Bayramilik - İslami Bilgiler - 22. Sayfa
BAYRAMİLİK
Hacı Bektaş Veli'nİn, Halveti ve Nakşibendi tarikatlarının genel kural, akide ve törenlerini kendi görüşleriyle yeniden yorumlayarak kurduğu bir tarikattır.
1352 yılında doğduğu tahmin edilen Hacı Bayram, çeşitli medreselerde ilim tahsil ettikten sonra Bursa'da Müderris olmuştur. Fakat yaşadığı devirdeki tarikatlerin yaygınlığı ve tesiri onu tasvvuf yoluna itmiş, Halveti şeyhlerinden, zamanın ünlü mutasavvıfı Şeyh Hami-deddin'e bağlanmıştır. Onunla şehir şehir od-laşan, hatta Hacca da giden Hacı Bayram Veli, şeyhinin ölümünden sonra Ankara'ya dönmüş ve orada tarikatının temellerini atmıştır.
Sağlığında başka ülkelere halife gönderme-yen Hacı Bayram Veli telkinleriyle Anadolu'da son derece etkili olmuştur. Nitekim hakkında söylenen bazı asılsız sözlerden dolayı JI.Murad tarafından Edirne'ye sürülmüş, daha sonra bağışlanarak Ankara'ya dönmesine İzin verilmiştir. Yine bu tarikate mensup pek Çok şair yetişmiştir. İnançları gerek halk, gerekse divan edebiyatına tesir etmiştir.
Bayramiliğİn kendisinden önceki tarikatler-1c irtibatı ve silsilesi iki ayrı şekilde ele alınmaktadır. Menahb-t Akşemseddin'de kaydedildiğine göre birinci silsile Cafer-İ Sadık, Mu-hammed Bakır, Zcync'l-Abidin yoluyla Hz.A-li ve Hz.Muhammed (s)'c bağlanmaktadır. Bu silsile Ebu Yczid Bİstami'dcn itibaren
Nakşibendî silsilesi İle birleşir. Aynı şekilde Nakşİbendilerdeki zikr-i hafi'nin Bayramîlik-te de benimsenmesi aralarında bir ilgi olduğunu düşündürüyor. Fakat bilindiği gibi, Nakşibendî silsilesinde Selnıan-ı Farisî yoluyla, Hz.Ebu Bekir'e varılmaktadır. Şiiliğin en az etki yaptığı tarikal olan Nakşibendilik böylece Hz,Ali yerine, Hz.Ebu Bekir'e bağlanmaktadır. Bu silsilenin Bayramîlik ile birleşmesi, Hacı Bayram veü'nin tarikatını da Sıddîkî yapmaktadır. Kaldı ki yukarıda da belirttiğimiz ve Lâlîzade Abdülbaki'nin Mcnakıb-i Mclami-yc-i Bayraıniyye eserinde ve Sarı Abdullah'ın Cevheretü'l-Bulaye fi Diiıreli'n-Nihaye eserinde bildirdiklerine göre Bayramîlik, Halvctî ve Nakşibendî tarikallerinin karışımından ortaya çıkmıştır.
Nevizade AinyVntnlIadihalü'l-Hattsik'tc belirttiğine göre ise Bayramîlik silsilesi, Erdebil sufiieri denilen ve tarikat bakımından Halvetî olan zümreye bağlanmaktadır. Araştırmacılar, Hacı Bayram Velî'nin Melamilikten de el* kilenmiş olduğunu İleri sürmektedirler. Mesela Gölpınarlı Hacı Bayram'in zikr-i hafî'yi benimsemesinin "kendisindeki melamet neşesinden doğma bir halet" olduğunu ve Nakşibendîlikle ilgili olmadığını ileri sürer.
Hacı Bayram Velî'nin ölümünden sonra Bay-ramîye tarikatı ikiye ayrıldı. Cchrî zikri benimseyenler Akşemseddin'İn temsil ettiği Şcmsİy-ye koluna, diğerleri ise Ömer Dede'nin temsil ettiği Melamiye koluna bağlandılar. Tarikal kuralları ve temel inançlar bakımından aralarında önemli bir fark olmamakla birlikte, Ak-şemscddİn'İn devam ettirdiği kolun tamamen klasik sünnî bir tarikal olarak kaldığı, Bayra-mî Melamiliğin aksine şü eğilimlerin görülmediği belirtilmelidir.
(SBA)
İslami Okul Okulların En Önemlisi