Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Biyolojizm - İslami Bilgiler - 41. Sayfa

 

BİYOLOJİZM

 

Sosyal ve psikolojik olguların genetik, nöro­lojik ve biyokimyasal maddi süreçlere indir­genmesini ifade eden bir kavram. Kavram, ge­çen yüzyılda üzerinde Darwinci evrim teorisin­den etkiler taşıyan düşünce sistemleri için kul­lanılırken, günümüzde daha ziyade yukardaki anlama gelmektedir. Bunun nedeni sosyobiyo-

loji, biyolojik psikiyatri ve ekoloji gibi bilim dallarının ortaya çıkmasıdır.

Danvinci evrim teorisi ileri sürüldükten son­ra, başta Danvin olmak üzere Herbert Spen-cer, hatta Friedrich Nietzsche gibi düşünürler teoriyi sosyal olgulara ve insanlık tarihine uyarlamaya çalıştıkları gerekçesiyle biyolo-jizmle, ırkçılıkla ve Sosyal Darvincilikle suç­lanmışlardır. Sosyal Danvincilik suçlanan, rağ­bet görmeyen bir düşünce olarak kalırken, on­dan türeyen üerlemecilik anlayışı günümüz in­sanının dünya görüşünde köklü bir yer edin­miştir.

Geçen yüzyılda düşünce sistemleri için yan-lızca bir model olabilen biyolojik yaklaşım, farklı biçimlerde de olsa günümüzde sosyal ol­guları ve İnsan davranışlarını açıklamaya giriş­miştir.

Sosyo-biyoloji, her davranışın bir genetik karşılığı olduğundan hareket eden gen mer­kezli bir evrim teorisidir. Hayvan toplulukları­nı bu bakışa göre incelemekte, elde ettiği so­nuçlardan insan toplulukları için de tezler üretmektedir. Örneğin aile içi cinsel ilişki (in-cest) yasağı antropolog Claude Lğvİ Strauss'a göre sosyal düzenlerin meydana gelmesini sağ­lar. Sosyo-biyoloji aynı olguyu insanın genetik yapısıyla İzah eder ve insana genetik olarak ya­kın oldukları düşünülen maymunlar ve meme­lilerde de benzeri bir durumla karşılaşılmasını delil olarak gösterir.

Bazı ekolojistler İse, ekolojinin temeli olan denge ve uyum kavramını, örneğin nüfus artı­şı gibi sosyal olgulara da uygularlar; doğal afet­leri ve savaşları artan nüfusun bozduğu denge ile açıklamaya çalışırlar.

Biyolojik yaklaşımın en çok kabul gördüğü alan ise bazı insanların hastalıklı sayılan dü­şünce ve davranışlarıdır. Biyolojik psikiyatri, psikolojik rahatsızlıkların temelinde genetik, nörolojik ve/veya biyokimyasal anormallikler olduğundan hareket etmekte, bu rahatsızlıkla­rı tedavi etmek için psikofarmakolojik ilaçlar verilmesi ve elektroşok yapılması gibi yöntem­lere başvurmaktadır.

Sosyobiyolojik ve ekolojinin sosyal olguları açıklamakta kullanılması bilim çevrelerinde

büyük tepkilere yol açarken, biyolojik psikiyat­ri uygulamalarının kabul ve destek görmesi çe­lişik, ama şimdilik üzerinde çok durulmayan bir durumdur.

ErolGÖKA

B.M. bk. Birieşm İş Milletler Örgütü