DOĞRUSAL PROGRAMLAMA - 44. Sayfa
DOĞRUSAL PROGRAMLAMA
Matematik ve istatistik tekniklerin ekonomik faaliyetlerin değerlendirilmesinde, sevk ve idare problemlerinin çözüm 1 enmesindeki rolü ve etkisi özellikle önemli olmuştur. Hızla gelişen yeni matematiksel teknikler, karar alma sürecine kolay çözüm yolu getiren nitelikleri ile gerek özel, gerekse kamu sektörünün ekonomik faaliyetlerinde etkinlik kazanmıştır. Sınırlı kaynak İmkânlarını belirli amaçların gerçekleşmesine yöneltmek, doğal bir zorunluluğu da beraberinde getirmektedir. Mevcut kaynakların belirli programlara yöneltilmesindckı amaç, kaynak dağılımlarının optimum çözümünü sağlayacak nitelikte olması ve tercihler seti için en iyi bileşimi vermesidir.
Matematiksel bir teknik olarak "doğrusal programlama", değişik nitelikteki ekonomik faaliyetlerin karşılaştığı ya da meydana getirdiği birbirinden bağımsız faktörlerin, sınırlı kaynak imkânlarına bağlı olarak en uygun bileşimde biçimlenmesine önemli katkılarda bulunmaktadır. Temel olarak doğrusal programlama, bütün ayrıntıları bilinen şartlar altında uygun bir karar alma aracıdır. Bununla beraber, rekabetçi şartlara bağlı karar alma durumlarında, örneğin "oyun teorisinde", doğrusal programlama, gerek stratejiler vektörünün tespit edilmesinde, gerekse oyunun kesin sonucunun tesitinde tam çözüm getiren niteliği ile bu teorinin gelişmesine büyük katkılarda bulunmuştur.
Doğrusal programlamanın temeli, matematik biliminin en eski teorilerinden birisi olan "Aynı Anda Çözülebilir" eşitliklere dayanmaktadır. Ancak matematiksel bir programlama olarak geçmişi yenidir. Doğrusal programlamanın ilk ve kapsamlı teorik tartışması, ünlü Rus matematikçisi L.V. Kantorovich tarafından yapılmıştır. Buna karşıhk tekniğin bütün sistematik açıklamalarını yapan ve uygulayan Amerikan matematikçisi G. Dantzing olmuştur.
II. Dünya Savaş/nda büyük askeri ve sivil harekât herşeyden daha çok bu faaliyetlerin sistematik planlamasını ve koordinasyonunu gerektiriyordu. Leonticfin t emelde sektörlcrara-sı ekonomik ilişkileri açıklayan, fakat optimi-zasyon gibi bir amacı olmayan girdî-çıktı modelinin rehberliğinde doğrusal programlama konusu araştırılmaya başlandı. Sözkonusu araştırmalar ilk defa ABD Hava Kuvvctlcrİ'n-de yapılan planlama çalışmaları içinde yürütülmüş ise de 1947 yılına kadar programlama problemlerinin genel formülasyonunu yapmak mümkün olmamıştır. ABD Hava Kuvvet-leri'nin bir araştırma örgütü olanRANDCor-poration'da Dantzing tarafından 1947 yılmda planlamakta olduğu lojûtik faaliyet ve probtemlerin, bugün bizim doğrusal programlama dediğimiz şekli aldığına dikkat etmiş ve bu Özelliği, henüz tespit edilmemiş matematiksel bir yapı olarak yorumlamıştır.
Dantzing'in bu konudaki yorum ve çalışmaları J. Von Neumann, L. Hunvicz ve T.C.Ko-opmans gibi matematikçi ve iktisatçılar tarafından desteklenmiş ve bugün "Sİmpleks Me-tod" adını verdiğimiz metoda ulaşılmıştır. O gün için tamamen bir askeri planlama süreci İçinde saptanan teknik, bugün matematikçiler ve iktisatçıların geliştirdiği yeniliklere ekonomi ve sevk/İdare problemlerinde matematiksel bir analiz aracı olarak çok yaygın bir uygulama alanına kavuşmuştur. Özellikle gelişen bilgisayar imkânları, tekniği, bugün işletmelerin her safhasında başarı ile kullanılan bir araç haline getirilmiştir. Malî analizler, kaynak kullanımları, bütçeleme hatta muhasebe işlemlerinde bile egemen hale gelen teknik, geniş kapsamlı ve değişik ilişkilerden etkilenen sevk ve idare problemlerinin çözümünde temel metod olarak kullanılmaktadır.
Doğrusal programlama, esas itibariyle, bir amacı belli sınırlayıcı şartlar altında maksimum ya da minimum yapan çözüme ne şekilde varılacağını gösteren matematik bir tekniktir. Bu yaklaşımın kavramsal çerçevesi, yani faaliyet denilen üretim birimleri arasındaki İİİş-kilerin analizine de "faaliyet analizi" denir. Faaliyet bir İktisadi işin yapılmasında, yani belli oranda İnputlann belli oranda üretime dönüştürülmesinde kullanılan yöntemi ifade eder. Doğrusal programlama matematik tekniği, çok sayıda faaliyetlerden oluşan, belli şartlarda optimal faaliyet setini çözmeye çalışır.
