Devletçilik - İslami Bilgiler - 57. Sayfa
DEVLETÇİLİK
Devletin iktisadî hayata müdahalesini, Önemli ve büyük endüstri İşletmelerine sahip olmasını, mal ve hizmet üretmesini, bazı iktisadî ve sosyal fonksiyonların devletin tekelinde olmasını savunan doktrin ve görüşlerden oluşan bir sentezdir. Klasik iktisatçılara gösterilen tepkiler ile serbest piyasa ekonomisi ve özel girişim hürriyetini hoş görmeyen tercihlerin devletçiliğin ortaya çıkmasında rolü büyük-lür. Devletçilik liberalizm ile sosyalizm arasında yer alır. Önemli büyük üretim kaynaklarının devlet tarafından İşletilmesini savunur. Devletin İktisadî hayata doğrudan doğruya müdahale ettiği bir siyasal-ekonomik sistem olarak gelişmiştir.
Devletçiliğin bilimsel kimliği iyice belirgin olmamakla beraber Hegcl, Marks, Saint Si-mon, List, Fichtc gibi kişilerin düşüncelerinden etkilenmiş ve XIX.yü/.yılda liberalizme tepki olarak doğmuştur. Devletin ekonomiye doğrudan müdahale etmemesi, sanayileşme ile birlikte bazı sosyal ve ekonomik problemlerin ortaya çıkmasına sebeb olmuşııır. Serbest piyasada güçlünün güçsüzü ezmesi, işçi yığınlarının sefaleti, kadın ve çocukların gayri insanî şanlarda çalıştırılmalar! ve yoksulluğu, liberalizm düşüncesini sarsarak devletin ekonomiye müdahalesini zorunlu hale gelirin iştir. Siyasal planda genel oy hakkının yaygınlaşması, demokrasinin yerleşmesi, yoksul yığınların dev-leı mekanizmasına talepleri daha rahat iletme imkanı vermiştir. Ayrıca, daha kısa dönem içerisinde kalkınmak amacında olan ülkelerde, sermaye birikiminin yetersizliği sebebiyle devletin ekonomik hayata doğrudan girmesi gerekmiş ve önemli yatırımlar devlet tarafından başlatılmıştır.
Devletçilik esas itibariyle üç önemli özelliğe sahip olmuştur
: I- Ekonomik İktidarı sermaye gücünden alıp kamu gücüne vermiştir.
2- Üretim araçları mülkiyetini Özel sektör aleyhine ve devlet lehine geliştirmiştir.
3- Temel ekonomi politikasının seçilmiş temsilciler tarafından değil atanmış ekonomi şefleri tarafından belirlenmesini savunmuştur.
Türkiye'de devletçilik XIX.yüzyıIın son çeyreğinden İtibaren görülmüştür. Osmanlı Devletinde Şark Demiryolları'nın inşası, bazı alanlarda yerel ve ulusal İşletmelerin kurulmasına devletin adı altında imtiyaz verilmesi şeklinde olmuştur. Asıl devletçilik Cumhuriyet döneminde 1930'Larda başlatılmıştır. 1929 dünya ekonomik bunalımının etkisiyle ve uygulanan liberal ekonomi politikalarının yetersiz kalması üzerine devletçilik ekonomik politikası benimsenmişi ir. Benimsenen devletçilik politikası, özel teşebbüse karşı olmamış ve müdahalecilik ve plancılık kavramlarıyla özdeşleşmiştir. 1931 yılında devletçiliğin CHP'nin ilkeleri arasına girmesiyle bir yandan sanayileşmenin devlet eliyle gerçekleştirilmesi için Sümer-bank, Etibank, Maden Teknik Arama Enstitüsü, Elektrik İşleri Etüt İdaresi gibi işletmeler kurulurken diğer yandan I.Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlanmıştır. Ayrıcaimtiyazenyabancıların ellerinde bulunan kuruluşların devletleştirilmesine de gidilmiştir. Bu dönemdeki devletçilik "özel sektörün yapamadığını devlet yapar" cümlesi ile formüle edilmiştir. Sermaye birikiminin yetersizliği sebebiyle ekonomi alanında devlete düşen İş giderek büyümüş ve Devlet Üretme Çiftlikleri, Tarım Mahsulleri Ofisi, Türkiye Ziraî Donatım Kurumu gibi kurumlarla devlet tarım alanına da el atmıştır. II.Dünya Savaşı yıllarında Millî Koruma Kanunu ile devletin ekonomik alandaki gücü arttırılmıştır. 1950'den itibaren özel sektör de kıpırdanmaya başlamış ve giderek gücünü arttırmıştır. Fakat özel sektörün giderek güçlenmesi devletçiliğin gerilemesine sebep olmamıştır. 1961 Anayasası kamunun ve özel sektörün birlikte faaliyet gösterdikleri karma ekonomi modelini benimsemiştir. Planlı dönemde devlet yatırımlarının planlanması için DPT kurulmuştur. Toplam yatırımlar içinde devlet yatırımlarının payı % 50'nin biraz üzerinde gerçekleşmiştir. Kamu İktisadî Teşekküllerinin ekonomiye külfeti, verimli çalışmamaları yüzünden giderek artmış ve enflasyonun başlıca sebebi olmuştur. 1983'te iktidara gelen Anavatan Partisi, dünyadaki ve özellikle de İngiltere'deki uygulamayı dikkate alarak KiT'lerin özelleştirilmesi programını başlatmıştır. Bu uygulamayı devletçilikten geriye dönüşün bir ifadesi olarak almak mümkündür.
Davut DURSUN
İslami Okul Okulların En Önemlisi