Cinn Cinn, Gizlenmek, Saklanmak Anlamlarına Geli - İslami Bilgiler - 6. Sayfa
CİNN
Cinn, gizlenmek, saklanmak anlamlarına gelir. Terim olarak gözle görülmeyen varlıklara denir. Kur'an-ı Kerim'de geçtiği ve kullanıldığı şekliyle anlaşılabilmesi için kelimenin sözü edilen teknik anlamı dışında ve özellikle yerleşik Arap kültüründe kazandığı içerikten farklı bir düzlemde ele alınması gerekir. Çoğunlukla eski Arap kültüründe kelimeye yüklenen ifrit, kötü ruh vb. tanımlar Cinn'in yanlış anlaşılmasına yol açmaya devam etmektedir. En'am, 76.ayctte "Gece üzerine örtülünce bir yıldız gördü." cümlesinde "örtü", "cenne" ile ifade edilmiştir kî kelime cinn ile aynı kökte birleşmektedir. Bundan hareketle cinn'in kesif karanlık olan ve fakat İnsanın duyunılanabilir gözlem alanı dışında kalan varlık olduğu sonucu çıkarılmaktadır. Her ne kadar beş duyu organımızın gözlem ve deney alanı dışında ise de, cinn, kendi gerçekliği olan varlıktır.
Şüphesiz bu konu algı ve duyularımız dışındaki varlıklar karşısında takındığımız durumla İlişkilidir. Çünkü soyut ve gerçekliği olan varlık olan cinn ötesinde, ses ve görüntü için de aynı şey sözkonusudur. Nitekim frekansı 2ü'nni altında olan hiç bir titreşimi kulağımız ses olarak İşitmediği halde biz, bu düzlemde nice titreşimlerin olduğunu kesin olarak biliyoruz.
Kur'an-ı Kerim de cinleri cismani (nicel-so-mut) varlıkları olmadığı İçin, bizim cismani varlığımız ve dolayısıyla duyularımız tarafından algılanmadıklarını söyler. Belki onlar maddi olmayan ruhi varlıklar veya kuvvetlerdir. Tabii bu tanım, cinlerle birlikte melekler ve şeytanlar için de geçerlidir. Peki bu görünmez varlıkların maddi olmayan tabiatları nedir?
Kur'an-ı Kerim'e göre melekler nur'dan, cinler de keskin ateşin dumansız alevinden veya ateş rüzgarlarından yaratılmışlardır. Şu halde tabiatları maddi-cismanİ olmamakla birlikte yine de bir orijine sahiptir; belki buna madde veya cisim olmayan madde denebilir. Bu mad-dc-olmayan madde, nur-ışık olan türünden melekler yaratılmıştır. Ancak nur ile yakın ilişkisi olan ışık üc ateş arasında bir bağın olduğu gözden kaçmaz. Kimi İslam bilginlerince maddi olmayan görünmez varlık olan cinn kelimesi, bizce hissedilebilir bir takım organizmalar için de kullanılabilir. Ancak bir, Özel yapısı ve fizyolojik yapısı bizimkinden hayli farklı olan bu organizmaların rollerinin ne olduğunu bilmiyoruz (Muhammed Esed). Ne var ki Kur'an sık sık İki varlık dünyasından, yani mü-şahade alemi ve gayb aleminden bahseder. Bu gayb denen varlık dünyalarında cin ve meleklerden başka Özel ve farklı varlıkların olup olmadığını bilemeyiz, olmadığım da öne sürçmeyi*.
Muhammed Esed'e göre, "Kur'an-ı Kerim, insan idrakinin ötesindeki alanlardan (el~ gayb) ve Allah'ın alemlerin Rabbi (Rabb el-a-lemin) olduğundan bahseder. Bu terimlerin Çoğul olarak kullanılması diğer dünyaların da varolduğunu, dolayısıyla bizimkinden ve muhtemelen birbirlerinden de farklı, ancak birbirini etkileyip bizim bilgi alanımız dışında bir şekilde birbirlerine nüfuz eden diğer tür hayal tarzlarının da mevcut olduğunu açıkça gösterir. Biyolojik çevresi bizimkinden tamamen farklı canlı organizmaların mevcudiyetini far-zedersek fiziki hislerimizin sadece olağanüstü şartlar altında onlarla temas kurabileceği kabul etmemiz gerekir. Bundan dolayı onları görünmez yaratıklar olarak tanımlayabiliriz. Nadiren görülen onların hayatlarıyla bizimkilerin çatışması durumu -açıklanamadıklann-dan dolayı - insanın hayalinde ifrit, hayalet veya diğer tabiatüsıü belirtiler şeklinde yorumlanan tezahürlerin doğmasına yol açar."
Cinler mantıklı organizmalar olarak insanla bir takım ilişkiler içinde olabilirler. ESki (cahi-liye) arap geleneğinde İlhamlarını metafizik kaynaktan aldığına inanılan şairlerden her birinin bir cin duşlu olduğu varsayılırdi. Bu cinler dosı (halil) oldukları şairleri sanatsal yönden besler, onlara ilham verirlerdi. Kimi zamanlarda ve bazı insanların psişik ve akli hayatları üzerinde cinlerin olumsuz etki ve faaliyetleri olur. Bu anlamda cinlerin çarptığı, etkilediği kimselere "mecnun" denir. Gerçekle ilişkileri tümüyle kesilmiş olan bu hastaların bugünkü psikozlara tekabül ettiği düşünülebilir.
Kur'an, İnsanın metafizik dünyaya duyduğu derin İlgi ve başkalarını hayrete düşürmek
amacıyla, fal, büyü, sihir ve şeytani güçlerle İlişki kurduğu iddiasını bu bağlamda ele alıp inceler.
Ancak Kur'an, bütün bunların Ötesinde cinlerin de insanlar gibi Allah'ın kulluk (ibadet) etmek amacıyla yaratıldıklarını kaydeder (Za-riyat: 56). Bu anlamda bütün alemlere Peygamber ve rahmet olarak gönderilen Hz.Mu-hammed (s.a.) aynı zamanda cinlerin de Peygamberidir. Nitekim Peygamberimizi Kur'an okurken dinleyen kimi cinler iman etmiş ve kendi toplulukları arasına döndüklerinde öğrendiklerini tebliğ etmişlerdir (Ahkaf; 29, Cİnn; 1-2). Buna göre mü'min cinler yanında kafir cinler de var olup bunlar zaman zaman vahyin bilgi kaynağına ulaşıp bilgi almak istediklerinde, onların üzerine bir şihab düşer ve onları yok eder.
Ali BULAÇ
İslami Okul Okulların En Önemlisi