Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Bunalım - İslami Bilgiler - 45. Sayfa

 

BUNALIM

 

Toplumların gelişimleri sırasında görülen kopukluk ve rahatsızlık dönemleri bunalım (kriz) diye adlandırılır. Enflasyon veya para­nın değer kaybı gibi finansal bunalımlardan ve iiretim-tüketim dengesizliği şeklinde kendi­ni gösteren ekonomik bunalımlardan başka, çevrimsel olgular olarak nitelenen çeşitli bo­yut ve ağırlıklardakî siyasal bunalımlardan da söz edilebilir.

Bazıları bunalım terimini M.Duverger'İn ifa­desiyle "rejim çatışmalarımla sınırlandırırlar. Örneğin hükümetin İstifasından kaynaklanan "kabine bunalımı" gibi ki, o da siyaset oyunu­nun tabiatında vardır. Bunun da ötesinde, Fransa'nın III. ve IV.Cumhuriyet dönemlerin­de rastladığımız gibi kronikleşmiş bir "hükü­met bunalımı", rejim bunalımına, yani rejim tartışmalarına veya anayasa değişikliğine yol açabilir. Daha kötüsü devlet bunalımı veya lop-lumsal bunalımdır. Devlet bunalımında devle­tin toplumun gelişim sürecine ayak uydurama­ması, toplumsal bunalımda ise toplumsal dü­zenin alt-yapısım oluşturan geleneksel değer­lerin ideolojik nedenlerle suçlanması sözkonu-su olur.

 

Ekonomik Bunalım:

 

Arz ve talep arasındaki bir dengesizliği izle­yen zamanlarda büyüme döneminden durgun­luk dönemine geçiş ekonomik bunalım diye adlandırılır. Bu geçiş, ülkenin kalkınmasında­ki uygun ortamın aniden yok olma sürecidir ve aynı zamanda çeşitli olayların birikmesi so­nucu meydana gelir.

Bu bunalımın açıklaması değişik doktrinler­de değişik şekillerde yer alır. Klasiklere göre, ekonominin doğal kendi kendini düzenleme mekanizmalarının aksatılması bu dengesizli­ğin nedenini teşkil eder. Neo-libcrallere göre ise bunun nedeni ekonomik fenomenlerde gö-

rülen zaman boşlukları ile ekonominin temci değişkenlerinden sapmalardan kaynaklanan dalgalanmaların varlığıdır. Marksistler de bu­nu üretimin talepten fazla olmasının yol açtığı uyumsuzluk olarak açıklarlar.

XIX. yüzyılın tamamında buna1 . ılar birbiri­ni kovalamıştır. XX. yüzyılın İlk yarısında da tarım ürünlerindeki düşük üretimle bazı sek­törlerdeki fazla üretimin neden olduğu buna­lımlar görüldü. 1974 bunalımını saymazsak (ki bu bunalım son kırk yılın en büyük gerilim­lerine sebep olmuştur) 1929 Büyük Bunalı-rm'ndan bu yana batı ekonomileri fazla bir ge­rileme yaşamadılar. Herhangi bir anda yakla­şan bir bunalım kokusu aldıklarında hükümet­ler, bunun durgunluğa yol açmamasına gayret etliler. İşte bundan dolayı 'ekonomik çevrim­ler' yerine ekonomik dalgalanmalardan bah­setmek daha yerinde olur.

Daha genel bir anlamda ise bunalım terimi, ekonominin -bir branş, bir sektör gibi- özel bir alanında çöküşü İfade etmek için de kulla­nılabilir.

(SBA)