Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

EHL-İHALLVE'L-AKD - 3. Sayfa

 

EHL-İHALLVE'L-AKD

 

İslanıİ devlet yapısında ümmeti temsilen Ha-life'yi seçen ve görev süresince, yapılan İşlerin Şeriata uygunluğunu kontrolden sorumlu olan kurula "Eht-İ Hali ve'l-Akd" adı verilir.

Terimi oluşturan, "akd" ve "hal" kelimeleri bu kurulun, halifeyi tayin kadar azl'e (görev­den almaya) da yetkili olduğunu göstermekte­dir. Ancak, İslam devletinin, tarihi seyri için­de bu kurulun "akd" işlevi pratikte görülmüş, "hail" işlevi ise çok az gündeme gelebilmiştir.

Eht-i Halt ve't-Akd'i ümmetin ileri gelen şah­siyetleri ulema, rucsa vb. oluşturur. Kur'an'da Ulu'1-Emr kavramının geçtiği, Nisa, 59 ve 83. ayetleri ile, Resulullah (s.) Akıl-Rüşd ve Hürriyet; 4- Erkek olma: "İşlerinin başına kadın getiren bir kavim felah bulmaz" anlamındaki sahih ha­disi esas alan ulema, kadının ümmetin temsil edildiği böyle bir heyette görev alamayacağı kanaatine varmışlardır. Son dönem müslü-man düşünürleri arasında, kadının da bu ve benzeri görevlere gelebileceğini savunanlar ol­muşsa da, ulemanın, çoğunluğu bugörüşe iti­bar etmemişlerdir; 5- Adalet: Ümmetin kendi­sine güven duygusu İle bakmadığı veya fışkı açık kimseler bu göreve getirilemezler; 6-7. İlim ve Hikmet: Devlet düzenini bilen, gelişen şanlara göre bu heyetin istikrarlı kararlar ala-

bilen şahsiyetlerden oluşması istenir.

Genel uygulama sürecinde, Eht-i Ha/l ve't-Akd'in başkent ve çevresi ndek ilerce oluş­turulduğu kanaati yaygınsa da, asıl olan, Üm­metin tamamını kapsadığıdır. Halife, tayin ve azli Ehl-i Halt ve't-Akd'İn görevlerindendir. Ancak bu kurulun görevini ihmali ya da kas­ten yapmamaları (ya da yokluğu) durumunda halife tayin ve azli görevi İslam ümmetine farz olur. Kurulun görevi, Halife seçimi ve az­li etrafında döner. En layık olanı belirleyip Hi­lafet makamına getirdikten sonra, azli gerekti­ren bir durum ortaya çıkarsa, aynı oranda bir yetkiyle Halifeyi görevden alır. Halifeye bey'a-tın şer'ilik vasfı kazanabilmesi için Eht-i Ha/l ve't-Akd'i oluşturacakların sayısı ile ilgili çeşit­li görüşler vardır:

  1- Belli bir sayı verenler. Bunlar 40,5,4,3,2 ve 1 sayılarını örneklere da­yandırarak ileri sürmüşlerdir

; 2- Ümmetin ic-maını şart görenler: Ehl-İ Hal vc'1-Akd'İn ta­mamı tarafından benimsenme

; 3- Ehl-i Hail vc'I-Akd'in çoğunluğunu yeterli görenler.

İbn Tcymiye üçüncü görüşü benimsediğini vurgulayarak şöyle der: "Gaye, İmametin ge­reklerinin sağlanacağı güç ve otoritenin elde edilmesidir)..) Güç ve kuvvet suhibi olmadık­ları halde 1,2 veya

 4 kişi İle İmam olunabilece­ğini zannedenler yanılmıştır. Nitekim 1 veya 2 ya da 10 kişinin itirazını engel görenler de ya­nılmışlardır." {MinhacuS'Sünne, 1/141)

Eğer, Ümmet nezdindeki güç ve kuvveti, otoritesiyle bir kişinin bcy'aiı, tefrikayı Önlc-yip, gayeyi sağlıyorsa, Ehl-i Hail ve'l-Akd o şa­hısta toplanmış demektir, önemli olan, çoğun­luğun severek itaat ettiği ehil ve otoriter bir Halifenin göreve getirilmiş olmasıdır.

Nurcddin YILDIZ Bk. Hilafet; İmamet; Ulu 'I-Emr.