Dogmatizm - İslami Bilgiler - 39. Sayfa
DOGMATİZM
Latince bir kelime olan dogma, bir din ya da felsefe doktrinine temel olan görüş, ve inanış demektir. Kelime genellikle, sözü kesin kanıt ve senet kabul edilen bir kimse tarafından baskı yoluyla kabul ettirilen, her türlü araştırma ve eleştirinin üstünde tutulan görüş ve düşünce anlamında kullanılır. Dogmatizm ise, dogmacılık, yani kendi görüş ve düşüncesini herhangi bir kanıl ileri sürmeye gerek duymaksızın kesin doğru kabul etme veya güven duyduğu kimseler böyle kabul ediyor diyerek, onların görüş ve öğretilerini güvenle savunma öğretişidir. Başka söyleyişle bir kısım a pirori ilkeleri (dogmaları) ya da değişmeyen inanışları benimseyerek insan bilgisinin kesin hakikatlere ulaşabileceğini, buna bağlı olarak aklın mutlak bir değeri bulunduğunu, böylece bilginin ve metafiziğin mümkün olduğunu İleri süren felsefi bir anlayışın adı olmaktadır. Kant bunu, saf aklın kendi gücünü eleştirmeksizin tuttuğu yol olarak görmektedir. Genel anlamda düşüncenin özgürlüğünü ve bağımsızlığım sınırlayan ve hatta ortadan kaldıran her türlü düşünme biçimine dogmatizm adı verilir.
Bilgi teorisi bakanından dogmatizm, henüz bilgi sorununun uyanmadığı dönemlerdeki felsefe görüşünü İfade eder. Dogmatik düşünceye göre süjenin objeyi (öznenin nesneyi), yani konusunu algılaması gayet doğaldır. Bu görüş, insan aklına karşı, henüz kuşku ile sarsılmayan bir güven besler. İnsan zihni için eşyanın ve onun ilk nedeninin objektif bir bilgisinin mümkün olduğuna her türlü düşünceden önce veya düşünme sonunda inanan öğretidir. Dolayısıyla dogmatizm yalnızca bir görüşe değil, hangi görüş olursa olsun, ona sonsuz güven besleyen her düşünceye verilen isimdir. Bu bakımdan örneğin, akla verilen değeri büsbütün aşın hale getirmiş olanlara dogmatik rasyonalist, şüpheyi böyle bir şekle sokmuş olanlara da dogmatik şüpheci denilir.
Dogmatizm'e göre bilginin bir sorun olarak ortaya çıkmaması, onun bilginin mahiyeti hakkında eksik bîr anlayışı olmasındandır. Bilginin bir ilişki, süje-obje ilişkisi olduğunu görmeyen bir kimse için elbette ki süje ve obje bağı da sorun değildir. Bu anlayışa göre bilgi, herhangi bir şüpheye gerek kalmaksızın doğrudan doğruya edinilmiştir.
Dogmatizm Yunan felsefesinin başlangıç döneminde hemen hemen geneldir. Sokrates'-ten önceki filozoflar genellikle insan aklının yeteneği hakkında saf bir güven içindedirler. Bilgi'yi bir sorun olarak ilk kez sofistlerde buluyoruz. Bilgi sorununu ilk kez bunlar ortaya atarlar ve bu şekilde felsefede asıl anlamıyla dogmatizmi sonsuza kadar imkansız kılarlar. O zamanlardan sonra bütün filozoflarda herhangi bir şekilde bilginin eleştirisi hakkında düşüncelere rastlarız. Kant ise dogmatizm deyimini XVII. yüzyılın (Descartes, Leibniz, Wolf) metafizik sistemleri hakkında kullanmak gerektiğini söylüyordu. Ancak Kant'ın "Saf Aklın Eleştirisi" adlı eserindeki dogmatizm tanımı, bu kavramın daha dar bir anlamı olduğunu gösterir: "Dogmatizm, saf aklın kendi gücünü eleştirmeksizin yaptığı ameliyedir" Böylece Kanl'a göre dogmatizm, insan aklının metafizik yapıp yapmamak konusundaki yeteneğini önceden araştırmadan metafizik yapan görüştür. Dolayısıylc yeni dönemin Kant'tan önceki sistemleri bu anlamda dogmatizmdir. Fakat bu, o sistemlerin her türlü bilgi teorisi düşüncesinden yoksun bulundukları ve temel olarak bilgi problemini bile henüz hissetmedikleri anlamına gelmez. Descartes ve Leib-niz'in bilgi teorisi tartışmaları bunu gösterir. Onun için burada genel ve esaslı bir dogmatizmden değil, özel bir dogmatizmden söz edilebilir: Mantıkî değil, metafizik bir dogmatizm söz konusudur.
Yüksel KANAR
İslami Okul Okulların En Önemlisi