Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Ehli Kitap - İslami Bilgiler - 4. Sayfa

 

EHLİ KİTAP

 

Vahiy yoluyla indirilen kutsal kitaplara ina­nanları niteleyen bir terim olan ehl-i kitap (ki­tap ehli), Kur'an'ın çeşitli yerlerinde geçer. (Bk. Bakara, 105-109; Al-i İmran, 64,65,09,75,98,110,113). Kur'an bu terimle müşriklerden ayırt etmek İçin kutsal kitaplara

 (Tevrat, Zebur ve İncil) İndirilmiş bulunan Yahudi ve Hıristiyanları kasdcder. Bu kitap­lar tahrif edilmiş olmakla beraber, içlerinde vahye dayanan hakikat ve hikmetler de bulun­ma ihtimalinden dolayı İslam, onlara inanan Yahudi ve Hıristiyanları, müşriklere nisbetle ayrıcalıklı bir konuma oturtmuştur. İslam müş­riklere yapılanların aksine, İslam İdaresine ita­at eden Yahudi ve Hıristiyanları, cizye ve ha­raç karşılığında, kendi ibadetleriylc serbestçe meşgul olmalarına izin vermiştir.

Ehl-i Kitap'la ilgili ayetlerden, Allah adını anarak kestikleri hayvanların, avladıkları avla­rın ve İçinde haram nesne bulunmayan yiye­ceklerinin müslümanlara helal olduğu anlaşıl­maktadır. İslam'da, ehl-i kitaba yemek yedir­mek ve onların yiyeceklerini yeme izni verile­rek karşılıklı alış-veriş helal kılınmış, takat ni­kah hususunda yalnız müslümanlarm ehl-İ ki­taptan nikah İle kadın almaları helal kılınmış, müslüman kadınların ehl-i kitaptan birisiyle evlenmesine ise asla izin verilmemiştir. (An­cak bazı İslam alimleri chl-i kitaptan olan ka­dınlarla evlenmenin mekruh olduğu görüşün­dedirler). Bundan başka genel olarak, onların yiyeceklerini yerken veya kadınlarıyla evlenir­ken kişinin imanını tehlikeye düşürmekten ve irtidad tehlikesine düşmekten son derece sakı­nılması gerektiği de belirtilmiştir. Ehl-İ kitap dışında bulunan Mccusiler hakkında ise Hz.Muhammcd (s.) şöyle buyurmuştur: "Ka­dınlarını nikahlamamak ve kestiklerini yeme­mek şartıyla Mecusîlere ehl-İ kiiap muamelesi yapınız". Ancak, vahyin indiği dönemlerdeki ehl-i kitab'la kastedilen Yahudi ve Htrİstiyan-larla, onu izleyen asırlardan günümüze kadar gelen Yahudi ve Hıristiyanların aynı inançları paylaşıp paylaşmadığı bir tartışma konusudur. Tahrif edilmiş de olsalar, Hıristiyan ve Yahu­dilerin Tevrat ve İncil'e bakışları eskiye oran­la çağımızda oldukça değişmiştir. Herşeyden önce özellikle Hıristiyanlık ve İncil, Sekıılarİz-min baskısı altında kalarak seküler (laik) bir yoruma tabi tutulmuştur. Bu durumda, çağı-mızdaki Yahudilik ve Hıristiyanlığın (veya Ehl-i Kitab'ın) İslam'ın indiği zamanlardaki tahrif edilmiş İncille aynı sayılamayacağı ortadadı