kabul edildiğinden iki bayramın aynı güne isabet etmiş olması hasebiyle "en büyük bayram" ismi verilmiştir.
Dini bayramlar topyekün kutlanan ortak sevinç günleridir. Bu sevince hazırlık, bayramlardan birkaç gün önce başlar. Bayramın ilk günü güneş doğduktan bir müddet sonra, genelde diğerlerine benzeyen, ama kendine has özel kılınış şekli olan iki rckatlık namaz cemaatle kılınır. Böylece bayram fiilen başlamış sayılır; küsler barışır, herhangi bir yerde birbiriyle karşılaşan insanlar birbirini kutlar, karşılıklı ziyaretler ve ikramlar yapılır. Bütün bu faaliyetlerin ortak adı baymmlaşmadır. Kurban bayramlarında, bayram namazını müteakip yapılacak ilk iş İmkan olursa, hemen kurban kesmektir, bayramlaşma ziyaretleri daha sonra yapılır. Küçük kasaba ve köylerde herkesin bayramlaşıp bayramlaşmadığına özellikle dikkat edilir. Bu geleneğin sosyal bütünleşme açısından çok yararlı olduğu açıktır.
Dini bayramlar bazı köy ve şehirlerde, yahut bir kaç köyün bir araya gelebilecekleri mıntıkalarda pazar kurulup güreş gibi milli spor müsabakaları düzenlenerek de kutlanır.
Milli bayramlar ise devletlerin kuruluş, kurtuluş, bağımsızlık ve ihtilâl günlerini yad etmek için düzenlenen modern zamanlara mahsus sevinç ve eğlence günleridir. Ancak bu bayramlar daha çok resmi devlet erkanınca kutlanır, resmi geçitle sona erer. Bütün toplumun kutlamalara fiilen İştiraki söz konusu değildir.
İzzet ER Bk. Ayin; Din Sosyolojisi.
İslami Okul Okulların En Önemlisi