Denge - İslami Bilgiler - 18. Sayfa
DENGE
Rasyonelinsan müdahalelerine tanrısal özellik kazandırılmasının bir sonucu olarak ekonomistler de koordinelî olmayan bireysel kararların ekonomik anarşi yaratıp yaratmayacağı sorunuyla ilgilenmeye başlamışlardır. Serbest piyasa ekonomilerindeki fiyat mekanizmasının yukardaki sorunu nasıl çözcceğiylc ilgili tartışmalar ekonomik literatüre "denge" kavramını kazandırmıştır.
Denge, sürekliliğini engelleyecek güçlerin sözkonusu olmadığı İstikrarlı ekonomik durumu ifade etmektedir. Ekonomik denge kavramı piyasa güçlerinin dengede olduğuna dayanmaktadır. Bununla beraber, denge durumunun statik (durağan) bir özelliğe İşaret etmediği de gözden kaçırılmamalıdır. Örneğin herhangi bir ekonomik değişkenin büyümesi, uzun dönemli kalıplar içinde oluyorsa ve bu şekilde devam ediyorsa, sözkonusu değişken İçin bir dengeden bahsedilebilir, öle yandan, statiklik özelliği hiçbir şekilde herhangi bir değişmenin olmadığı durumu ifade etmektedir.
Denge kısmî ve genel olmak üzere iki açıdan ele alınabilir. Kısmî dengede bir ya da birkaç ekonomik biriminin, grubun veya mal ve hizmetlerin dengesi üzerinde durulmaktadır. Bu yaklaşımda, ekonomiyi etkileyen tüm diğer güçlerin değişmediği varsayılarak, sadece sözkonusu ekonomik birimin dengesi ya da mal ve hizmet dengesi ve bunu etkileyen güçler irdelenmektedir. Daha açık bir ifadeyle kısmi dengede ele alınan konu, ekonominin genel işleyişinden soyutlanmaktadır. Arz-talep dengesi, firma dengesi, tüketici dengesi, belirli varsayımlar altında mal ve hizmet, firma ve birey ile ilgili olduğundan kısmi denge yaklaşımını ifade etmektedir.
Kısmi denge yaklaşımı ayrıca kısa ve uzun dönem dengesi şekilde iki açıdan ele alınabilmektedir. Ekonomik birimlerin ürerim veya tüketim sürecinde önemli olan bazı değişkenlerin değerini etkilemeyi başaramadıkları döneme kısa dönem, bu şekilde oluşan dengeye de kısa dönem dengesi denilmektedir. Öte yandan tüm değişkenlerin etkilenebildiği dönem uzun dönem, bu dengede uzun dönem dengesidir. Mİkro-ekonomİk analizdeki firma dengeleri bu açıdan son derece ilginç bir örnek oluşturmaktadır.
Genel denge sistemi temel ekonomik konularla İlgilidir. Değer dağılımı ve refah bunların en önemlilerindendir. öte yandan genel denge yaklaşımı, ekonominin en teknik alanıdır ve bu nedenle uzman olmayanlarca fazla rağbet görmemektedir. Kaldı ki, genel ekonomik dengenin tanımını formüle etmek de son derece zordur.
Genel denge yaklaşımlarının büyük bir kısmı, tam rekabetin ve özel mülkiyetin bulunduğu piyasalara göre formüle edilmiştir. Maİ veya hizmet fiyatları setini dikkate alarak, firmalar veri teknoloji durumunda kârlarını maksimize edecek üretim planı hazırlarken, tüketiciler de veri bir servet durumunda faydalarını maksimize edecek tüketim planı hazırlamaktadır. Bu nedenle, ancak üretici ve tüketici planları karşılıklı tutarlılık İçinde olduklarında, ekonomik sisteminin genel dengesinden bah-sedilebilecektir. Dolayısıyla genel denge yaklaşımında ekonomideki tüm mal ve hizmetlerin fiyatları, miktarları üretim faktörlerinin (e-mek, tabiat, sermaye, müteşebbis) gelirleri arasında son derece karmaşık karşılıklı ilişkiler bulunmaktadır. Dengenin zorunlu koşulu olan her malın arz ve talebi arasındaki eşitlik sağlanamadığında, fiyat ve miktarlar değişme eğilimi kazanacaktır.
F. Quesnay (1766) ve A.Smith (1776) ilk genel denge teorisyenlcri olarak ele alınmaktadır. Her İki düşünür, tarımsal üretimin ağırlıkta olduğu bir ekonomide ve iş bölümüne dayalı bireylerarası koordinasyonda karşılıklı bağımlılık üzerinde durmuşlardır. Leon Walras (1874), günümüzdeki genel denge modellerinin esasını oluşturan soyut bir genel denge modeli geliştirmiştir. F.Y. Edgewerth (1881) ve V.Pareto (1809), Pareto etkinliği olarak bilinen refah kavramına dayalı denge formülas-yonları oluşturmuşlardır. Pareto-etkinlİğinin genel denge şartlan altında oluştuğunun ileri sürülmesi, A.Smith'İn kendi çıkarlarını ön planda tutan kişilerin aynı zamanda toplum çıkarlarına da katkıda bulunacağı şeklinde görüşüne anlamlı bir destek sağlamıştır. Daha sonraları KJ.Arrow G. Debrcu, L.VV.McKenzie gibi ekonomistler genel denge konusuna değişik boyutlar kazandırmıştır.
Nazım EKREN Bk. Piyasa; Rekabet; Tekel.
İslami Okul Okulların En Önemlisi