Biyolojizm - İslami Bilgiler - 41. Sayfa
BİYOLOJİZM
Sosyal ve psikolojik olguların genetik, nörolojik ve biyokimyasal maddi süreçlere indirgenmesini ifade eden bir kavram. Kavram, geçen yüzyılda üzerinde Darwinci evrim teorisinden etkiler taşıyan düşünce sistemleri için kullanılırken, günümüzde daha ziyade yukardaki anlama gelmektedir. Bunun nedeni sosyobiyo-
loji, biyolojik psikiyatri ve ekoloji gibi bilim dallarının ortaya çıkmasıdır.
Danvinci evrim teorisi ileri sürüldükten sonra, başta Danvin olmak üzere Herbert Spen-cer, hatta Friedrich Nietzsche gibi düşünürler teoriyi sosyal olgulara ve insanlık tarihine uyarlamaya çalıştıkları gerekçesiyle biyolo-jizmle, ırkçılıkla ve Sosyal Darvincilikle suçlanmışlardır. Sosyal Danvincilik suçlanan, rağbet görmeyen bir düşünce olarak kalırken, ondan türeyen üerlemecilik anlayışı günümüz insanının dünya görüşünde köklü bir yer edinmiştir.
Geçen yüzyılda düşünce sistemleri için yan-lızca bir model olabilen biyolojik yaklaşım, farklı biçimlerde de olsa günümüzde sosyal olguları ve İnsan davranışlarını açıklamaya girişmiştir.
Sosyo-biyoloji, her davranışın bir genetik karşılığı olduğundan hareket eden gen merkezli bir evrim teorisidir. Hayvan topluluklarını bu bakışa göre incelemekte, elde ettiği sonuçlardan insan toplulukları için de tezler üretmektedir. Örneğin aile içi cinsel ilişki (in-cest) yasağı antropolog Claude Lğvİ Strauss'a göre sosyal düzenlerin meydana gelmesini sağlar. Sosyo-biyoloji aynı olguyu insanın genetik yapısıyla İzah eder ve insana genetik olarak yakın oldukları düşünülen maymunlar ve memelilerde de benzeri bir durumla karşılaşılmasını delil olarak gösterir.
Bazı ekolojistler İse, ekolojinin temeli olan denge ve uyum kavramını, örneğin nüfus artışı gibi sosyal olgulara da uygularlar; doğal afetleri ve savaşları artan nüfusun bozduğu denge ile açıklamaya çalışırlar.
Biyolojik yaklaşımın en çok kabul gördüğü alan ise bazı insanların hastalıklı sayılan düşünce ve davranışlarıdır. Biyolojik psikiyatri, psikolojik rahatsızlıkların temelinde genetik, nörolojik ve/veya biyokimyasal anormallikler olduğundan hareket etmekte, bu rahatsızlıkları tedavi etmek için psikofarmakolojik ilaçlar verilmesi ve elektroşok yapılması gibi yöntemlere başvurmaktadır.
Sosyobiyolojik ve ekolojinin sosyal olguları açıklamakta kullanılması bilim çevrelerinde
büyük tepkilere yol açarken, biyolojik psikiyatri uygulamalarının kabul ve destek görmesi çelişik, ama şimdilik üzerinde çok durulmayan bir durumdur.
ErolGÖKA
B.M. bk. Birieşm İş Milletler Örgütü
İslami Okul Okulların En Önemlisi