Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Denge - İslami Bilgiler - 18. Sayfa

 

DENGE

 

Rasyonelinsan müdahalelerine tanrısal özel­lik kazandırılmasının bir sonucu olarak ekono­mistler de koordinelî olmayan bireysel karar­ların ekonomik anarşi yaratıp yaratmayacağı sorunuyla ilgilenmeye başlamışlardır. Serbest piyasa ekonomilerindeki fiyat mekanizması­nın yukardaki sorunu nasıl çözcceğiylc ilgili tartışmalar ekonomik literatüre "denge" kavra­mını kazandırmıştır.

Denge, sürekliliğini engelleyecek güçlerin sözkonusu olmadığı İstikrarlı ekonomik duru­mu ifade etmektedir. Ekonomik denge kavra­mı piyasa güçlerinin dengede olduğuna dayan­maktadır. Bununla beraber, denge durumu­nun statik (durağan) bir özelliğe İşaret etmedi­ği de gözden kaçırılmamalıdır. Örneğin her­hangi bir ekonomik değişkenin büyümesi, uzun dönemli kalıplar içinde oluyorsa ve bu şekilde devam ediyorsa, sözkonusu değişken İçin bir dengeden bahsedilebilir, öle yandan, statiklik özelliği hiçbir şekilde herhangi bir de­ğişmenin olmadığı durumu ifade etmektedir.

Denge kısmî ve genel olmak üzere iki açı­dan ele alınabilir. Kısmî dengede bir ya da bir­kaç ekonomik biriminin, grubun veya mal ve hizmetlerin dengesi üzerinde durulmaktadır. Bu yaklaşımda, ekonomiyi etkileyen tüm di­ğer güçlerin değişmediği varsayılarak, sadece sözkonusu ekonomik birimin dengesi ya da mal ve hizmet dengesi ve bunu etkileyen güç­ler irdelenmektedir. Daha açık bir ifadeyle kıs­mi dengede ele alınan konu, ekonominin ge­nel işleyişinden soyutlanmaktadır. Arz-talep dengesi, firma dengesi, tüketici dengesi, belirli varsayımlar altında mal ve hizmet, firma ve birey ile ilgili olduğundan kısmi denge yaklaşı­mını ifade etmektedir.

Kısmi denge yaklaşımı ayrıca kısa ve uzun dönem dengesi şekilde iki açıdan ele alınabil­mektedir. Ekonomik birimlerin ürerim veya tüketim sürecinde önemli olan bazı değişken­lerin değerini etkilemeyi başaramadıkları döneme kısa dönem, bu şekilde oluşan dengeye de kısa dönem dengesi denilmektedir. Öte yandan tüm değişkenlerin etkilenebildiği dö­nem uzun dönem, bu dengede uzun dönem dengesidir. Mİkro-ekonomİk analizdeki firma dengeleri bu açıdan son derece ilginç bir ör­nek oluşturmaktadır.

Genel denge sistemi temel ekonomik konu­larla İlgilidir. Değer dağılımı ve refah bunla­rın en önemlilerindendir. öte yandan genel denge yaklaşımı, ekonominin en teknik alanı­dır ve bu nedenle uzman olmayanlarca fazla rağbet görmemektedir. Kaldı ki, genel ekono­mik dengenin tanımını formüle etmek de son derece zordur.

Genel denge yaklaşımlarının büyük bir kıs­mı, tam rekabetin ve özel mülkiyetin bulundu­ğu piyasalara göre formüle edilmiştir. Maİ ve­ya hizmet fiyatları setini dikkate alarak, firma­lar veri teknoloji durumunda kârlarını maksi­mize edecek üretim planı hazırlarken, tüketici­ler de veri bir servet durumunda faydalarını maksimize edecek tüketim planı hazırlamakta­dır. Bu nedenle, ancak üretici ve tüketici plan­ları karşılıklı tutarlılık İçinde olduklarında, ekonomik sisteminin genel dengesinden bah-sedilebilecektir. Dolayısıyla genel denge yakla­şımında ekonomideki tüm mal ve hizmetlerin fiyatları, miktarları üretim faktörlerinin (e-mek, tabiat, sermaye, müteşebbis) gelirleri arasında son derece karmaşık karşılıklı ilişki­ler bulunmaktadır. Dengenin zorunlu koşulu olan her malın arz ve talebi arasındaki eşitlik sağlanamadığında, fiyat ve miktarlar değişme eğilimi kazanacaktır.

F. Quesnay (1766) ve A.Smith (1776) ilk ge­nel denge teorisyenlcri olarak ele alınmakta­dır. Her İki düşünür, tarımsal üretimin ağırlık­ta olduğu bir ekonomide ve iş bölümüne dayalı bireylerarası koordinasyonda karşılıklı ba­ğımlılık üzerinde durmuşlardır. Leon Walras (1874), günümüzdeki genel denge modelleri­nin esasını oluşturan soyut bir genel denge modeli geliştirmiştir. F.Y. Edgewerth (1881) ve V.Pareto (1809), Pareto etkinliği olarak bi­linen refah kavramına dayalı denge formülas-yonları oluşturmuşlardır. Pareto-etkinlİğinin genel denge şartlan altında oluştuğunun ileri sürülmesi, A.Smith'İn kendi çıkarlarını ön planda tutan kişilerin aynı zamanda toplum çı­karlarına da katkıda bulunacağı şeklinde görü­şüne anlamlı bir destek sağlamıştır. Daha son­raları KJ.Arrow G. Debrcu, L.VV.McKenzie gibi ekonomistler genel denge konusuna deği­şik boyutlar kazandırmıştır.

Nazım EKREN Bk. Piyasa; Rekabet; Tekel.