Diplomasi - İslami Bilgiler - 36. Sayfa
DİPLOMASİ
Millî hükümetçe kararlaştırılan dış politikanın dışişleri, dış temsilcilikler ve diğer teşkilat-larca yürütülmesi süreci. Genellikle dış politika ile diplomasi birbirine karıştırılmaktadır. Hükümetlerin uluslararası planda izlemeyi kararlaştırdıkları politikalar dış politikayı oluştururken, bu politikaların diğer devletlerin karar vericilerine iletilmesi süreci diplomasinin konusu olmaktadır. Diplomasi, insanlık tarihiyle beraber başlamış, ülke, devlet ve yönetim gibi yapıların belirginleşmesi ile birlikte gelişmiştir. Çağdaş diplomasinin başlangıcı olarak Venedik Cumhuriyeti ve Rönesans İtalya'sı gösterilir. Diplomatik ilişkiler ve hukuku 1815 Viyana Kongresi ve 1961 BM Diplomatik ilişkiler ve Bağışıklıklar Konferansı ile bir sisteme sokulmuştur. Diplomasinin, sessiz diplomasi, konferans diplomasisi, doruk diplomasisi, mekik diplomasisi gibi çeşitli türleri vardır. Diplomasi başta ülkelerin siyasî-ekono-mik yapısı, yönetim tarzı, tarihi, coğrafyası olmak üzere çeşitli faktörlerden etkilenerek şekillenir. Örneğin totaliter rejimlerde diplomasi esneklikten yoksun olup propagandaya önem verilir, uzmanlaşma zemini bulmak zordur. Bir devletin diplomasi İlişkilerini yürüten personelin tümüne "corps diplomatique" adı verilir. Diplomaside yazılı muhabereler nota, muhtıra ve neticeler İle yapılır. Bir ülke diplomasisinin dört temel görevi olduğu kabul edilmektedir:
1- Hedef ve amaçların eldeki imkânlara göre tayini,
2- İlişki halinde bulunulan diğer ülkelerin amaç ve hedeflerin bilinmesi,
3- Farklı amaç ve hedeflerin bağdaştırılması,
4-Amaç ve hedeflerin gerçekleştirilmesi için en uygun vasıtaların belirlenmesi ve realize edilmesine çalışılması.
Son zamanlarda üst düzeyde devlet yetkililerinin doğrudan görüşmeler yapma yoluna gitmeleri, gerektiğinde telefon diplomasisine başvurmaları, klasik diplomasinin etkisini nispeten azaltmıştır.
İslam diplomasi teorisi için genelde fıkıh kitaplarının siyer ve cihad bölümleri belirli bir çerçeve çizer. İbn Teymiyye, İbn Kayyım el-Cevziyye, Mâverdi, İbn Hişam, Nizâ-mü'1-Mülk, Merginani gibi âlimlerin eserleri diplomasi ve dış politikaya ilişkin bölümleri de içerir. Tek ümmet anlayışını en önemli ilke kabul eden İslam diplomasisi, diğer ülkelerle ilişkilerini bu esasa göre belirler. Bu ilişkiler bütünü içinde, Dârü'l-İslam, Dârü'1-Harb, imamet, ehl-i zımme, ehl-i baği gibi kavramlar Önem kazanmaktadır. Hz.Muhammed'in (s) çeşitli nedenlerle sahabeden bazılarını komşu ülkelere elçi olarak gönderdiği bilinmektedir.
Peygamber (s) döneminde İslam devleti ile gayri müslim devletler arasındaki ilişkiler, ra-sul veya sefir demlen görevlilerce yürütülmüştür. O dönemdeki elçilerin esas olarak İslam'ın yayılmasına ve diğer topluluklardan İnsanların müslüman olmasına büyük yardımları olmuştur.
Daha sonraki çağlarda; Osmanlı döneminde Avrupa ülkeleriyle diplomatik ilişkilerin yürütülebilmesi için İlk daimî büyükelçilik İngiltere'de açılmış ve Yusuf Agâh Efendi 1793 yılında Londra'ya gönderilmiştir. Osmanlı diplomasisi XIX.yüzyıl başında Tercüme Odası'nın kurulması, 1836 yılında ILMahmud devrinde Reisülküttaplık'ın Hariciye Nazırlığına dönüştürülmesi ile daha sistemli bir çalışma düzenine ve teşkilata kavuşmuştur. İlk Osmanlı diplomatlarının, Avrupa başkentlerinde müşahede ettikleri farklı küttür dünyası ile İktisat ve siyaset tarzının Osmanlı ülkesine aktarılması dolayısıyla Batılılaşma hareketlerinin hızlanmasında önemli katkıları olmuştur.
Cumhuriyet dönemi Türk diplomasisi, merkezde Dışişleri Bakanlığı ve yurtdışında Büyükelçilikler, Daimî Temsilcilikler ve Konsolosluklar ile yürütülmektedir. Türk diplomasisi ve diplomatları uluslararası sistemde ve ilişkilerde özellikle Türkiye'ye komşu ülkeler ile olan ilişkilerde önemli bir rol oynamaktadırlar.
Ü.Taha YARDIM Bk. Dış Politika.
İslami Okul Okulların En Önemlisi