Görülüyor ki, doğrusal programlama sayısal çözümü veren matematik bir yöntem, faaliyet analizi ise bu yöntemin kavramsal içeriğini oluşturan bir analizdir. Aralarındaki bu sıkı ilişki nedeni İle "faaliyet analizi" ve "doğrusal programlama" çok kere aynı anlamda kullanılırlar.
Doğrusal programlama probleminde fonksiyonel ilişkilerin doğrusal olduğu varsayılmaktadır. Bu doğrusallık hem amaç fonksiyonu için, hem de sınır şartlarını belirleyen denk-
lemler için sözkonusudur. Bunlardan herhangi birinin doğrusal nitelik taşıması halinde problem doğrusal programlama problemi olmaktan çıkacaktır.
Doğrusal programlama probleminin ekonomide yaygın bir kullanım alanı vardır. Sözko-nusu analiz, bir fabrikadan bir endüstriye veya bütün bir ekonomiye kadar her çeşit üretim birimlerinde uygulanabilmektedir. Şimdi bir endüstrinin bir programlama modeli yardımıyla optimizasyona ulaşmak istediğini düşünerek, modelin nasıl kurulabileceğini ve modelde yer alan kavramların ne anlam taşıyacaklarım görmeye çalışalım.
Böyle bir problemin amaç fonksiyonu, toplam üretimin piyasa değerinin maksimum kılınması olabilir. Yukarıda da belirtildiği gibi, bu fonksiyonun doğrusal olması gerekecektir. Böyle bir fonksiyon şu şekilde yazılabilir:
Z =
C2X2
+ c,,x
nAn
Burada X|,X2, ...,xn endüstri tarafından üretilen n sayıda mal, cj_, C2, cn ise bu malların piyasa fiyatlarıdır.
Öte yandan bu endüstride üretim belli miktarda kaynakla gerçekleştirilebilir. Endüstride m tane b miktarda kaynak olduğunu ve her maldan da bir birim üretmek için gerekli kaynak miktarlarını gösteren input (girdi) katsayılarının (ajj) bilindiğini kabul edelim. Buna göre sınır şartlarını belirleyen denklemler sistemi,
b2
amlxl + am2x2
mnxn
olacaktır. Ayrıca sistemde bilinmeyen değişkenler olarak yer alan x'lerin, yani üretilecek mal miktarlarının negatif olamayacağı şeklinde bir diğer sınır şartının da belirtilmesi gerekir. Buna göre, (xı,X2,..,x]1) ş.0
yazılacaktır. Şimdi bu sistemi cebirsel ifadelerle özetleyecek olursak,
Z = E: C:Xj
doğrusal fonksiyonu ve
E;ajjX: 4 bj (i = 1,.... mvcj ~ 1..., n)
Görülüyor ki, doğrusal programlamada bilinmeyen sayısı denklem sayısından büyüktür. Başka bir deyişle n > m dir. Bunun sonucu olarak nihai çözümde n-m kadar x değişkeni sıfır değer alacaktır. Dolayısıyla bu endüstride, hangi mallardan ne miktarda üretilerek toplam üretim piyasa değerinin maksimum kılınacağı, çözüm sonucunda anlaşılacaktır,
Doğrusal programlama değişik şekillerde çözümlenebilir. Bu çözüm yollarının en basit şekli, kısıtlayıcı ilişkilerin ikili eksenler üzerinde doğrular olarak çizilmesi ve uygun çözüm alanının saptanmasıdır. Doğrusal programlama problemlerinin çözümünde grafik yöntemlerinden yararlanabilmek için, sözkonusu problemlerin en fazla üç değişkeni ihtiva etmesi gerekir. Çünkü üç boyuttan daha fazlası için grafik çizimi yapılamamaktadır.
Bazı hallerde maıriks cebir aracılığı ile tam uygun çözüm alanının saptanması İmkânı vardır. Ancak matriks çözüm her doğrusal programlama ilişkisinde mutlaka amaç fonksiyonunun maksimum veya minimum kılan çözümünü getirmeyebilir. Bununla beraber matriks Çözüm ile saptanan değişken değerleri mutlaka uygun çözüm alanı içinde yer alırlar.
Doğrusal programlama çözümlerinin en mükemmel şekli olan sİmpleks metod; her tip doğrusal programlama çözümlerinde kullanılabilir niteliktedir. Sİmpleks metod uygulamasında programda içerilen değişken sayısının çözümün pratik olarak izlenmesinde hiç bir
olumsuz etkisi olmadığı gibi aksine bu İlişkiyi kolayca İzleme imkânı kazandırıcı niteliği vardır.
Mustafa SEVÜKTEKİN Bk. Gircli-Çıktı Analizi; Oyun Teorisi
İslami Okul Okulların En Önemlisi